Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 1101 Yorum yok. Yorum Ekle

Her geçen gün çocukluğumuzda ki bayramları hatırlamamak mümkün değil.

Eski bayramlar demek ailenin bir araya gelmesi, aile büyüğü iseniz akrabalarınızın büyük küçük el öpmeye gelmesi sevgi, saygı, birlikteliğin en güçlü olduğu zamanlar demekti.

Bayramdan bir hafta önce başlardı temizlikler sanki kirli evde oturuyormuş gibi özen ile temizlenir köşe bucak, bembeyaz olurdu perdeler.

Birkaç gün öncesinden bayram yemeklerinin listesi yapılır çarşıya çıkılır sevgi ve coşku ile malzemeler alınırdı.

Çocuklara bayramlıklar alındığında mutluluk ikiye katlanır o kıyafetler başucunda askıda asılır, ayakkabılar ve içerisinde bembeyaz işkoç çorapları olurdu. Gider gelir ne zaman giyeceğiz diye bekleyen çocukların heyecanını paylaşırdık.

Arife günü yemekler, tatlılar hazırlanır ve işte beklenen bayram sabahı gelirdi. Bayram sabahı annem bayram namazı üzerinize kılınmasın diyerek hepimizi kaldırır, bir çatının üstüne evdeki kişi sayısı kadar ağızımızın tadı bozulmasın diye şeker atardı.

Namazdan dönen evin erkekleri önce kabristanı ziyaret eder sonra fırından sıcak mis kokulu ekmekler alırdı. Eve gelene kadar bayramlaşmalar başlamıştı bile.

Kapının zili çaldığında hepimiz kapıda karşılar bayramlaşırdık ardından kahvaltıya oturulur anne eliyle hazırlanmış şahane bir kahvaltı yapılırdı. En güzeli nedir biliyormusunuz anne ve babanız masanın en güzel rengi olması, onlardan güç aldığınız başta ulu çınarınız babanız, sizi her zaman koşulsuz seven annenizdir masanızın vazgeçilmezi.

Coşkuyla kalabalık ile yenen sanki ilk defa kahvaltı yapılıyormuş gibi mutluluğunuz paha biçilmez olurdu.

Kahvaltı sonrası masa toplanır, evin büyüklerine kokusu bütün evi sarmış mis gibi kokan kahve ve yanında çikolata ile ikram edilir. Babam kahvesini içerken bir yandan da vazgeçemediği günlük gazeteleri gözden geçirirdi, gözden geçirmek ne kelime adeta haberleri yutardı. 

Ve kapınız çalmaya başlar ilk kim mi her gün çevrenin temiz olması için kan ter içersin de çalışan çöplerimizi kapıdan alan emekçi abimiz, o gün çöp toplanmaz bayramlaşılırdı.

Annem önceden hazırladığı içerisine harçlıkları konmuş mendilleri ve cam şekerlik içerisindeki çikolatalardan ikram ederdi.

Ardından mahallemizdeki çocuklar birer birer ziyarete gelmeye başlarlardı.

Ahşap evimize 16 basamak merdiveni çıktıktan sonra kapımız sofaya açılır yan tarafında da mutfak içerisinde yemek odamız vardı

Aşağıdaki kapımız gün boyunca hep açıktı şimdi ki gibi kilit üstüne kilit vurulmazdı çünkü o dönemlerde kimse kimseden korkmazdı.

Bayram boyunca masalar kurulur her gelene kapımız açık olurdu. Hatta biraz evimiz sakinleşse neden kimse gelmiyor diye üzülürdük, oysa anneler o arada ortalığı toplar yeni gelecek misafirlerimiz için hazırlıklara devam ederlerdi, bayram sofrası bereketli olurdu.

Bayram bittikten sonra bayanların ziyareti başlardı ananem artık bayanlara kırk gün bayram derdi.

Şimdi bayram tatili kaç gün hangi tatile yer ayırtsak diye yetişen bir nesil var ve bu neslin çocukları bu güzelliklerden mahrum kalarak büyüyorlar.

Biz hala büyük çınarımızı kaybetsek de bir eksik ile içimiz babamızın yokluğuna ağlarken bayram soframıza otursak ta çocuklarımıza bu güzel ananevi duyguyu yaşatabiliyoruz.

Herkese Şeker tadında, anılarla dolu sonrasında torunlarınıza anlatabilecek tüm güzellikleri yaşayabilecekleri bayramlar dilerim.

Makbule İnaç


Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1288
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1453
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 859
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1287
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1635

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 813
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 339
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 646
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 597
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 957
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1911
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1208
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2402