Kahve ve Kitap

13-06-2018 978 Yorum yok. Yorum Ekle

Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane...

Şöyle güzel bir kahve alıp elime o kahvenin kokusunu içime çeke çeke bir yandan kitap okumak bir yandan da kahve içmeyi hayal ediyorum. Belki Ramazan Ayı diye, belki de işlerin yoğunluğundan ve bir türlü kitap okumaya zaman bulamamamdan kaynaklı da olabilir bu durum…

Siz de sever misiniz kitap kokusunu… Kokular ve tatların insan hafızasında çok önemli bir yeri olduğunu söylemiştim daha önceki yazılarımda… Ama öyle felsefi ve edebi içerikli konular ve ağır bir yazı yazmayacağım şimdi. Sadece sohbet babında kısa bir söyleşi benimkisi. Belki de duyguların dışa vurumu…

Bazen çok basit bile olsa ötelediğiniz, ertelediğiniz durumlar olur ve belki de hayallerinizde yer alır. Belki bir hedef, belki bir niyettir bu. Şimdi benim içinde bulunduğum durum gibi. Her ne kadar iş gereği yazı çizi, okuma, etme vb tarzı faaliyetlerin içinde bulunsak da, terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Buraya akıllı telefonların gülme emolojisi gelmeliydi… Galiba bedenin yanı sıra ruhu dinlendirme zamanı da gelmiş… Bir an için yoğun iş toplantı ve programlarından, ev işlerinden, günlük siyasi koşuşturma ve argümanlardan sıyrılıp, alacaksın eline güzel bir eski kitap, içine girecek, sindirerek okuyacaksın. Kitap ve kahve kokusu... Vazgeçilmez ikili… Kahve kokulu kitaplar da var aslında ama reklam yapmış olmayayım tabi.

Bir yakınımın yeni evine gitmiştim yıllar önce ilk kez. Salonunda kocaman bir ahşap eskitmeden yapılmış kütüphane vardı ve birkaç minder… Sade ama çekici bir kütüphane. Okumaya alışmış, okumayı seven insanları kitap okumaya davet ediyor gibiydi. Ne garip şimdi evlerimizin başköşelerinde kocaman vitrin, televizyon veya dev ekranlar, büyük görkemli ev eşyaları, ilgisiz köşeler durmakta…

Şimdi okullar tatil de oldu… Bayramdan sonra tatil planları başladı…  Gençlerimiz, ellerinde tablet telefon dolaşacaklarına keşke tatil planlarına kitap okumayı da koysa. Bizler de evlerimizin bir köşesinde kitap dergi okurken onlara örnek olabilsek… Eğitim küçük yaşlarda başlar. Üç yaşında olan kızım, iş gereği de çoğunlukla bilgisayar ve akıllı telefonlarla sürekli iletişim halinde olduğumu görüp bana kızıyor. “Bırak şu telefonu anne artık elinden” diye… Ben O’na da mecbur kalmadıkça vermemeye çalışıyorum… Çünkü bir şekilde dijital çağda olduğumuzdan, onlar da daha minik bile olsalar, teknolojinin nimetlerinden faydalanmak istiyorlar. Daha ileriki yıllarda bu iş kaçınılmaz olacak üstelik.

Kitap okuyun çocuklarımıza da örnek olun derim. Bu sefer de böyle olsun… Kalın sağlıcakla. 


Neyir Erkan Şişman

Beykoz Siyasetinden bir Yücel Çelikbilek geçti

30-01-2019 Yorum yok. 862
Ozan Derviş

SEÇİME DOĞRU

30-01-2019 Yorum yok. 1485
Çiğdem Topatan

NEREYE KOŞUYORUZ?

30-01-2019 Yorum yok. 654
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Güvenmek mi yoksa Mantık mı ?

30-01-2019 Yorum yok. 738

2019 ŞÜKÜR

30-01-2019 Yorum yok. 769
Hacı Arıcı

HİZMET Mİ? ZİMMET Mİ?

30-01-2019 Yorum yok. 663
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 636

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 565
Yaprak Akın

Yeni bir Türkiye Yaratabilirmiyiz.. ?

30-01-2019 Yorum yok. 469
Asiye Çakır

İKİ YÖNLÜ YOL

30-01-2019 Yorum yok. 1354
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAYAT BAYRAM OLSA…

25-12-2018 Yorum yok. 917
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2163