Geleceğin Gençliği

13-06-2018 1188 Yorum yok. Yorum Ekle

Değerli dostlarım uzun bir aradan sonra hepinize merhaba diyerek selam ve saygılarımı gönderiyorum. Bu süre içerisinde farklı olaylar yaşadık. Kimimiz mutluluğu, kimimiz hüznü yaşadı.

Okullar yaz dönemi tatiline girdi. Birçok öğrencimiz karne sevincini yaşadı. Bir kısım öğrencimiz bir üst okula gidebilmenin heyecanını yaşadı. Birçok öğrencimiz ise üniversiteden mezun olup yeni hayata merhaba demenin heyecanı içerisinde…

Bu arada ramazan ayının son günlerini yaşıyoruz… Dilerim tüm dostlarım sağlık ve huzur içerisinde bir ramazan ayı yaşamıştır. Ramazan Bayramı sevinci sonrası ülkemiz seçim süresine girecek. İnşallah Ülkemize ve milletimize hayırlı olur…

Değerli dostlarım her gün yaşadıklarımdan ve gördüklerimden sonra birkaç cümle ile anlatmak istiyorum…

Son günlerde gördüğüm en önemli şey insanlar yüzlerinde maske ile dolaşıyorlar ki, Bende buna dahil ediyorum kendimi. Bu toplumun içerisinde yaşıyorsanız ister istemez sizde bu girdabın içerisine dalıyorsunuz. İyi yüzme biliyorsanız, kişiliğiniz sağlamsa çabuk çıkabiliyorsunuz. Değilse kabullenip o girdabın içerisinde oradan oraya savruluyorsunuz. Mutlu olduğunuzu sanıyorsunuz ama akşam eve gidip işte o maskeyi çıkartıp kendi kişiliğinizle baş başa kalınca gerçeklerle baş başa kalınca işte o zaman Ben kimdim. Gerçek olan Ben biraz önceki dışarıdaki Ben mi, yoksa şimdi aynada karşı karşıya olduğum ben mi. Sorun burada işte. Girdaptan çıkabilme zamanı. Ya gece vicdan muhakemesi yaparken kazandıklarınızı, kaybettiklerinizi ele alıp bakar ve bir karar verirsiniz. Hangisi doğru diye. Tercih sizin. Ertesi sabah ya yine O sahte mutluluk maskesi ile yolunuza devam edersiniz, ya da gerçek kimliğinizle hayata yeniden merhaba dersiniz. Kaldı ki birde İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız. İstanbul gerçekten çok büyük bir şehir. Yaşaması hem çok kolay, hem de bir o kadar zor. Bedeli ise madden ve manen çok ağır.

Belli bir toplum var hani derler ya paranın nasıl kazanıldığını veya nereden geldiğini bilmeden harcama yapanlar… Hani sonradan görmede denilebilir. Tabi ki birçok kişi ve kişileri tenzih ediyorum. Onlar zaten ne kadar çok paralı olsalar da o mütevazı kişiliklerinden asla taviz vermezler. Asildirler. Yeri gelir harcamalarında hesabını yaparken kılı kırk yararlar. Çünkü paranın nasıl kazanıldığını iyi bilirler.

Fakat birde hani kısa yoldan zengin olanlar var. Babasından kalan zenginlikler var. Kendisini Küçük dağların ağası sananlar. Her hareketlerinde paranın adını konuşturur, servetinin ardına sığınır, Kullandığı lüks arabasının görüntüsüne sığınır, Parasının kölesi olmuş bazı kişilerin isimlerine sığınır. Hatta bazen “Sen Benim Kim olduğumu biliyormusun” sözüne sığınırlar.

Toplum işte bu şekilde ikiye bölünmüş durumda. Dolayısıyla ahlak, gelenekler, örf  ve adetlerde ikiye bölünmüş durumda. Birde geleceğimizi teslim ettiğimiz gençlerimiz var. Anne ve Babanın gururu. Yine öyle bir gençlik geliyor ki teknolojinin yetiştirdiği muhteşem bir gençlik. Hepsi mi tabi ki hayır. Ben yine o farklı zihniyette olan gençliği ele almak istiyorum. Sabahları bir günaydın, merhaba veya gülümsemekten aciz gençlik. Küçük yaşlarına rağmen özenti olmuş, taklitçi olmuş gençlik. Ağzında sigara, dilinden düşmeyen küfür veya belden aşağı konuşmalar. Kız veya erkek artık fark etmiyor. Bazıları Televizyon dizilerinden etkilenip Mafya elemanı  gibi takılmalar. Araba kullanırken tüm kişiliklerini ortaya koyanlar. Uyuşturucu batağına saplananlar. Saymakla bitmiyor. Anne, Baba evden gitsin de nereye giderse gitsin gibi.

Peki bu gençlerin aileleri ya onlar. Onlar çocuklarının farkında mı. Bir çoğu çaresiz, Ne yapabilirim dercesine boş vermiş. Bazı aile ise gençlikte olabilir diyor ve gurur duyuyor. Ama sonunun kendine dokunacağının farkında değil. Asker kutlamaları, spor karşılaşması sonrası veya bir siyasi partinin konvoyu. Anne ve babanın gurur duyduğu çocuklarla dolu.

Toplum olarak nereye gidiyoruz belli değil. Onlardan nasıl bir gelecek bekliyoruz. Bu ülkeyi emanet etmek ,hem de onlara…..

İşte yüzümüzdeki o maske ile değil de kendi kişiliğimizle yaşayabilirsek öyle örnek oluruz. Çocuklarımızı karşımıza alıp bir arkadaş, bir sırdaş, bir baba ya da anne olarak en son ne zaman konuştuk. Onunla onun dilinden ne zaman konuştuk. Ya da biz nasıl yetiştik. Kişiliğimizi hiç irdeledik mi. Arkadaşlarımız kimler, aile dostum dediğimiz kişiler ne kadar doğru. Bu durum çocuklarıma nasıl örnek olur. Ben çocuğuma doğru bir örnekmiyim. Bunların karşılığı ondan ne bekleyebilirim. Sonra günlük yaşantımızda Bir kişi ile tanışırken ondan nasıl faydalanırım ileride değilde, Onun gerçek dostu nasıl olabilirim diye düşünmek gerek.

Şimdi bakıyorum da hani geçmişte atalarımızın öğütleri, nasihatleri ne kadar doğru. Keşke günümüz teknolojisinde o sözleri örnek alıp, onlarla da yaşayabilsek. Gelişmiş ülkelere bir bakın  Örf, Adet ve geleneklerinden hiç taviz veriyorlarmı. İngiltere, Almanya, Fransa, Çin, Japonya……

Temel sağlam ise dilediğin kadar kat çık üstüne. Eskiler derler ya “ Çiçeği boşver. Köküne bak sağlam mı”

Geleceğe dair umut var mı, Doğrusu yok bende görüp yaşadıklarımdan sonra. Çünkü Dünya bir girdaba kapılmış gidiyor. Ve böyle giderse gelecekte öyle bir Dünyaya kalacağız ki savaşlar ok ve yayla olacak.

Bir Kızılderili atasözünde dediği gibi ”Biz bu toprakları gelecekteki torunlarımızdan ödünç aldık”…

Ya biz… Şimdi… Bugün… Sanırım geç kaldık artık. Kendimizi kandırmanın anlamı yok…

Belki biraz karamsarım ama benim için gerçek bu dostlarım.

Tüm dostlarımın Ramazan bayramını tebrik eder, Yapılacak olan seçimlerin Ülkemize, gençliğimize, geleceğimize barış ve huzur getirmesini dilerim…

Selamlar, Saygılar…


Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1282
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1447
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 850
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1282
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1629

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 808
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 329
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 639
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 586
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 952
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1904
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1197
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2394