“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 1611 Yorum yok. Yorum Ekle

Değerli dostlarım…

Hepinize yeniden merhaba demek istiyorum. Uzun bir yaz tatili dönemi sonrası, Kurban Bayramı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı derken yaz bitti.

Son bahara Eylül ayına merhaba dedik. Okullar açıldı, kimi ilköğretime, kimi liseli yıllara kimisi de Üniversite hayatına merhaba dedi. Rabbim hepsine zihin açıklığı, sağlık ve huzur nasip etsin. Tabi ki  en ağır görev yine anne ve babalara düşüyor. Zorda olsa gelecek çocuklarımızın olduğu için onları bir şekilde okutmak, topluma ve vatanına faydalı bir insan olarak yetiştirmek zorundayız. Okumak, üniversiteyi bitirip yeni bir hayata atılmak, iyi bir işe girmek hepimizin hayali. Bazılarımız ise kendi işini kurmanın hayali içinde. Tabi ki babadan kalan hazır bir işi yoksa. Gerek memuriyette gerekse özel işinde işinin iyisi olabilmek önemli. Her ne iş yaparsanız yapın işinizin en iyisi olmak zorundasınız.

Yaşamınız boyunca inişli çıkışlı yollarınız olabilir. Zorluklarla karşılaşabilir, hatta işinizde iflas edebilirsiniz. Hiç en önemli değil. Önemli olan tekrar ayağa kalkabilmek. Ve… Eskisinden daha güçlü olabilmek. Kaybettiklerimizden ders çıkarıp gelecekteki yaşamınıza emin adımlarla devam edebilbek. Ayağa kalktıktan sonra toparlanırken yeni yaşamınıza başlarken neleri feda ettiğinizi unutmamak gerek. Bu yolda ise İyi bir insan olarak kalabilmek.

Geçenlerde bir yerde okumuştum. Gerçek bir hayat hikâyesi. Gökyüzünün yalnızlığını paylaşan, gökyüzünün keskin bakışlı yırtıcı bir kanatlı hayvanı KARTAL.

Kartallar kuş türleri içerisinde en uzun süre yaşayabilenlerdendir. 70 yıla kadar yaşayanları olmuştur. Bu kadar uzun süre yaşayabilmesi için, 40’lı yıllarına geldiğinde önemli, ciddi ve bir o kadarda zor bir karar vermek zorunda.

Kartalların genelde bu yaşlarda O keskin pençeleri sertleşir, esnekliğini, gücünü yitirir. Bu nedenle artık beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz bir hale gelir. Elinden kaçırır. Avlarını parçaladığı O keskin kagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır. Avlarını net bir şekilde parçalayamaz, yiyemez hale gelir. Yine en önemlisi kanatları yaşlanır, ağırlaşır ve eskisi gibi kıvrak, süratli uçamaz. Yükseklere, daha yükseklere uçamaz. Dağların zirvesinde yuvasını kuramaz.

Tüm bu olumsuzluklardan dolayı bir tercih yapmak zorundadır. Ya aç kalacak, ya da bir başka yırtıcı kurda, kuşa yem olacaktır. Çünkü savaşacak gücü yoktur. Ve ya yeniden doğuşun acılı, zorlu sürecini başlatıp onu, o zorlu süreçte yaşayacaklarını kabullenecektir.

Yeniden doğuş sürecini seçti ise bu yaklaşık 150 gün sürecektir. Aç, susuz ve korumasız… Kararını verdikten sonra Kartal bir dağın en tepesine kadar uçmaya çalışır ve kendine emin bir yer seçer. Orada uçmasına gerek kalmadan o süreci tamamlamak zorundadır. İlk önce kartal gagasını ser kaya vura vura, acı içerinde, kanaya kanaya çıkartır. Gagası sökülür ve düşer. Kartal yeni, gagasının uzamasını bekler. Bir süre sonra yeni gagası sertleşir ve eskisi gibi keskin, sağlam bir gaga olur. Kartal bu yeni gagası ile ayaklarındaki pençelerini sökmeye başlar. Yani, tırnaklarını söker. Canı tahmin edemeyeceğiniz kadar yansa da bunu yapmak zorundadır. Bir müddet sonra pençelerini sökmüş ve yeni pençelerinin çıkmasını, uzamasını bekler. Yeni pençeleri çıkan Kartal bu kez eski kartlaşmış, uçmasını engelleyen tüylerini yolmaya başlar. Bu işlemde bittikten sonra geriye dönüp baktığında aradan 5 ay geçmiştir. Yorgun, bitkin ama dipdiridir artık. Kendisine yeni bir 20 yıl daha yaşayacak hayatın, O meşhur “Yeniden Doğuş” uçuşunu yapmaya hazır hale gelir. Artık O bir savaşçı Kartaldır. Gökyüzünün yırtıcı kuşu. Ve ilk uçuşla hayata yeniden merhaba der bıraktığı yerden…

Evet, Kendi yaşamımızda sık sık yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalabiliriz. Bizde bu zafer uçuşunu sürdürebilmek için bize acı veren, eski alışkanlıklarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak verdiğimiz O acı veren ve feda ettiklerimizi asla unutmamalıyız. Bu deneyimlerden ders almalıyız. Hayvanlar düşünemez, sadece iç güdüsel olarak karar verir ve uygularlar. Ama maalesef insan düşüne bildiği halde belki de hayatına mal olacak kararları veremiyor. Ve o anı kabulleniyor. Belki de ölümü, yok olmayı tercih ediyor. Oysa verebileceği cesur bir karar sonucu “Yeniden doğuşu” seçebilir… Hayata yeniden merhaba diyebilir, bıraktığı yerden...

Evet değerli dostlarım… Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum…


Ozan Derviş

GÜLE GÜLE KOCA ÇINAR

02-03-2019 Yorum yok. 1365
Neyir Erkan Şişman

Buyurun Er Meydanına

02-03-2019 Yorum yok. 682
Hacı Arıcı

HER GEÇEN GÜN YALNIZLAŞIYORUZ

02-03-2019 Yorum yok. 630
Zeynep Küçük

Gel De İçme!!!

02-03-2019 Yorum yok. 823
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 773
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Ömrünü Beykoz’a Adayan İnsan…

02-03-2019 Yorum yok. 841
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

KOÇ’UN ÖĞRENME YILI…

02-03-2019 Yorum yok. 665
Çiğdem Topatan

SPORUN İNSAN GELİŞİMİNE ETKİSİ NEDİR?

02-03-2019 Yorum yok. 631
Yaprak Akın

Ne Zordur! Konut Almak!

02-03-2019 Yorum yok. 491
Asiye Çakır

ÖYLESİNE BİR DÜNYA...

02-03-2019 Yorum yok. 1066
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 965

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 822
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2487