Çatacağın Dağı Bilmek Lazım

25-12-2018 940 Yorum yok. Yorum Ekle

Çok başka şeylerden söz edecekken sizlere, yine kendimi tutamayarak, sarıldım kaleme...

Başlıktaki muhalif yaklaşımı fark ettiğinizi umarak, üzerine koyup devam etmek istiyorum.

Her ne kadar siyasi çerçeveden yazdıklarımı okuyorsanız da, hayatın içinde de işleyişin aynı olduğunu göreceksiniz. Muhalifliğin kaderi maalesef eleştire eleştire tükenen ardından nereye çatacağını bilemeyen insanlarla doludur.

Ana Haber bültenlerine sırayla göz gezdirdiğinizde illa derdi bir tarafı övmek olan habercilik yaklaşımına karşıyım. Elbette işimizin böyle bir kötü kolu var Yandaş ve Muhalif Medya olarak iki kutupta kendilerinden bahsetmek mümkün, fakat bu medya organlarının sahipleri farkında değiller mi propaganda dışında, halk haber alma hürriyetini kullanmak için bu yayınları izliyor ya da alternatif neredeyse kalmadığı için izlemek zorunda kalıyor.

Yani haberi olduğu gibi verseniz, zor olan mübalağa sanatına başvurup birilerini övmek ve yermek için uğraşmasanız inanın hayat size de daha güzel gelecek.

Sadece yandaş takımdan bahsetmiyorum, muhalif kanadın da sesinin çıktığı sayılı da olsa yayınlar var. Siz de hak vereceksiniz, iktidara yakın medya kurumları elbette daha çok, muhalif kanadın yayın organları genelde daha az oluyor.

Burada değinmek istediğim ve altını çizmeye çalıştığım konu, İnsanlara haber verme meselesini bu kadar zor ve karmaşık hale getirmemeleri gerektiği, olanı olduğu gibi vermek en kolayı, hangi cenah üzülür diye düşünerek haberi eğip, bükmek, hem habere ihanet hem de haberciliğe...

Bu nedenle olayı sayısal denklikten çok, iki safta da bölünmenin hoş olmadığını söyleyerek değerlendirmek gerek diye düşünüyorum.

Haber bültenlerinde iktidarı gereksiz öven haber zeminleri nasıl hoş durmuyorsa, yoktan yere sadece söz söylemiş olmak için, iktidara laf söyleyen muhalif medyanın yaptıkları da hoş durmuyor. Halk bunun ayrımını hemen fark ediyor.

Düşünün ki, muhalif medya için başlarda ufak ufak başlayan eleştiri ağı, gittikçe ivme kazanarak artıyor.

Gerekli ya da gereksiz Ülkenin Cumhurbaşkanıyla bire bir restleşmeye çalışan Ana Haber Bülteni Sunucuları peydah oluyor. Özellikle her iki kanadın haber bültenlerini takip etmeye ve ortalama bir karara varmaya çalışırken, başlarda iktidarın yaptıklarını öven yayınların gereksiz iyi tutumlarını nasıl yadırgıyorsam, sürekli eleştiren tarafın haddini aşmasını da aynı keyifsizlikle takip ediyorum.

Elbette eleştirilsin, Demokratik ortamların temel gereksinimi sorgulamak, soru sormak değil midir zaten !?

Fakat her daim hayatımın ön sıralarında tuttuğum etik temel ilkeleri de göz ardı etmemek gerekli, aksi halde şimdi olduğu gibi çok saygın bir pozisyondayken, yaptığınız hileli hamle nedeniyle, insanların alay konusu haline dönüşebilirsiniz.

Had bilmek, şu zamanda inanın lütuf gibi…


Çiğdem Topatan

BİR MARATON HİKAYESİ

25-12-2018 Yorum yok. 1511
Ozan Derviş

Yeni Yıla Gönülden Bir Merhaba Diyelim

25-12-2018 Yorum yok. 1249
Neyir Erkan Şişman

Çatacağın Dağı Bilmek Lazım

25-12-2018 Yorum yok. 941
Hacı Arıcı

SEVGİ-SAYGI-HUZUR-BEREKET

25-12-2018 Yorum yok. 1307
Makbule İnaç

HAYATA GÜLÜMSE “OKUMANIN YAZMANIN YAŞI YOKTUR”

25-12-2018 Yorum yok. 819
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAYAT BAYRAM OLSA…

25-12-2018 Yorum yok. 710
Yaprak Akın

HOŞÇAKAL 2018

25-12-2018 Yorum yok. 769
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 1931

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

21-11-2018 Yorum yok. 1266

Doğru İlet –iş-im

21-11-2018 Yorum yok. 1299
Asiye Çakır

GELECEK DE AN' DA…

21-11-2018 Yorum yok. 1662
Taner Mert "Mert Beykozlu"

İnsanlık Nereye Gidiyor

26-10-2018 Yorum yok. 1697
Zeynep Küçük

Beykozlu İnsanımız Sıfır Atık’ta da Öncü

26-10-2018 Yorum yok. 1107
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 1426
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 3015