HAYATA GÜLÜMSE “OKUMANIN YAZMANIN YAŞI YOKTUR”

25-12-2018 952 Yorum yok. Yorum Ekle

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Beykoz Birimi’nde çocuklarımıza eğitim verirken onları bıkmadan usanmadan bekleyen değerli velilerine de neden bir şey yapmayalım diye düşünürken, aynı fikri paylaştığımız Gönüllümüz Zeynep Esen Hülagü ile Yaratıcı Yazma atölyesi ile başlamak istedik.

Yazmak duyguların kâğıda yansımasıdır, okumanın ve yazmanın yaşı olmadığı cümlesinin ne kadar doğru bir söz olduğunun kanıtıdır. Gönüllümüz Esen Hanımın duyguları ve değerli velilerimizin atölye ile ilgili düşüncelerini siz değerli okurlarımız ile paylaşmadan olmazdı, keyif ile okumanız dileğiyle…

Zeynep Hanımın

Bir çocuk değişir, Türkiye gelişir...

Bu sloganı ilk duyduğumda, yüreğimde bir şeylerin kıpırdadığını hissettiğimi dün gibi hatırlıyorum,

Bir çocuğa dokunmak, hele o çocuğun hayatında bir noktada da olsa fark yaratmaya aday olmak. Tarifi, gururu imkânsız bir duygu, 5 yıldır TEGV Beykoz Öğrenim Biriminde gönüllü abla olarak çocuklarla birlikteyim.

Birçok projede çocuklarla birlikte var olduk. Kâh oyun oynadık, kâh gazete çıkardık, kâh resim yaptık. Günün sonunda çok eğlendik, çok öğrendik, çok yol kat ettik, çok anı biriktirdik birlikte, son 6 haftadır ise TEGV’de çocuğu olan annelerle birlikte bambaşka bir proje içerisinde nefesleniyoruz, yine öğreniyor, yine hayata dair küçük, bizim için kocaman dokunuşlar yapıyoruz birlikte, yetişkinlerle yaratıcı yazma fikri ilk kafamda olduğunda biraz çekincelerim vardı doğrusunu isterseniz.

Öğrenilmiş değerlerin üstüne bir şeyler inşa etmeye çalışmak, hele ki toplumumuzda okuma oranı bu kadar düşük, kitaplar bu kadar pahalı ve teknolojik aletlere bu kadar yenikken, elimize kâğıt, kalem alıp “yazmak” eylemi çok kolay olmasa gerekti, ama inanın öyle olmadı. Haftada bir gün iki saat hayattan çalınmış tamamen kendi kendimize kaldığımız kocaman iki saat...

Sohbetler edip, okuduğumuz kitapları tartışıp ama en önemlisi sözcüklere kendi dünyamızda yepyeni anlamlar, yepyeni kimlikler katarak “öykü” yazma yolunda ilerlediğimiz iki saat. Telefonların kapatıldığı, çocuğa akşam ne yemek yapmalıyım, çamaşırlar da kurumadı gitti, ya da yarın ki altın gününün ıspanaklı böreğini ne zaman yetiştireceğim derdiyle uğraşmadan kendimize çaldığımız, özenle koruduğumuz zaman dilimimiz.

Şimdi isterseniz, sözcüklerin büyülü dünyasında asıl rol sahibi olan kadınlarımızın, kendi kelimeleriyle “yaratıcı yazma” serüvenlerine kulak verelim,

Ahu, 37 yaşında, Resim Öğretmeni

Yaratıcı yazma atölyesinde içimizde ta derinlere gömdüğümüz, hatta gömdüğümüzü bile unuttuğumuz duygularımızla yüzleşiyoruz zaman zaman. Ben şahsen gerçeklere o kadar odaklanmışım ki hayal etmenin, hikâyeler uydurmanın muhteşemliğini unutmuşum, yeniden keşfettim sanki teşekkürler.

Türkan, 41 yaşında, ev hanımı

Yazı yazmanın yetenek olduğunu, kabiliyetin varsa edebiyata düşkünsen yazarsın diye düşünürdüm. Oysaki katıldığım yaratıcı yazma atölyesinde, yazmanın, öğrenilebilir ve öğretilebilir bir durum olduğunu gördüm. Benim gibi hiç yazamayanlar için bile yazmak imkânsız değilmiş. Bu atölyede görsele bakmayı, bir resmin, bir kelimenin, düşüncelerimi tetiklemesini, kafamda yorumlayıp üç beş cümle bile olsa kâğıda dökmeyi öğrendim, öğreniyorum. Bakalım, devamında neler olacak bilmiyorum... Ancak sevgili gönüllümüz ve arkadaşlarla çok güzel ve eğlenceli geçtiğini biliyorum.

Lütfiye, 42 yaşında, açık lise öğrencisi

Yaratıcı yazma atölyesine başlayana kadar benim için kalem kâğıt dertlerimi, sıkıntılarımı, yaşadıklarımı paylaştığım dert ortağımdı. Oysa şimdi yazmak benim için hayata çevreme düşüncelerime farklı bir açıdan bakmamı sağlıyor. Yıllarca bastırılmış, susturulmuş duygularımın gün yüzüne çıkartıyor. Özgürce yazmayı, konuşmayı öğreniyorum. Yaratıcı yazmanın benim hayatıma güzel şeyler katacağına inanıyorum. Bize bu fırsatı sunanlara sevgiler.

Şehri,42 yaşında, ev hanımı

Benim için yaratıcı yazma yazı dili ile kendimi ifade edebilmek, duygularımı, düşüncelerimi kaleme almak, yazmak bana çok iyi geldi Esen Hanımın sayesinde. Bu projede düşünce gücünü zorlayarak emek sarf edip bir şeyler üretmek çok güzel. Bize verdiği eğitim sayesinde, güzel hikâyeler çıkacağına inanıyorum. Esen Hanımı ve renkli kişilikli olan diğer arkadaşlarımı tanıdığım için de çok mutluyum. Bu güzel ortamda vaktin nasıl geçtiğini bile anlamıyorum benim için bu ortamda olmak terapi gibi geldi.

Çok iyi geldi.

Oya, 41 yaşında, ev hanımı

Yazmadan önce istersin ama korkarsın, heyecanlanırsın belki de hata yapıp yazamamaktan korkarsın. Yapamazsın korkusu en kötüsü de yapmak isteyip de yapamamak. Hep erteler insan, korktuğu için... Bir gün karşınıza hayat birini çıkarır ve sizin içinizdeki heyecanı bilmeden ortaya çıkarır. Sizi destekler, sizi inandırır. Kelimelerle dakikalar başlar. Bir bakmışsınız ki, bir kâğıt, bir kalem sizin arkadaşınız olmuş. Korkmamak lazımmış yazmaktan, içinden geleni yazmak gerekirmiş cesurca özgürce Kırılmazmış, kızmazmış kâğıt ve kalem insana. Kimselere söylemez sırlarımızı, saklarmış hep.

Meryem, 49 yaşında, emekli

Yaratıcı yazma atölyesine başlamadan önce yazı yazmak not yazmaktan ibaretti benim için. Atölyeye başladığımdan beri verilen kelimeleri kısa dakikalara sığdırarak kağıda dökmek, yazı yazmayı zevkli hale getirdi bende, değişik fikirlerle tanışmak, hayata bakış açısını ve düşünme olanağını sağladı…

Fikrîye, 38 yaşında, ev hanımı

Yazma atölyesi bizim için çok muhteşem bir yer. Bizler için büyük bir deneyim. Çocuklarımızla aynı sıraları paylaşırken bizlerde birer ebeveyn ve anne öğrenciler olarak aynı sıraları paylaşmak güzel bir duygu. Birbirimizi yakından tanıma fırsatı ve yazı konusunda nasıl kabiliyetlerimizin olduğunu keşfediyoruz. Bazen bir kitap okuyarak, ya da bir kelime hakkındaki düşüncelerimizi konuşuyor veya tartışa biliyoruz. Ortaya harika fikirler çıkarabiliyor derin düşüncelere dalarak kalemle birlikte kâğıtla buluşuyoruz.

Esra, 39 yaşında, ev hanımı

Bu atölyeye katılan en son kişi olarak, kalemlerin ne kadar güçlendiğini, hızlı bir yol alınabileceğini fark ettim ve bu benim yazmaya olan motivasyonumu, hevesimi arttırıyor. Sanırım şu an yazmakla ilgili en büyük endişem korkular ve güvensizlik. Bunları aşınca su gibi akıp gideceğine inanıyorum yazmanın.  Sevgiler…

Her sabah hayata gülümsemeyi unutmayın…


Ozan Derviş

GÜLE GÜLE KOCA ÇINAR

02-03-2019 Yorum yok. 1327
Neyir Erkan Şişman

Buyurun Er Meydanına

02-03-2019 Yorum yok. 655
Hacı Arıcı

HER GEÇEN GÜN YALNIZLAŞIYORUZ

02-03-2019 Yorum yok. 607
Zeynep Küçük

Gel De İçme!!!

02-03-2019 Yorum yok. 787
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 739
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Ömrünü Beykoz’a Adayan İnsan…

02-03-2019 Yorum yok. 815
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

KOÇ’UN ÖĞRENME YILI…

02-03-2019 Yorum yok. 644
Çiğdem Topatan

SPORUN İNSAN GELİŞİMİNE ETKİSİ NEDİR?

02-03-2019 Yorum yok. 611
Yaprak Akın

Ne Zordur! Konut Almak!

02-03-2019 Yorum yok. 469
Asiye Çakır

ÖYLESİNE BİR DÜNYA...

02-03-2019 Yorum yok. 1045
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 934

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 804
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2455