TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 807 Yorum yok. Yorum Ekle

Sevgili okurlar bu ayki yazımda sizlere Beykoz için önemi büyük olan Türk cam sanatı ve Beykoz cam işleri ile ilgili bir araştırmamı paylaşacağım. Gelecek aylarda da Beykoz ve Cam sanatı ile ilgili araştırma ve makaleler paylaşmaya çalışacağım.

Cam ve uygarlık birbirine çok bağlı olmuştur. İnsanlık ilerledikçe cam daha önemli ve daha vazgeçilmez elemanlardan biri haline gelmiştir. Türklerin Anadolu'da cam sanayiinin gelişmesine büyük yardımları dokunmuştur.  Bilhassa Artuklular la Selçuklular zamanında vücuda getirilen eserler kayda değerdir.

Osmanlı devrine gelince yerli iş gruplarında yüzyıllar boyunca yapılan çeşitli cam eşya maddi ihtiyaçları karşılamak hususunda Türk işçisinin zekâ ve kabiliyeti ile ortaya koymuştur. Müzelerde ve özel koleksiyonlarda Osmanlı devrine ait pek çok eşya bulunmaktadır.

İstanbul, Türkiye cam sanayisinin merkezi halinde bulunuyordu. İstanbul'da cam imaline en elverişli, ince ve beyaz renkte kum Yedikule'ye "yarım merhale" mesafede Kum Boğazı’ndan çıkarılmakta idi. Hatta bu kum dışarıya da gönderiliyordu.

XIX. yüzyıl, Türk camcılığının, güzel eserler veren birkaç teşebbüs ve başarının vücut bulduğu son bir parıltı devridir. Bu devre Beykoz camlarının yapıldığı dönemdir. İstanbul'da çok orijinal ve mahalli karakterde cam eşya yapan atölyelerin meydana çıktığı görülür. Bunların ilki, Boğaziçi'nin Anadolu kıyısındaki Beykoz civarında bir Mevlevi dervişi olan Mehmet Dede tarafından kurulmuştur.

Beykoz işleri içinde görülen çeşitler şunlardır: Ayaklı ve ayaksız şekiller, kapaklı bardak, kandil, kapaklı kâse, lale danlık, sürahi, çeşmi bülbül, karlık, gümüş kapaklı mantara, fincan ve tabağı, vb.

Topkapı Sarayı'nda ehlî-i hiref denilen kırk beş kadar sanat erbabı arasında camgeran denilen cam yapıcıları da bulunurdu. Bunların başında bulunanlara sercamger denilmekte idi. İstanbul Bostancı Ocağı'nın çeşitli kolları arasında yer alan 'camcılar ocağı' sarayın ve saraya bağlı bina ve tesislerin camlarını takmak vazifesi ile mükellefti.

Sultan Selim zamanında, Mehmet Dede isminde bir Mevlevi, İtalya'da öğrenip gelerek burada açtığı bir destigahta cam ve billur mamulatından bir hayli sanat eserleri meydana getirmiştir. Bunlardan yaldızlı billur kâseler, sahanlar, bardaklar ve şişeler yapmıştır. Bunlara Beykoz namı vermiştir.

Beykoz'da kristal, cam ve opal camdan çeşitli eşya yapılmıştır. Bunların renk ve cinsleri az çok belli ise de çeşit ve şekilleri kesinlikle saptanabilmiş değildir. Beykozların renksiz saydam camdan ya da renksiz kristalden yapılmış olanlarının, renkli opal camlardan daha eski oldukları söylenir.

Kaynak: Türk Cam Sanatı ve Beykoz İşleri, Fuat Bayramoğlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları


Ozan Derviş

GÜLE GÜLE KOCA ÇINAR

02-03-2019 Yorum yok. 1331
Neyir Erkan Şişman

Buyurun Er Meydanına

02-03-2019 Yorum yok. 660
Hacı Arıcı

HER GEÇEN GÜN YALNIZLAŞIYORUZ

02-03-2019 Yorum yok. 609
Zeynep Küçük

Gel De İçme!!!

02-03-2019 Yorum yok. 791
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 745
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Ömrünü Beykoz’a Adayan İnsan…

02-03-2019 Yorum yok. 816
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

KOÇ’UN ÖĞRENME YILI…

02-03-2019 Yorum yok. 650
Çiğdem Topatan

SPORUN İNSAN GELİŞİMİNE ETKİSİ NEDİR?

02-03-2019 Yorum yok. 614
Yaprak Akın

Ne Zordur! Konut Almak!

02-03-2019 Yorum yok. 472
Asiye Çakır

ÖYLESİNE BİR DÜNYA...

02-03-2019 Yorum yok. 1049
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 941

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 808
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2460