Geçmişte Kalan Tatlı Hatıralar

27-03-2019 1060 Yorum yok. Yorum Ekle

Değerli dostlar Mart ayının son haftasında yine sizlere merhaba demek istiyorum.

Birkaç gün sonra yerel seçimler yapılacak. Ülkemiz için, Beykoz için hangi siyasi parti hayırlı ise o kazansın inşallah. Yazımı yazdığım bugün bir Pazar günü. Dostlarla birlikte idik iki gün önce. Sohbet ederken eskilere gittik. 1960’lı,70’li,80’li yıllara gittik. Sohbet masasında iki önemli dostum var. Her ikisi de eski Beykozl u ve iki bıçkın delikanlısı o dönemlerin. Her biri ayrı ayrı anılarını anlatıyor ve anlatırken o zamanki olayları sanki yeniden yaşarmış gibi anlatıyorlar.

Ve dostum şöyle olaya başlıyor. Paşabahçe’de taksicilik yapıyorum, yıl sanırım 1982’ler… Yeni nişanlıyım. Heyecan, mutluluk ne ararsan var bende. Yine güzel bir gün, müşteri  aldım Karagöz Sırtı’na bıraktım dönüyorum tabi hayaller içinde dalgın bir şekilde giderken birden bir çocuk atladı sokak arasından. Zor toparladım ama çocuk sanırım arka kapıya başını çarptı. Hemen aşağıya indim, biraz korku, biraz panik var bende tabi çocuğu kucağıma aldım ama mahallede kıyamet koptu. Hastane rapor derken çocuğun ailesi neyse ki tanıdık çıktı. Onlar davacı olmadılar ve evlerine döndüler. Bende babamlarla akşama o aileye geçmiş olsuna gittik. Giderken  hani adettendir eli boş gidilmez bende bir kutu çikolata götürdüm. Sohbetin ortasında çocuk odaya geldi. Annesi çocuğa bak amca sana ne getirmiş dedi  ve o an... Çocuk gözlerini iyice açarak kutuya koşunca Babası bana kızarmış gibi bir sözle ne yaptın be kardeşim sen diye sesini yükseltti. O anı anlatamam size ben nasıl oldum. Acaba ne hata yaptım, ya davacı olurlarsa diye… Ne yaptım ki  deyince, çikolata getirdin şimdi ne olacak diye yine seslenince. Ben iyice terlemeye başladım ki, çocuğun babası, Şimdi sokakta gördüğü her arabaya kafa atacak bu. Sonrası çikolata getiriyorlar diye deyince ben gülsem mi ne yapsam şaşırdım. Ama sonuç tatlıya bağlanmıştı en güzel tarafı buydu. Değerli dostumun onlarca anılarından biriydi.

Tabi diğer eski taksici büyüğüm durur mu hemen o da bir anısını anlattı.

Şimdi diyerek söze başladı.60’lı yıllardı, Beykoz’un önü deniz arkası orman. Ya denizci çıkar ya da Ormancı çıkar Beykoz’dan. Köylerden birinde birisi ağaç keserken orman memurlarına yakalanıyor. Hapse atılıyor mahkemesi görülene kadar. Tabi ailesi, çocukları perişan. Evin reisi içerde olursa sefil olacaklar. Sorup soruşturuyorlar Beykoz’un o dönem sözü geçen abisini, nüfuzlu birisini buluyorlar. Durumu anlatıyorlar, araya sözlerine kefil olanlar giriyor ve bu kişi nüfuzunu kullanarak ricası ile ilgili kişilerle görüşüp olayı tatlıya bağlıyor ve ilk mahkemede berat edeceği haberini ailesine iletiyorlar. Aile sevinç içerisinde mahkeme gününü bekliyor. O gün geliyor mahkemede Ağaç kesen zanlıya soruyorlar. Sen ormanda küçük kuru dalları keserken yakalandın değil mi evladım. Zanlı Saf ve dürüst, yalan söylemeyi bilmiyorki. Cevap ise hayır efendim yaş ağacı keserken yakalandım. Mahkeme bir daha aynı şekilde sorar ve yine aynı cevabı alır. Son kez yine aynı soruyu sorar ve yine aynı cevap Yaş ağacı keserken yakalandım der. Evet efendim dese beraat edecek. Hakim bey aileyle ve O Beykoz’un babası, hayır severi olan kişi ile göz göze gelir hani daha ne yapabilirim ki dercesine Cezasını keser ve şahıs ceza evine gönderilir.

Bu nüfuzlu kişi şöyle dermiş, Yüz kızartıcı suçla karşıma gelmeyin elimden geleni yaparım. Halk arasında ise efsane bir söz dolaşır ”Yüz kızartıcı suç işleme o seni ipten alır” dedikleri kişi o dönemin herkesin, hepimizin Fethi babası. Fethi Mermer. Beykoz’da iyiliği dokunmayan kalmamıştır. Fakir fukara babasıdır. Onun için babadır O. Bu yazımı yazdığım gün Hakkın rahmetine kavuştu Fethi baba. Rabbim Rahmet etsin inşallah. Mekanın Cennet olsun. Geride kalan sevenlerine sabırlar diliyorum.

Beykoz’dan bir koca çınar daha ebediyete göçtü..

Dostlarımda aslında daha ne anılar var hayata dair. Onlar gerçekten Beykoz’un yaşayan efsaneleri….

Teşekkürler Anılarını anlatan değerli dostum Ozan Derviş, Teşekkürler anılarını anlatan Kayınpederim Osman Dalbudak (Namı diğer 57 OSMAN)

Hepinizi saygıyla selamlıyorum…


Hacı Arıcı

ACISI OLAN UNUTMAZ

20-06-2019 Yorum yok. 993
Ozan Derviş

Unutmayın Kimse İstanbul’u Sizden Daha Fazla Sevemez

20-06-2019 Yorum yok. 1297
Neyir Erkan Şişman

Ah İstanbul

20-06-2019 Yorum yok. 725
Rabia Yıldız

ANTİBİYOTİK VE AĞRI KESİCİ

20-06-2019 Yorum yok. 712
Bilal Karabacak

HAYAT SEN NEYMİŞSİN?

20-06-2019 Yorum yok. 548
Makbule İnaç

Eskimeyen Dostlar

20-06-2019 Yorum yok. 456
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

BELİRSİZLİK…

20-06-2019 Yorum yok. 202
Yaprak Akın

İYİLİK UNUTMAK İÇİN YAPILIR...

20-06-2019 Yorum yok. 380
Asiye Çakır

DÜĞÜM....

20-06-2019 Yorum yok. 1493
Çiğdem Topatan

ÇOCUK KALBİNİN DİLİ

31-05-2019 Yorum yok. 551

NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR

31-05-2019 Yorum yok. 413
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Hiç Düşündük mü?..

01-05-2019 Yorum yok. 883
Zeynep Küçük

Bakla ve Gül Kokusu

01-05-2019 1 yorum. 757
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 1401