EGE NOSTALJİSİ ( 1 )

27-07-2011 2379 2 yorum. Yorum Ekle

      İnsanlar gider, şehirler kalır.

      Bazen de şehirler gider; insanlar kalır.

       Uygarlıklar yıkılır, duvarlar kalır

      Sanki bir başka zamana uçar…

      Beni çocukluğuma uğurlar.

                      

                 Mis gibi; keskin zeytin kokuları…

                  Yaz böceği seslerinin cıvıldadığı

                   Serinlik veren yemyeşil çam ormanı

                  Anılardan da fışkıran zeytin dalları

                  Sımsıcak ama nemsiz, kuru havası

 

     Barışı simgelermiş bu dallar

     Çocukluğumun içinden çıkan taşlar

     Tipik Ege yolları;  Ege evleri

     Çiçekli sokaklar, çocuklar ve oyunlar

      Dağ kekiği kokulu bitkileri    

 

                  İncir, nar, zeytin, üzüm, şeftali

                 Bahçelerde bu; öyle bir düştür ki

                 Ey bereketli topraklar;  bağlar

                  Geçmişin antik; kutsal kentleri

                 Yüz yaşında gülümseyen asil kişileri

         Farklı bir yazı olsun istedim. .Kötü şeyler yazmayayım, içimdeki çocuk şiir söylesin, anılarda gezinsin istedim. Milletçe sıkıldığımız haberleri, bir nebze olsun unutalım, size farklı bir hava solutayım istedim… Bütün bir yılın, yoğun iş temposunun ardından; düştük Ege’min ilçelerine, yollarına, yaylalarına… İzmir’deydik bu yıl da… İlk durağımız, Buca ilçesiydi… Sonra Bornova. Kaldığımız Öğretmenevi, gerçekten güzeldi. Çeşme,  Maldiv adalarını andıran görünümüyle, karşımızdaydı… Denizinin rengi daha güzeldi. İç içe geçen dalgalarda, mavi, lacivert halkalar… Suyunda serinlemek, en güzeliydi…  Sonra; palmiye kaplı “Kordon’da” gezinti… Konak meydanı ise, gündüzü ve özellikle gecesinde; her yıl olduğu gibi yerli yabancı turist doluydu. Meşhur saat kulesi ve Alsancak’taki kurtuluş mücadelesi, heykelleri etkileyiciydi… Antik serüvenimiz ise, Selçuk Efes’teki “Yedi Uyuyanlar” mağaralarını ziyaretle başladı. Efsanelere göre mistik bir havası vardı buranın… Ve yanındaki Efes antik kenti; harabeleri… Eski medeniyetlerden Lidya’lıların yaşadığı bu kentte tarihi tiyatrolar, taş bina kalıntıları görenleri geçmişe götürdü. 10 k.m. devamında ise Kutsal mekan sayılan  “Meryem Ana” evi ve müzesi vardı. Çam kokuları, bol oksijen eşliğinde tırmandık yokuşu ve kutsal sayılan mekana vardık. Müze, gerçekten büyüleyiciydi… Hristiyanlar, orayı ziyaret edince hacı olduklarına inanıyorlar. Farklı inançlara saygımız sonsuz. Turist sayısı çoktu.  Biz de; “inandığımız Kuran’daki H.z Meryem Annemizi ziyaret etmiş olduk”….Dönüşte, yolumuzun üzerinde tipik Ege evlerinin barındığı, güzel “Şirince Köyü” ne uğradık. T.v. belgesellerine konuk olan, bu şirin köyün evleri, görülmeye değer. Bol foto çektik. Köylüler, yetiştirdiği ürün ve el emeklerini sergilediler. Yani gelen misafirler  köylünün yaşantısına ortak oluyor,köy yaşamının ortasında kendini buluveriyor.Halka açık pazarı .(Her sokak bir Pazar sanki)  köy yapımı tarhanalar, salçalar,  zeytinler, zeytinyağı sabunları şifalı olduğuna inanılan otlar, havlu , el oyaları  Denizli bezlerinden giysiler, inci boncuklar..En hoşumuza giden de; “Şirince Köyü Expresi” oldu. Küçük bir tren, köyün içinden geçerek köylüleri gezdiriyordu.  Taş sokak aralarını gezerken,çocukluğumu hatırladım.Çocuklar ,serin taş avlularda oyun oynuyorlardı.Benim de içimdeki  bi ara seksek, zeybek oynadı ..

        Tahta masalara oturup, ayran, gözlemeler ve ev yemeklerinden oluşan akşam yemeğimizi yedik. Yorgunluğumuzu da dönüş yolunda; gözlerimizi yine köy evlerine çevirerek attık. Allah’ımıza bu güzel  yerleri, Anadolu’muzu, Bütün bölgeleriyle Türkiye’mizi  bize kazandırdığı için de şükür ve dua yaptık. Yapılan bir araştırmaya göre Ege’lilerin uzun ömürlü oldukları görülmüş. Bunu geçenlerde sosyal paylaşım sitesin de de Ege’li bir arkadaşımla paylaşmıştım. Nedeni, temiz hava, sıcak iklim, zeytinyağından, bitkilerden mamul yemekler, olaylara esprili, sıcakkanlı pozitif yaklaşım… Diye söylediler. Doğrudur; gerçi “hayırlı” uzun ömür dilemeli Allah’tan… Gezimize bir virgül koyduk ve dönüş yoluna girdik… Arabamızda dönerken, Hande Yener’in şarkısı çalıyordu. “Mutlu olan el kaldırsın”…Hepimizin elleri, nedense havadaydı(!)

  

                                                              ZEYNEP KÜÇÜK


Yorumlar

tülay kadioglu 27-07-2011

ege

cok begendim, bambaska diyarlara götürdün beni, ege'ye cocukluguma, mavi ve yesilin en güzeline... Yüregine saglik...

nuray kadıoğlu 28-07-2011

şehirler kalır

uzun zamandir okudugum en guzel yazilardan biriydi, egenin gizeminde kaybolup gttim, ancak bukadar guzl anlatilablrdi, egeli olmanin tadina birkere daha vardim. Kalemine yuregine saglik..

Toplam 2 yorum bulundu. 1-2 arası listeniyor.
Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1345
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1497
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 909
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1330
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1679

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 864
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 400
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 709
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 662
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 1000
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1954
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1252
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2463