UPUZUN YOLLARDAN GEÇMEK

01-11-2012 3786 1 yorum. Yorum Ekle

Bir bebeğin dokuz aylık serüveni, belki bu serüvenden önceki bekleyiş serüveni, kelebeğin kozadan çıkması, bir çiçeğin dört mevsimi de görerek açması, kuşların uzak diyarlara uçarak göç etmeleri, gece gündüz, tabiat, hep bir gayretin, sürekli bir oluşumun ve dönüşümün sonucu… Her yenilgiden yorgun çıkıp; upuzun yollardan geçerek geliyorlar; yenilenerek zafere koşuyorlar bu saydıklarım…

Yazar ve şair Cezmi Ersöz’ün dediği gibi: “Ateşle suyun hikâyesini bilir misin? / Ateşin suyu ilk gördüğünde nasıl yandığını? /Saç diplerine kadar./ Ve suyun aşkından aktığını, aktığını/ Akıp ta gittiğini bilir misin?/Upuzun yollardan geçip buluştuklarını…”diye uzayıp giden duygu yüklü bir şiir…

Ülkemizde kara bulut gibi dolaşan kötülüklerin, tedirginliklerin yaşandığı, yer yer inançsızlığın kol gezdiği, bırak empati yapıp başkalarını anlamayı; kendini bile ifadeden yoksun kişilerin gereksiz gevezeliği, polemikleri,  sürekli değişen, bizleri meşgul eden yoğun gündemin yaşandığı, siyasetin, karalama kampanyalarının seçimler öncesi gırla gittiği, ağzı ve kalemi bozuk kişilerce her ortamını buldukça alevlendiği şu dönemde; günlük streslerinizi bir kenara bırakıp, biraz sinema keyfi yapmayı veya kendinize zaman ayırmayı ister miydiniz? Ya da iyiliğin, dostluğun, yardımseverliğin yaşandığı zaman tüneline gidip, geçmişe bir yolculuk yapmayı…

Günümüzde çabucak part time tüketilen, mekanikleşen sevgilerin yerine, hasretle yad ettiğimiz geçmiş günlerin anısına izlediğim bir Osman Sınav filminden bahsediyorum… Senaryosu Yiğit Güralp’e ait olan “Uzun Hikaye”; beni ve salondakileri çok etkiledi. Eminim siz de beğeneceksiniz.40’lı yıllardan; 80’li yıllara akıp gelen akıcı bir film. Dönemin  siyasetine kuş bakışı yaparak; o zamanki mütevazi ama mutlu olunan  hayatları,aşkı, mücadeleyi, aile saadetini ,geçmişi, kitap okuma azmini, gülmeyi, unuttuğumuz değerleri, yansıtıyor. Edebiyat dünyasının tanınmış isimlerinden Mustafa Kutlu’ nun aynı adlı eserinin, sinemaya uyarlanması olan ve bence; kendisinin ustalık eseri sayılan Kenan İmirzalıoğlu’na bu filmde; Tuğçe Kazaz eşlik etmiş. Ve daha birçok sanatçı isim… Filmi gizemli kılan, herkesin kendi hikayesini yazması. Başkahraman, Bulgar göçmeni Ali ise kendini hiçbir yere ait hissetmeden, hak arayışı içinde olmasıyla; sürekli muhacir durumu yaşayan; gittiği yerlere adaleti de götüren bir kişilik… İşin ilginç ve sevindirici yanı, bu filmle birlikte Osman Sınav’ın, 35 yıldır yarım bıraktığı üniversite hayatını da başarıyla bitirip mezun olması. Bunu;  geçenlerde, kendisinden bir t.v programında duymuştum. Okuma azmi açısından, tebriğe değer bir durum. Akıllarda iz bırakan “ Deli Yürek”, hayatın mücadelesini  ve gerçeklerini anlatan “ Hayat Bağları, Ekmek Teknesi, Kurtlar Vadisi, Sakarya Fırat” gibi dizi ve filmlere de imza atmış . Yönetmenin eserlerinin; hepsinin ortak noktası da; kendi ifadesiyle; aşkı, adalet duygusunu; hayat mücadelesini içeren sıcak insan hikayeleri olması. Bu filmi de o anlamda umut verici. İşte tam bu noktada; eski terbiyeyi almış, bütün o demleri yaşamış; komşuluk yaptığımız, aile dostumuz; bilge bir teyzemizi bayramda ziyarete gittim. Büyüklere ziyaretin; vefanın, ne kadar önemli olduğunu; yüzündeki sevinç ve coşkudan görebilirdiniz. Bu kez film sahnesi değil; gerçek bir kalpten gelen; tatlı yüzün yansımasıydı gördüğümüz. Bir anda, yaşadığımız anılar, çocukluğum, gözlerinin önünden film şeridi gibi geçmişti. Derken; geçmişe dair bir anısını bizimle paylaştı. Değerli büyüğüm Firuzan teyze’mize sordum. Yıllar sonra çocukluğuma dair bir iz arama bahanesiyle, “küçük odadaki mini biblolar hala duruyor mu” diye “Evet” dedi ve odaya geçtik. Asıl beni şaşırtan hikayeyi anlattı. “Şu duvardaki iki tane fotoğrafı görüyor musun?” dedi. Eşi ve kendisinin gençlik fotoğraflarıydı. Gerçekten uzun bir hikayenin; güzel olan sonunu bize anlattı: “Eşimin vefatından yaklaşık 6 ay sonra, çocuklarım bu çerçeveleri siliyordu. Anneciğim babam sana hiç güzel şeyler söylemezdi diye sitem ederdin, bak sana neler yazmış diye bana ait fotoğrafın çerçevesinin; arkasındaki yazıyı gösterdiler. Eşim vefat etmeden;6 ay önce onu yaptırmış ve duvara monte etmiş, bana göstermeden, sürpriz yapmıştı…  Arkasındaki bu yazıyı, hatırasını ise o zaman bu vesileyle aylar sonra görmüş oldum” dedi… Yazıyı bir kez de ben okudum. Şöyleydi: “ Hayatımdan daha çok sevdiğim, benim herşeyim ve hayat arkadaşım; biricik eşim. Doğum Yılı: 1932… İmza: Bekir Uçar.1984 yılı”…

Upuzun yollardan geçerek, kim bilir ne çileler, sevinçler yaşayarak gelmişlerdi bu saygıdeğer hayat arkadaşları da! Cezmi Ersöz’ün şiirini içeren bu kitap ta bana, 6 sene önce hediye edilmişti. Bu vesileyle tekrar teşekkür etmek istediğim İkiz arkadaşlarım Nuray ve Tülay’ın; iyi niyetli dileklerini içeren bir kitap. İlk sayfası, “Hep böyle kal. Yeni yılda umut ettiğin her şey gerçek olsun” imzalı… Şimdi de yeni bir yılın arifesindeyiz değil mi gönül dostları? Günler ayları kovaladı ve hiç anlamadan belki; upuzun yollardan geçtik bu yıl da. Hatırlayın; ne sınavlar; ne hayat mücadeleleri verdik; ne denli mutlu olduk…

Yeni yıla girme telaşında koşturduğumuz şu günlerde; bir önceki yılın zorluklarına inat; hepinize, hiç bitmeyen; upuzun; içi sevgi ve umut dolu nice güzel hikayeler yaşamanızı dilerim. İyi seneler.

ZEYNEP KÜÇÜK / DOĞUŞ HABER


Yorumlar

f.muştu 09-01-2013

bir hoş seda

dostluğu ne güzel anlatmışsın ağzına sağlık her şeyin yalan olduğu bu dünyadagerçek dostlukların ne kadar önemli olduğunu bir anlayabilsek gerçek dostlara selam olsun

Toplam 1 yorum bulundu.
Neyir Erkan Şişman

Ahlak Bilgisi

15-08-2018 Yorum yok. 581
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 447
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Bir Adam Tanıdım

15-08-2018 Yorum yok. 862

DİNLEME SANATI

15-08-2018 Yorum yok. 325
Asiye Çakır

KISSADAN HİSSE

15-08-2018 Yorum yok. 1434
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

SUYA , SABUNA…

15-08-2018 Yorum yok. 501
Yaprak Akın

HEP BİRLİKTE DAHA GÜZEL BİR DÜNYA DA YAŞAYABİLİRİZ!!!!

15-08-2018 Yorum yok. 423
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 757
Ozan Derviş

VEFA DUYGUSU BEYKOZ’DAN NEDEN HİÇ GEÇMEZ -?-

08-07-2018 Yorum yok. 1500
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

24 Haziran Seçimleri

08-07-2018 Yorum yok. 862
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 930
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1755