ÇEVRE KONUSUNA DUYARLI MIYIZ?

01-02-2013 2634 2 yorum. Yorum Ekle

Çevreyi insan ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı etkileşimde bulundukları fiziksel, biyolojik, toplumsal, ekonomik ve kültürel ortam olarak biliriz. Bu çevrenin içinde ekosistem dediğimiz; canlılar, çeşitli tür ve organizmalar vardır ve bunlar da yaşam döngüsünü oluştururlar.  İnsan da bu döngünün içinde; “çevre koruma” söz konusu olduğunda duyarsız;  maalesef tahrip etme özelliği olan bir grupta yer alır.

Çevrenin kirlenmesi, atık sorunu, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile doğal ortamların bozulması nedeniyle giderek çevre sorunları denen olgu ortaya çıkmıştır. Peki, bu çevre sorunları nelerdir?  Yazımı yazarken;  “Çevre Sorunları ve Politikaları” ile ilgili dersimin önemli verilerinden de faydalandım.

En başta, can suyumuz dediğimiz su kirliliği geliyor bence… Hiç düşündünüz mü suyun kaynağı nereden geliyor ki hiç bitmiyor sürekli bir devir daim içinde akıp gidiyor… Su, canlıların tümü için yaşamsal önem taşır. Çoğu kez duymuşuzdur. Bir insanın, günde iki litre su tüketmesinin sağlık gereksinimi için önemini. Su kaynaklarının kirlenmesi, suyun içindeki maddelerin bozulması ile oluşup, içme ve kullanma suyundan yararlanılamaz hale gelmesi ile gerçekleşir. Deniz kirliliği de bu kapsamda olmalı. Deterjanlar; yağların kontrolsüz atımı, sanayi atıkları, sulara karışan kimyasallardandır. Dünyada kabul edilen ölçütlere göre kişi başına su varlığı 1000 m3’ten az olan ülkeler “su fakiri” olarak kabul edilirken, 10.000 m3’ten fazla düşen ülkeler “ su zengini “ sayılmaktadır. Günümüzde ise dünya nüfusunun % 40 ‘ı ülkeler, su sıkıntısı çekmekteymiş. Bir litre atık yağ da; bir milyon metreküp suyu zehirliyormuş. Geçenlerde okuduğum bir gazete haberine göre ise; Amerikalı ünlü düşünürlerden Alvin Toffler’in tahminine göre gelecek 40 yıl içinde iklim değişikliği çatışmalara yol açacak; buzulların erimesiyle sular yükselecek, deniz kıyıları boyunca yaşayan halkın kitleler halinde başka yerlere göç edebilecekmiş. Felaket tellallığı gibi olmasın ama yine de çaresine bakmak; önceden önlem almak, sorumluluğumuzu bilmek gibi düşünebiliriz…

Kirlenen toprağın temizlenip arındırılması için ise diğer ortamlara göre çok daha zormuş. Kimyasalların birikmesi nedeniyle yeraltı suları da kirlenmekte!. Hatta pet şişe ve ambalaj atıklarının geri dönüşümü olmayan, toprakta çözünümü en zor olduğunu duymuşsunuzdur. İnsan ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha fazla orman kesilerek, ormansızlaşmaya ve erozyona katkıda bulunulduğu da bir gerçek…

Hava kirliliği ise sanayi tesislerinden salınan gazlar, uçucu kimyasal maddeler, konutlarda kullanılan yakıtlardan kaynaklanan duman gibi kirletici unsurların atmosfere salınmasıyla oluşuyor. Doğal nedenler arasında ise yanardağ faaliyetleri ve orman yangınları sayılabilir. Hidrokarbon gazları kanser yapıcı etkiye sahipmiş. Havaya petrol ve doğalgaz gibi yakıtların yakılmasından; sigara dumanından ve en çok da motorlu taşıtların dumanından salınıyor. Bunun sonucu oluşan karbonmonoksit gazı açığı, atmosferde bulunan en zararlı hava kirleticilerinden. Sigara kullanmayanların kanında oksijen iletimini engelleyen bu gazlar; % 1,5 iken, günde bir paket içenlerde % 6.5 olarak görülmüş. Ozonu parçalayan gazların atmosfere karışımında ozon tabakasında incelme olmakta. Atmosfere salınan asit gazların oluşturduğu etki ile son zamanlarda haberlerde de adını sıkça  duyduğumuz “ asit yağmurları” meydana geliyor.

Sanayileşme ve teknolojik ilerleme sonucu ortaya çıkan başka bir sorun da;  gürültü kirliliği... Bunu yaratan etmenler ise trafik, sanayi kuruluşları, inşaatlar, eğlence mekânları, yerleşim ve hava alanları gibi ortamlar... İnsan sağlığına etkisi ise fiziksel, geçici işitme kaybı ya da duyma zorluğu; yüksek kan basıncı, psikolojik tedirginlik, sinirlilik, yorgunluk, zihin bulanıklığı… Sayılabilir

Küresel ısınma ve İklim değişikliği ise; kutup bölgesindeki buzulların erimesi sonucu o bölgede yaşayan canlıların nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalması olarak düşünülebilir. Salınan zararlı gazlar, sera etkisiyle ortalama sıcaklığı artırarak dünya genelinde doğa tahribatına yol açıyor. Başlıca sera gazları ise su buharı, karbondioksit, metan, ozon ve azottan oluşuyor. Peki, ülkemizde bu konuyla ilgili bir çalışma yapılmış mı diye sorabilirsiniz… Evet, atmosfer sistemini, güneş ışınlarının yeryüzüne inişini olumsuz etkileyen bu gazların azaltılması için birçok ülkenin imzaladığı “Kyoto Protokolü” nü; ülkemizde uygulamaya koymuş…

Bir sonraki yazımda küresel çevre sorunlarına çözüm aşamalarından bahsedeceğim; görüşmek dileğiyle…


Yorumlar

Aliye Öztürk 05-02-2013

Tebrik

Zeynep hanım toplumun ihtiyacı olan bir konuyu ele aldığınız için teşekkür ederim. Böyle önemli bir konuyu sorumluluğu olanlar işlemezken duyarlı bir vatandaş olarak sizin dile getirmenizde çok önemli tekrar teşekkürler

mustafa hancer 17-02-2013

atık piller

cevreye duyarlı ve tabiatı seven biri olarak gelecek nesillere güzel bir temiz bir cevre bırakabilmek amacıyla ve duyarlı biri olarak yaptıgım iş geregi cıkan yüzlerce
pili biriktirerek belediyeye teslim etmiştim yine yüzlerce pil biriktirerek cöpe atmayarak ..dogayı ve sularımızı korumanın bilinci mutlulugu içindeyim .. temiz ve güzel bir beykozda yaşamak dilegiyle ..hoşçakalınız...hancer gümüş dünyası ..........mustafa hancer

Toplam 2 yorum bulundu. 1-2 arası listeniyor.
Ozan Derviş

RAMAZAN RUHUNU VE BEREKETİNİ KAYBETMEYELİM

13-06-2018 Yorum yok. 1402
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1329
Neyir Erkan Şişman

Seçime Doğru

13-06-2018 Yorum yok. 548
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 694
Zeynep Küçük

Kahve ve Kitap

13-06-2018 Yorum yok. 479

HOŞGÖRÜ VE SABIR

13-06-2018 Yorum yok. 258
Makbule İnaç

Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 Yorum yok. 873
Yaprak Akın

İMAR AFFI ÖZETİ

20-06-2018 Yorum yok. 312
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAKSIZMIYIM… ?

13-06-2018 Yorum yok. 787
Asiye Çakır

NE GÜZEL ÇOCUKLARDIK BİZ!

13-06-2018 Yorum yok. 1603
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 935