AYLARDAN NİSAN GÜNLERDEN ERGUVAN

12-04-2014 2198 Yorum yok. Yorum Ekle

“Umut, hiç bitmeyen bahar mevsimidir. İçinde kar da yağar, fırtına da kopar. Ama çiçekler, açmaya hep devam eder.”Sözünü çok severim… Nedense hüzünler, vedalar, sonbahara, neşe, mutluluklar ümitler de hep bahara yakışır. Bahar ayının gelincikleri, laleleri, papatyaları, sümbülleri, leylakları, menekşeleriyle, mimozalarıyla, memleketimin her yeri güzeldir; ama İstanbul’da, Boğaziçi’nde baharı yakalamak daha bir güzeldir. Tıpkı şarkıdaki gibi: “Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler, nasıl yakalamıştık, saçlarından baharı…”.

 “Ben ki her nisan bir yaş daha genç, her bahar biraz daha aşığım” der şair Orhan Veli Kanık. Erguvan ağacının kardeşi diye adlandırdığım mor salkımlar ve hele de erguvanın çiçekleri, Boğaziçinin güzelliğine muhteşem güzellik katan eşsiz bir gerdanlık gibi görünürken, aşık olunmayacak gibi değildir baharda İstanbul ve Beykoz… Farkında olanlar için erguvanlar, ağacın dallarında çok kısa bir süre kalsa da, etrafta kendine has rengi göründüğünde ne elem kalır, ne dert, ne keder… Kalamış’taki Münir Nurettin Selçuk Caddesi’nin deniz kıyısı ise İstanbul’da Anadolu Yakası’nın en çok erguvan ağacı görülen bölgesiymiş. Üstad,  demek ki boşuna şarkısında dememiş: “Bir tatlı huzur almaya geldik, Kalamıştan”diye…

Erguvanın yapısını araştırdığımda kısaca “ dip kısmı kalp şeklinde, ucu yuvarlak, kenarlar tam bir bitkidir. Işık ağacı da denen bitki, gençken kırmızımsı-mor daha sonra mavi-yeşile döner. Erguvan, yapraklanmadan önce Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar ”diye tarif ediliyor. Belki de evden Beykoz dışına çıkıp, erguvanların yine en çok görüldüğü yer olan adalara gitme isteğiyle Kabataş, Kadıköy ve Bostancı’dan kalkan ada vapurlarına atlayarak baharı karşılamak ister, adeta geçmiş yüzyıldan kalma minyatür İstanbul’u gözler ve duyumsarsınız.

Ya da İDO’nun günde iki kez Eminönü-Anadolukavağı- Paşabahçe arasında düzenlediği özel gezi seferleriyle Boğaziçi’nde erguvan turuna çıkabilirsiniz. Ayrıca bu gezilerde Yesari Asım Ersoy’un “ Ada Sahillerinde Bekliyorum” şarkısını acaba hangi duygularla bestesini yaptığını merak eder ve mırıldanıverirsiniz. Mesela ben her bahar mevsiminde “ Değdi Saçlarıma Bahar Gülleri” şarkısını udla çalıp söylediğimiz Türk Sanat Müziği kursundaki dersleri ve arkadaşlarla olan anılarımı hep hatırlarım. Kandilli Kız Lisesi’nde okurken, okulumuzun bahçesindeki erguvan ağaçları arasında gezindiğimizi, Beykoz’a dönerken yol boyunca doyasıya erguvanları seyrederek gelişimi de unutamam.

Tam bir erguvan aşığı olan ünlü yazar Haluk Dursun, nisan mayıs aylarında talebelerini toplar, deniz yollarından kiraladıkları bir vapurla onlara Boğaz gezisi yaptırır ve Boğaz’ın o güzel erguvanlarından kaç ağaç olduğunu öğrencilerine saydırırmış. “İstanbul’da Yaşama Sanatı” adlı kitabında yazar, İstanbul erguvanlarının, mimozalarının açıp açmadığını izlemekten bahsederken,  bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemeyi, Boğazda lüfer avına, mehtaba çıkmanın, bir eski İstanbul Efendisinin sohbetine koşmanın, Haliçteki son kayıkçıyı görebilmenin; İstanbul sularını tatmanın ve İstanbul’da güzel sesli bir müezzinin ezanına kulak vermenin hoşluğunu da İstanbul’da yaşama sanatının bütün güzellikleri içinde yansıtıyor.

Kıymetli babam da erguvanları o kadar çok sever ki, her sene onların açma tarihlerini küçük not defterine yazar… O’na sorduğumda, bu sene erguvanların açma tarihlerinin nisan sonu yerine  en erken dönem olan nisan  açtığını söyledi. Burunbahçe, Paşabahçe, Kanlıca, Anadoluhisarı ve kıyı boyunca devam eden renkler cümbüşünü seyre dalmak ve zamanın durduğu bahçeleri kaçırmamak, ölümsüzleştirmek istiyorsanız, fotoğraflamak gerek.  Meşhur koru ve bahçelerde bahar gezintisi yaparken, yaprakların arasından sallana sallana çiçeklere kur yapıp şarkılar mırıldanan bülbül şakıma seslerini de duyabilirsiniz.

Ufak bir araştırma yaptığımda,  Erguvan Şenliği’nin Bursa ve İstanbul’da yapıldığını gördüm.  İBB halen Erguvan İstanbul Derneği’nin etkinliklerine destek vermekte. . Derneğin Nisan ayı içinde tekneyle Boğaziçi gezisi düzenlemek, Sultanahmet’teki Mehmet Âkif Ersoy Parkı’na fidan dikmek, Ayasofya’da erguvan temalı minyatür, ebru, resim sergisi açmak gibi planları bulunuyor.

Edindiğim bilgilere göre, Erguvan İstanbul Derneği Başkanı Hüseyin Emiroğlu ise erguvanın tarihi ile ilgili basına verdiği bir demeçte bu ağacın, Osmanlı’dan önce de Boğaziçi’nde var olduğu, günümüzde bazılarının hastalanarak kuruduğu, bir erguvan ağacının yetişmesinin 25- 30 sene aldığı için var olanları iyi korumamız gerektiği, İstanbul’daki binlerce erguvan ağacının tabiat mirası olarak koruma altına alınması gerektiğini belirtti.

Esasında Beykoz’umuza erguvan şenliği ne güzel de yakışır. Çiçeklerin en çok görüldüğü yerler olan Burunbahçe, Anadoluhisarı ya da eski bir sokağın, tarihi evinin duvarları arasına dallarını tüm alçak gönüllülüğüyle uzatan o güzel bahçelerden birinin mekânında yapılsa!

 Aslında 2011 yılında, Burunbahçe’de, Beykoz Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek ev sahipliğinde İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın katılımıyla erguvan dikim şenliği yapılmış, çocuklarla birlikte erguvan dikilerek onlara can suyu verilmişti. 330 erguvanın dikildiğini belirten Başkan Çelikbilek, önümüzdeki günlerde Karlıtepe’yi de ağaçlandıracaklarını belirtmişti. Bu güzel müjdenin gerçekleşmesini dileyerek; Ustalık dönemine başlayan Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilek’in, baharın gelişini müjdeleyen böyle bir erguvan festivali veya bayramını gerçekleştireceğine inanıyorum. Hatta yenilenen Belediye binamızın denize bakan tarafına nacizane fikrim olarak, toprak elverdiğince bir kaç tane erguvan ağacının bulunması da alana güzellik katabilir.

Son olarak, aylardan nisan günlerden erguvan diyorum ve sadece bir gün bile vakit ayırarak, o muhteşem güzelliklerin farkına varmanızı, Türk filmlerine konu olan ve tarihi erguvanların bulunduğu Beykoz Burunbahçe’yi görmenizi tavsiye ediyorum.

ZEYNEP KÜÇÜK


Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1299
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1459
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 865
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1292
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1639

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 818
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 347
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 655
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 608
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 963
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1916
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1217
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2410