OBJEKTİF ANALİZ….!!!!

29-05-2014 1799 Yorum yok. Yorum Ekle

DEĞİŞEN DÜNYANIN, GELİŞEN TÜRKİYE SİNDE, YAŞADIKLARIMIZA İNANMAK İSTEMİYORUZ SANIRIM.

DÜNYA DOYUMSUZ VE GEÇİMSİZ ÜLKELERYÜZÜNDEN, TÜKENMİŞLİK SENDROMUNA GİRERKEN,

KENDİNE ÖZGÜ, MİLLİYETÇİLİĞİ, VATAN VE BAYRAK SEVGİSİ OLAN TÜRKİYE, YILLAR SONRA BİRÇOK KONUDA KABUĞUNDAN ÇIKMAYA ÇABALAMAKTADIR.

BUNU YAPARKEN,  ELBETTE PAÇASINA ASILANLAR VE ENGEL OLMAYA ÇALIŞANLAR OLMAKTADIR.

90 YILLK CUMHURİYETİN, 30 YILI KALKINMA İLE GEÇERKEN DİĞER YILLARI KOALİSYONLARLA BOĞULARAK VE CILIZ SİYASİ ADIMLARLA YERİNDE BİLE SAYAMAMIŞTIR.

ADETA, EKONOMİK, SOSYAL VE SİYASAL BAKIMDAN TAMAMEN DIŞA BAĞIMLI ÜLKE OLMUŞTUR.

GELİŞME KAYDETTİĞİMİZ 30 YILA BAKARSAK, HEPSİNDE TEK PARTİ İKTİDARINI GÖRMEKTEYİZ.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ‘ÜN OLDUĞU YILLAR,

ADNAN MENDERES YILLARI

TURGUT ÖZAL ‘LI ANAP DÖNEMİ İLE

RECEP TAYYİP ERDOĞAN BAŞKANLIĞINDAKİ AKPARTİ

DÖNEMLERİ BÜYÜME HIZI VE HUZURUN EGEMEN OLDUĞU YILLAR OLARAK ÖNÜMÜZE ÇIKIYOR.

DEĞERLİ DOSTLARIM, BEN YALIN İFADELERLE YAZMAYI VE ANLATMAYI SEVERİM.

1983 YILINDAN BUYANA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA GÖREVLER YAPTIM.

ŞİMDİ, ANA BAŞLIKLAR HALİNDE BİRKAÇ KONUDA GÖRÜŞLERİMİ SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM, İZNİNİZLE;

*SOSYAL BAKIMDAN TÜRKİYE,

Hepimizin bildiği üzere ülkemiz yedi bölge ile anılan güzel bir coğrafi konumdadır. Her bölgenin kendine özgü dil, din, ırk, örf ve adetlerinin mevcut olduğu bilgimiz dahilindedir.

Böyle olmakla birlikte, Tek Vatan, Tek Dil, Tek Bayrak  anlayışı ile bu günlere geldik.

Öyle ki, Türkü, Laz’ı, Çerkesi, Kürtü, Ermenisi, Rumu, Muhacirleri bir bine kız alıp vererek akraba olmuş, Kız alıp vererek kocaman Aileler ortaya çıkmış ,ortak dil Türkçe olarak bu günlere kadar gelinmiş.

Oysa bu insanlar, top yekûn bir kurtuluş savaşı vermiş, çoğu bu uğurda şehit olmuştur. Ortada bir gerçek var ki,,

Savaşa gidenlere denilseydi, bu vatan için savaşacaksın, gerekirse öleceksin, ama sağ kalırsan döndüğünde ana dilini konuşmana izin verilmeyecek, kısıtlı bölgelerde yaşayacaksın deselerdi, sanırım bazıları bu savaşa katılmazlardı.

Özellikle Kürt vatandaşlarımız büyük şehirlere yerleşerek ve girişimci yanlarını ön plana çıkararak Dil dışında bu çemberi aşmıştı. Kaldı ki, bu konu ile ilgili birçok yazılar yazıp, Orada yaşayanları Samimiyete davet etmiştim.  Hala öyleyim. Bugün yaşanan Barış sürecine, Yapıcı katkılarını beklemekteyim. Hem siyasilerin hem sivil toplum örgütleri ve Halkının…

Diğer vatandaşlarımızın Dil gibi bir problemi pek olmadığından pek sorun teşkil etmedi.

Yasakların özellikle kendilerini kapsadığı inancıyla Kürt kökenli vatandaşlarımız, silahlandırılıp dağlara çıkarıldı. Kendi güvenlik güçleri ve Halkıyla 35 yıl savaştı. Çok ocaklara ateş düştü, çok canlar yandı.Bugün görüyoruz ki, bu menfur..olaylarda tek suçlu dağa çıkanlar değilmiş..!! Yanlış Devlet politikaları, yanlış teşhisler, korkak siyasetçiler le 2012 sonuna gelindi.

Çok şükür bugün çok sahada olduğu gibi bu bölgede de huzur var. Buna çeşitli kılıflar uydurulsa da Ülkemizin, huzura ihtiyacı vardı.

Öyle ki biz sadece Türkçe bilenlerin yanında Kürt kardeşlerimizin bir lisanı daha oldu..!!

Diğer taraftan irdelenmesi gereken konu ise, Büyük kentlerde yaşayan, Elit..!!! kesim in Bencilliği ve yıllardır yönettikleri Halkın temsilcisi olarak kendini Lanse eden ki…Bence de öyle.AKPARTİ.. Yönetimine karşı tutumudur. Ülkede unutulmuş bazı olguları bizlere hatırlattı 12 yıllık hükümet. Milletin iradesi……yıllarca askeri ve sivil vesayetlere esir olmuş Türkiye Cumhuriyeti böylece özünü bulmaya başlamış oldu.

Başörtülü ana ve bacıları evde oturan bazı insanların bile bu mevzuda, inancının bir parçası olarak gördüğü giyinip kuşanmayı eleştiri konusu yapması bile kendi iradesi değildi.

Türkiye insanını tanıyan, onunla birlikte hareket eden,onun ne zaman nerede ne istediğini çözmüş bir İKTİDAR var artık.

İşin enteresanı, işçi, köylü, emekçi partisi olarak bilinen adı gibi Cumhuriyet HALK Partisinin oy aldığı bölgeleri incelediğimizde, ortaya garip bir çarpıklık çıkmıyor mu..??

Bakırköy-Kadıköy-Beşiktaş-İzmir- gibi sahil şeridinde oturan Orta direk üstü vatandaşların partisi HALK partisi olmuştu artık..

Türkiye’de ortaya çıkan HUZUR hali, birçok egemen Avrupalıyı harekete geçirmiş, Tıpkı Mısır-Tunus-Ukrayna-Suriye- gibi ülkelerdeki gibi ortamlar içim düğmeye basılmıştı.

Eski Türkiye olsaydı, hükümetin buna dayanması imkansızdı.. tek çare içeriden kemirmekti…buldular da..ama ömrü vefa etmedi..!!

Zira Türkiye de artık Milletin seçtiği yönetim, Milletin kendisi vardı.

Daha yani Koç ailesinin FORD markasının bir açılışına katılan Başbakanımız her şey de olduğu gibi burada da en başta söylediğini yinelemiş, Türkiye kendi otomobilini yapmalı diye Kararlılığını bir kere daha ortaya koymuştur.

Zaman, birlik, beraberlik zamanı, ayrışma zamanı değildir.

Bugün, sosyo-ekonomik bakımdan güçlü olanlar Hükümetlerinin yanında olurlarsa kıymetleri daha da artar ve refahları çoğalır.

EKONOMİK AÇIDAN TÜRKİYE

Değişim ve gelişimlerle birlikte geçmişteki birçok alışkanlığına son veren Türkiye,,,

Yönetenlerin dediği gibi, YENİ TÜRKİYE..

Dünyanın ve Avrupa’nın pek görmek istemediği Türkiye’dir.

Daha dün e kadar,50 cent e muhtaç, İMF lerin kapısında yatan yöneticiler,

Bir kitap ve buna benzer sudan bahanelerle faizleri fırlatan ekonomik krizlerin bittiği Türkiye yi  menfaat ve çıkar grupları istemedikleri aşikar..

Çift haneli enflasyon rakamlarının tek hanelere gelerek,esnafın  gerçek kar ve zararını görmesi 2001 AKPARTİ Hükümetinin eseridir.

Hepiniz çok iyi biliyor ve yakından takip ediyorsunuz ki, İkiz kuleler faciasından sonra Başta Amerika Ve Avrupa olmak üzere birçok Dünya Devleti Ekonomik sorunlar yaşadılar.

*Peki Tüm Dünyada bunlar olurken, Petrolü olmayan, Maden çıkaramayan, Marka bir ürünü olup ta ihraç edemeyen, Otomotiv sektörü ve çeşitli Teknolojilerin tamamını ithal eden Ülkemizin Tek Dış kazanç Kapısı TURİZM dir.

*Kriz yok, Borç ödeniyor, İhracat geliri çok zayıf…Büyüme var..Cari açık batık seviyesinde değil..!!! Peki, bu nasıl oluyor. Demiyormuyuz…

Değerli dostlarım bu tamamen Hükümetin Başı Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümetin başarısıdır. Usame bin Ladin in arkasından İslam alemi zenginleri var güçleri ile Türkiye’yi desteklediler… Gezi olaylarında dolar, avro beş binleri bulmadıysa dışarıdan gelen paralara borçluyuz.Türkiye Ortadoğu’nun en güçlü kalesidir. Bunu Tüm Dünya bir kez daha gördü.

Reformlara devam edecek olursam…..

Faizlerin eskiye nazaran komik rakamlara gelmesi,

Merkez Bankasının bağımsızlığı bu dönemin artılarındandır.

İMF ye olan borcun bitmesi ile Dış borcun artmasını kıyaslayanlar yanılgıya düşerler. Zira büyüye ülkeler in dış borcu artabilir. Kontrol edilebilir seviyede kalması şartı ile.

Son yaşadığımız, SOMA kazasından sonra Çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı iş ve işçi güvenliğinde ciddi yaptırımlar uygulayacaktır.

Düşük maaşlara çalışan işçiler, bunun hesabını önce SENDİKA larına, sonra kendilerine sormalılar.

Yıllardır işçi çalıştıran biri olarak, iddia ediyorum ki,,

Türkiye de …dolu dolu SEKİZ saat çalışan işçi yoktur..(madencileri tenzih ederim).

Keşke asgari ücret 3.000.00 TL olsa.

Türkiye’nin Ekonomik alanda en büyük eksikliklerinden birisi, bir MARKA üretememesidir.

*THY Dünyada ki guru kaynağımız, En büyük markamızdır şu an.

Kore bile Kia-Hyundai gibi dünya markaları yaratmışken, bizim en genç nüfus edebiyatı yapmamız komik oluyor…

Evet genç iz..ama tembeliz..hazırcıyız..kolaycıyız..

Türk ekonomisini ayaya kaldıracak önemli unsur, TARIM ve HAYVANCILIK tır.

Bu vesile ile büyük kentlerdeki yığılmayı da önlemiş oluruz.

SPOR DA TÜRKİYE..

Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline gelen Spor etkinliklerinde Ülkemiz son yıllarda kendini hissettirmeye başladı

Özellikle futbol-erkek kadın Basketbol, Voleybol….

Şirket takımlarımızın yanı sıra köklü kulüplerimiz bu konuda çok önemli finansörlerle  çalışmaktadırlar.Ayrıca Devlet tesis anlamında çok büyük atılımlar yaparak gerektiğinde Kulüplere sonsuz krediler ve imkanlar sunmaktadır.Zira hem Olimpiyat, hem Dünya ve Avrupa Şampiyonalarına talip olan, Özgüveni yüksek bir İdareye sahibiz.Ancak Sportif alanda bir çok sıkıntılarımız da yok değil..

*Kurumlar hala Özerk olamadı, sözde seçimli genel kurul yapılıyor ama görev alanlar ATAMA gibi..!!

*Futbol federasyonumuz komedi gibi, Beşiktaş gibi güzide bir kulübü borç batağına sokan birinin Federasyona Başkan olmasını hazmetmek mümkün değil.

*Özellikle futbol saha ve tribünlerinde gördüğümüz şiddet ve terör e bir çare bulunmalıdır.

Burada , yönetici ve sporculara çok büyük  görevler düşmektedir.

Yönetici dürüst, sporcu ahlaklı olacaktır.

Endüstriyel futbol var diye bazı değerlerimizi es geçemeyiz.

*Hakemler de insandır..evet kabul ediyoruz ama ,onlarında bir standardı olmalı,,,hatalar asgari ye inmeli ki.Öne çıkmasınlar. Hatta hakemlik meslek olmalı, onun tek işi bu olmalı.

*Kurullarda görev yapan insanları seçerken tarafgir olmayıp hak eden ve içinden gelenleri oraya koymalıyız.

*Ceza adı altında ,SEYİRCİSİZ..!!! Deyip, kadın ve çocukları insan yerine koymama komikliği ortadan kalkmalı.

*Taraftarlar ise daha aklı-selim daha soğukkanlı ve anlayışlı olmalılar,Her sahadaki fanatik olma hali gibi buda yapımıza uygun değil ve Dünya alem e rezil olmaktayız..

*Bütün bu olumsuzluklar, Devlet ve Federasyonlar olarak TALİP olduğumuz bütün ORGANİZASYON lardan olumsuz dönmemize sebep olmaktadır.

*Atletizm de, Güreşte, tekvando da çok başarılı olamasak ta zaman zaman ses getiren sonuçlar yakalayabiliyoruz.

Fakat gerçek olan bir şey var ki 77 milyonluk nüfusu olan Ülkemin daha büyük başarılar elde etmesini kim istemez ki..

TOPARLAYACAK OLURSAK..

Değerli dostlarım,2011 seçimleri ile birlikte TÜRKİYE yeni bir yörüngeye girmiş bulunmaktadır.

Göreve geldiklerinde, Ben bile….Köy ihtiyar Meclisi Göreve geldi..!!! Dediğim AK PARTİ Hükümetleri Rahmetli TURGUT ÖZAL ın başladığı basamakları çıkmaya devam etmektedirler.

1999 seçimlerinde ANAVATAN partisinden İL GENEL MECLİS Üyesi olarak seçimlere katılmıştım..2001 krizi beni kenarlara ittikten sonra AKPARTİ hükümetlerinin sosyo-ekonomik alanlarda yaptığı kanun ve yeniliklerle herkes gibi kendime geldim.Yıllardır yaptığım sivil kuruluşlardaki çalışmalarımı birkaç yıldır yeniden SİYASİ arenaya taşıdım. Genel merkez ve Kadıköy ilçe teşkilatının teveccühleri ile ilçe yönetiminin Halkla ilişkiler Başkan yardımcılığı görevine getirildim. İnsan ilişkilerini-ruh halini bilen biri olarak başarılı olmaya çalışacağım.

Ülkem ve Milletim için iyi ve Hayırlı olan her şeyin arkasındayım..

ASLOLAN…….ÇALIŞKAN-İNANAN ve KARARLI  …OLMAKTIR…

HERŞEY  ..TÜRKİYE VE VATANDAŞLARIMIZ  İÇİN…

Saygılarımla

Tekin Toklucu

tekintoklucu@gmail.com


Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

SEVGİLİYİ UĞURLARKEN

30-12-2017 Yorum yok. 1555
Gülay Demirel "Konuk Yazar"

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 3016
İsmail Akyel

Sağlıklı Beslenme Önerileri

20-12-2017 Yorum yok. 1878
Ozan Derviş

YETER Kİ HAFIZANIZA İZİN VERİN

20-12-2017 Yorum yok. 1377
Neyir Erkan Şişman

TAHAMMÜLSÜZ TOPLUM

20-12-2017 Yorum yok. 2287
Asiye Çakır

YAŞA(T) BE İNSAN !

20-12-2017 Yorum yok. 1641
Yaprak Akın

BEYKOZ HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 1847
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Yeni Bir Umut Yılı İstiyorum

20-12-2017 Yorum yok. 1482
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Sevmek Nedir…

11-11-2017 Yorum yok. 3318
Makbule İnaç

BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 5 yorum. 2071
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

ÇAĞIN VEBASI...!!!

11-11-2017 Yorum yok. 2345
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 2783
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 1977
Zeynep Küçük

Duyarlı Ol, Bir İmza da Sen Ver!

02-08-2017 Yorum yok. 2350