Merhaba

28-03-2016 3377 Yorum yok. Yorum Ekle

Bu ay itibariyle gazetemiz Doğuş Haber ‘de sizlerle birlikte olacağım. Bu köşede neler mi olacak? Aile kurumuna, eşler arası ilişkilere, ebeveynlik becerilerine rehberlik etmeye çalışırken, sizlerden canyar@hotmail.com adresime gönderilecek sorulara mümkün oldukça cevap aramaya çalışacağım.

‘’Toplumun en küçük birimi ailedir’’ ve ’’Aile toplumun temel taşıdır’’ gibi ifadeleri daha ilkokul sıralarında öğrenmeye başlıyoruz. Bunun devamında görev dağılımı yapıyoruz kafamızda kızlar anne olacak, yemek yapacak, ütü yapacak, temizlik yapacak, misafir ağırlayacak.

Erkekler baba olacak baba güçlüdür, ağlamaz, korkmaz eve para getirir ve ona hizmet edilir kendinden küçükleri karşı cinsi korumak zorundadır. Belki de edinilen bu bilgiler ışığında kız çocuğumuz dünyaya geldiğinde ona ilk oyuncak olarak bir bebek alıyoruz. Bebeğin devamında fincan setleri, ütülerle odalarını süslüyoruz.

Aslında bilinçli ya da bilinçsiz olarak aile olmayı, annelik görevlerini daha çok erken yaşlarda kız çocuklarımıza aşılıyoruz. Erkek çocuk ebeveynleri olarak oyuncak tercihlerimizi arabanın yanı sıra güç göstergesi kılıç, tabanca ve tüfekten yana kullanıyoruz.

Bu seferde yine bilinçli ya da bilinçsiz olarak erkek güçlü olmalıdır mesajını çocuklarımıza iletiyoruz. Yıllar ilerliyor. Bu minikler hayata karışıyor ve karşımıza ergenler, eşler veya ebeveynler olarak çıkıyor. Biraz önce belirttiğim oyuncak seçimiyle başlattığımız, tutumlarımızla, kalıplaşmış yargılarımızla yön verdiğimiz o hayatlara kattığımız olumlu ya da olumsuz izlerle beklide en çok o zaman yüzleşmeye başlıyoruz.

Danışan ailelerle yaptığım görüşmelerde ergenlik sürecindeki erkek çocuklarının kardeşlerine şiddet uyguladığı veya ergenlik sürecindeki kızlarının okul derslerine ilgisiz davrandığını, özel arkadaşı olduğunu ve eğitime devam etmek istemediği şikâyetlerini sıkça duyuyorum. Ya da eşlerle yapılan görüşmelerde bayan çalışsın ya da çalışmasın tüm ebeveynlik sorumluluklarının ve ev işlerinin bayanda yoğunlaştığını gözlemliyorum. Bir diğer durum belki de diğer durumların tam zıttı, kariyer anneleri. Bakıcı desteği ile büyüyen çocuklar yalnızlaştırılmış, silikleştirilmiş babalar. Tabi ki sosyal, ekonomik çevre fark etmeksizin hızla tırmanan şiddet vakaları…

Aslında yukarıda belirttiğim tüm bu olumsuzlukların başka bir ifadeyle şikâyetlerimizin temel kaynağı yine biz ebeveynler, bizim çocuk yetiştirmede sergilediğimiz hatalı tutum ve davranışlar. Ülkemiz genelinde ve ilçemizde son dönem verileri incelendiğinde hızla yükselen bir boşanma grafiğiyle karşı karşıyayız.

Boşanma dava aşamasına gelindiyse eğer grafiklere yansıyor, bir de bu orana dört duvar arasında yaşanan mutsuz ilişkileri, travmaları, mecburen devam eden evlilikleri de eklemek lazım. Pek çok nedeni var kuşkusuz, yukarıda belirtilen sorunlar sadece konu başlıkları, her ilişki kendine özel olduğu gibi sorunlarını da kendine özel.

Sadece şöyle bir gerçek var ki sanırım bizler TEOG, YGS, LYS, ALES KPSS için hazırlayalım kurstan alıp, baleye, futbola, gitara piyanoya götürelim derken yetiştirdiğimiz proje çocuklarımızı hayata, aileye hazırlamayı unutuyoruz…


Ozan Derviş

KLAVYE GAZETECİLİĞİ

17-02-2019 Yorum yok. 518
Neyir Erkan Şişman

Beykoz Siyasetinden bir Yücel Çelikbilek geçti

30-01-2019 2 yorum. 899
Çiğdem Topatan

NEREYE KOŞUYORUZ?

30-01-2019 Yorum yok. 685
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Güvenmek mi yoksa Mantık mı ?

30-01-2019 Yorum yok. 759

2019 ŞÜKÜR

30-01-2019 Yorum yok. 818
Hacı Arıcı

HİZMET Mİ? ZİMMET Mİ?

30-01-2019 Yorum yok. 689
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 678

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 591
Yaprak Akın

Yeni bir Türkiye Yaratabilirmiyiz.. ?

30-01-2019 Yorum yok. 489
Asiye Çakır

İKİ YÖNLÜ YOL

30-01-2019 Yorum yok. 1396
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAYAT BAYRAM OLSA…

25-12-2018 Yorum yok. 949
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2202