Umutlar ve Hayaller‏

12-05-2016 7147 Yorum yok. Yorum Ekle

Merhaba değerli dostlarım,

Zaman mı  çabucak geçen yoksa ömür mü giden çok kısa sürede. Ne çabuk geçti koskoca bir ay. Geçerken bizlerden neler alıp götürüyor. Neleri kaybediyoruz. Hangi değerlerimiz yok oluyor bir bir. Kimi hayallerimiz, kimi umutlarımız. Dün yanımızda olanlar, bugün yoklar. Kimi zamansız aramızdan ayrılanlar var, kimi de kabullenemediğimiz canlarımız.

Hep bir hayal dünyasında, umut dünyasında yaşıyoruz hepimiz. Farklı farklı hayaller kurarız. Kimimiz bir ev, bir araba lüks bir hayat, kimimiz ekmek parası. Kimileri kavuşamadığı sevgilinin hayalini, kimileri askerdeki oğlunun hayalini, kimi Pazar tezgâhında o gün kaç kasa meyve satacağını hayal eder. Hayaller ve umutlar kişilere göre değişir durur. Kim bilir şu an sizin hayaliniz nedir.

Bazen bir şarkı, bazen bir hikâyede gizlidir hayallerimiz. Hikâye derken, geçenlerde bir dostumdan dinlemiştim. Bir hayli etkilendim o an.

Konu nasıl açıldı hatırlamıyorum ama şöyle anlattı.

Hastanede bir odaya ikinci bir hasta getiriliyor. Hasta gözlerini açtığında sadece tavana bakabiliyor, kıpırdayamacak kadar engelli. O sırada yan taraftan bir ses gelir. Hoş geldin geçmiş olsun diye. Sohbete dalarlar. Yan taraftaki hasta diğer hastaya odanın tamamını anlatır. Kendisinin cam kenarında olduğunu ciğerlerinden hasta olduğunu, günde bir saat dik oturtulduğunu söyler. Bu bir saatlik oturmasında ise o’na dışarıda olan bitenleri anlatır. Sorduğunda görebildiğim her şeyi anlatayım der. Dışarıda bir park olduğunu, çocukların oyun oynadığını, bankta oturanları, sahili, denizi, gökyüzünü yani görebildiği her şeyi anlatır. Kıpırdayamayan hastada mutlu olur böylece. Günler böyle geçer. Bir gün parkta bando takımını konserini anlatır. Sesleri duymaz tuhaf olur ama içinden galiba ses yalıtımından olsa gerek diye düşünür. Derken bir sabah uyandığında arkadaşından ses gelmez. O sırada odaya giren hemşireye sorar. Hemşire maalesef hastamızı kaybettik der. Çok üzülür ve hemşireye mümkünse arkadaşının yatağına geçmek istediğini söyler. O’da tabii mümkün der ve onun yatağını yer değiştirir. Hasta yer değişiminde cama bakar ama cam yoktur orada, sadece duvar vardır. Hemşireye sorar. Ben uyuduğumda odamı mı değiştirdiniz. Hemşire hayır der. Hasta nasıl olur şuarada pencere vardı, ölen arkadaşım bana her gün bir saat dışarıyı anlatırdı. Hemşire bu mümkün değil der. Nasıl olur, O anlatamaz ki der. Nedenini sorduğunda ise,

Anlatamaz çünkü o ölen kişinin gözleri görmüyordu. O kördü, mümkün değil der yine. Hastamızın gözlerinden yaşlar süzülür o an.

Evet gözleri görmüyordu ama hayalleri vardı onun. Görmek istediği, duymak istediği, içinde yaşattığı. Kendi dünyasında gördüğü.

Hepimizin hayalleri gibi. Hayallerimizden asla vazgeçmeyelim. Yüce Rabbim vermeyeceği hiçbir şeyin hayalini kurdurmazmış kullarına.

Ama bu yalan  dünyada , Ama asıl gerçek dünyada.

Saygılaımla….

Taner Mert


Ozan Derviş

RAMAZAN RUHUNU VE BEREKETİNİ KAYBETMEYELİM

13-06-2018 Yorum yok. 1407
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1342
Neyir Erkan Şişman

Seçime Doğru

13-06-2018 Yorum yok. 557
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 702
Zeynep Küçük

Kahve ve Kitap

13-06-2018 Yorum yok. 486

HOŞGÖRÜ VE SABIR

13-06-2018 Yorum yok. 265
Makbule İnaç

Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 Yorum yok. 881
Yaprak Akın

İMAR AFFI ÖZETİ

20-06-2018 Yorum yok. 328
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAKSIZMIYIM… ?

13-06-2018 Yorum yok. 797
Asiye Çakır

NE GÜZEL ÇOCUKLARDIK BİZ!

13-06-2018 Yorum yok. 1606
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 945