Zimem (Veresiye) Defteri

02-07-2016 2158 Yorum yok. Yorum Ekle

Eskiden ne güzel adetlerimiz varmış sosyal ve insani yönü çok güçlü olan Osmanlıda Zimem denen borçluların borçlarının yazılı olduğu defter anlamındaki “Veresiye defteri” varmış. Toplumu tutkal misal bir arada tutan değerlerden biriymiş. Atalarımız, bir elin verdiğini diğer elin bilmemesi lazım sözü, sanki ekonominin temel dinamiklerinden olan Osmanlı İmparatorluğu zamanındaki “Veresiye (Zimem)” defteri için söylenmiş.

Bugün halen

 Anadolu da ve yerel bölgelerde olduğu gibi eskiden Osmanlı da da maddi sıkıntı çeken vatandaş esnafa veresiye yazdırarak evin günlük ihtiyaçlarını karşılarlarmış.

 Günümüzdeki bankaların kartlı sistemleri, taksitli satış ve tüketici kredisinin yükünü o gün esnaf “Veresiye defteri” ile çekermiş.

Yani

 ihtiyacı olan ve elinde nakit parası olmayan vatandaşlar mahallenin esnafından alış verişini yapar dükkan sahibi de alacaklarını daha sonra ödenmek üzere “Veresiye defteri” ‘ne yazardı.Eline para geçen borçlu da en kısa sürede borcunu öderdi.

“Veresiye defteri” ‘nin sosyal yardımlaşmaya vesile olduğu bir başka yön ise bu uygulamanın zekata dönüştüğü yerdi.

 Özellikle ramazan ayında zekat verecek durumda olan varlıklı vatandaş, farklı, tanımadığı bir semtin ilk dükkana girererek dükkancıya borç sorar, sonra altın kesesini bakkalın söylediği tutarı kadar ona uzatır ve -Sil o kişinin borçlarını Allah kabul etsin- der dükkandan ayrılırmış.

Böylece sosyal ve insani olan bu olay sonrasında, ne borcu ödeyen kimin borcunu ödediğini bilir, nede borçlu kişi borcunu kimin ödediğini bilirmiş. Zekat sahipleri de tuttuğu defterciğe, kime hangi niyetle ne kadar para verdiklerini kaydedermiş.

Hikayenin özü ise bu sosyal dayanışma yöntemi ile ne zengin yardım yaptığı kişi karşısında gurur yapar, ne de fakir kişi borçlu olmanın minneti ile yaşamak zorunda kalırmış. Tabiri caizse zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış sözüne de gerek kalmazmış.

 Bu olayı günümüzde de devam ettirebilsek keşke. En azından, atlamamamız gereken zekat ibadetini de el verdiğince maddi imkanlar ölçüsünde yerine getirebilmeliyiz. Zekat, islamın 5 şartından biridir. Zekat vermek malı azaltmaz. Aksine zekat, toplumsal dengeyi koruyan, fakirin hakkı, malı temizleyip çoğaltan bir ibadettir. Ağacı nasıl budarsak, nasıl tomurcuklanıp çoğalırsa, zekat ta öyle olup malı artırır. Genellikle de Ramazan ayı içinde verilir.

Günümüzde de rastladığım kadarıyla duyarlı zenginlerimiz ya da iş adamlarımızın bir zekat defteri olur, oraya verdikleri zekatları yazar, böylece vermesi icap eden zekat miktarlarını belirleyerek, eksikliğe düşmeden hesaplarını yaparlar. Allah hayırhahlıkta yarışan insanlarımızın sayısını artırsın.

Bütün yaşanan olumsuzluklara rağmen ve inat, ülkemiz ve tüm inananların bayramını kutlar, bir çocuk gülümsemesinin herşeye bedel olduğu bayram günlerini hayırla ihya edebilmeyi , daha güçlü olup milletçe kenetlenmeyi, geleceğimizin barış dolu günler getirmesini Allah’tan dilerim.


Ozan Derviş

KLAVYE GAZETECİLİĞİ

17-02-2019 Yorum yok. 518
Neyir Erkan Şişman

Beykoz Siyasetinden bir Yücel Çelikbilek geçti

30-01-2019 2 yorum. 899
Çiğdem Topatan

NEREYE KOŞUYORUZ?

30-01-2019 Yorum yok. 685
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Güvenmek mi yoksa Mantık mı ?

30-01-2019 Yorum yok. 759

2019 ŞÜKÜR

30-01-2019 Yorum yok. 818
Hacı Arıcı

HİZMET Mİ? ZİMMET Mİ?

30-01-2019 Yorum yok. 689
Makbule İnaç

Baktığını Görmek

30-01-2019 Yorum yok. 678

TÜRK CAM SANATI VE BEYKOZ İŞLERİ

30-01-2019 Yorum yok. 591
Yaprak Akın

Yeni bir Türkiye Yaratabilirmiyiz.. ?

30-01-2019 Yorum yok. 489
Asiye Çakır

İKİ YÖNLÜ YOL

30-01-2019 Yorum yok. 1396
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAYAT BAYRAM OLSA…

25-12-2018 Yorum yok. 949
Bilal Karabacak

BEYKOZ ANADOLU’DUR…

21-11-2018 Yorum yok. 2202