On yaşındaki oğlumun sorusunu ilk kez cevaplayamadım!

10-08-2016 1953 Yorum yok. Yorum Ekle

0ğlumun bebeklik döneminde agularla, mimiklerle ifade  ettiklerinden başlamak üzere her türlü eğilimini, sonrasında çevresini öğrenme sürecinde sonu gelmeyen sorularını,boşanmış anne babaya sahip olması nedeniyle boşanma kavramını,sevdiklerini kaybettiğinde ölümü yani on yaşına kadar pek çok konuda açıklamaları hayatına hep kattım.Çünkü doğruyu dolaylı yoldan değil direkt benden öğrenmesinin yaş dönemlerini göz önüne alarak daha faydalı olacağına inandım.

Ta ki o geceye kadar !Soru bu sefer belki de hiç çalışmadığım konudan gelmişti.Cevaplayamadım !Aceleyle belki de korkarak ( şu anda hala o anı çok iyi hatırlıyorum) dersine çalışmamış öğrenci edasıyla “Dedeni arasana” dedim.

Belki de tahmin ettiniz.Evet o cevaplayamadığım soru 15 Temmuz Cuma akşamı geldi telefonun ucunda ,tatilden arayan oğlumdan.

Sıcağın,günün,haftanın yorgunluğu geride bırakmak iki arkadaş günlük koşuşturmalardan yapamadığımız paylaşımları aktarmak için akşam 21.00 civarlarında Yalıköy’de bir cafedeydik.Huzurluyduk ,insanlar deniz kenarında yürüyüs yapıyor,deniz çarşaf gibi bize eşlik ediyor köprümüzün ışıkları boğazımın manzarası bizi rahatlatmak için işbirliği yapıyordu.

Sohbetin tam en heyecanlı noktasında telefonum çaldı ,O gece yapılacak onlarca telefon görüşmesinin ilkiydi.Oğlum heyecanlı  bir sesle “Hangi köprüydü bize yakın olan ?dedi Bende her zamanki öğretmen kimliğimle açıklıyorum.FSM var,okulun orda 3.köprü var .Oğlum beni susturur ,azarlar bir sesle ”Seyretmiyor musun ?Asker köprüyü kapattı.Neden polis değil asker?Neden kapattı ?Niye tank var?” “Ben dışarıdayım …….. teyzenle kahve içiyoruz dedeni ara istersen ama bomba ihbarı olabilir” dedim.

O anda gözüm duvarda ki tv ye iliştiğinde köprünün tek yönlü olarak kapandığı haberi son dakika olarak yazılı karşımdaydı. Terör olayları maalesef hayatımızın bir parçasıydı, arkadaşımla paylaştığımda bomba ihbarıdır diye yorum yaptık. Biraz yürüyelim düşüncesiyle ayağa kalktığımızda hesap ödeme tartışmasını arkadaşım kazanmıştı. Kendisi hesap öderken sosyal medya hesaplarıma göz atayım dedim. Darbe… Şakaydı sanırım. Ama yine de bir huzursuzluk vardı içimde yürüyüş iptal dedim arkadaşıma eve dönelim bir şeyler oluyor …Şaka sandığım haberin gerçekliğini annemin telefonda telaşlı eve dönün uyarısıyla gerçek olduğunu fark ettim.Tıpkı on yaşındaki oğlumun yerine geçmiş ne oluyor baba diye eve girdiğimde uzun süre unutamayacağım o jet sesiyle dondum kaldım.Cahildim,tecrübesizdim korkuyordum üstelik telefon sürekli çalıyor merak duygusunu bir yana atan oğlum bu sefer korkuyla soruyordu anne ne olacak şimdi sokağa çıkılmayacakmış sizin orda, ben burada kaldım ne olacak ,ben yanına gelecek miyim anne diye…Gecenin en çarpıcı sözü ise ‘sen bana başın sıkışınca,kaybolduğunu düşündüğünde hemen  en yakın polise ,askere git derdin askerler insanları eziyor demek ki yanlış biliyordun sürekli Mehmet dedem öldüğünde okunduğunda gibi sela okunuyor,istiklal marşı okunuyor korkuyorum.””

Sosyal ilişkilerde,ailevi ilişkilerde önemli konuların telefonda ve mesajlaşarak paylaşılmaması gereğine inanan ve danışanlarıma bu konuda yönlendirmeler yapan ben km lerce ötede bizlerin dahi (78 doğumluyum fakat 80 darbesi denen süreci doğal olarak hatırlamıyorum)tecrübe etmediği bir olayı on yaşında bir çocuğa nasıl açıklamalıydım.Bu aslında özel bir paylaşım gözüüksede temel bir sorunumuzdu o gece için ve halada bence sorun.Çocuklarımıza dış dünyaya açılma sürecinde  aileden sonra güvenmeyi öğrettiğimiz kurumlardan biri askeriye kurumu o gece büyük bir sarsıntı yaşattı kendilerine.Erkek çocuklarının ilk hayali seçimi olan “”ben büyüyünce asker olacağım “” ifadesi acaba hala aynı geçerliliğini koruyacak mı?Yine hayallerini süsleyen tank oyuncaklar o gece bir sürü masum insanımızı ezdikten sonra acaba favori oyuncakları olacak mı?Paralel ifadesi yan yana giden iki çizgi dışında bundan sonra hangi görüntüleri yaşatacak zihinlerinde.Cami ve cemaat kavramlarını yan yana kullandığımız böylece cami cemaati ifadesi dışında ceamaat kavramı sorgulanırken neler zihinlerinde canlanacak.Görev den alınan polis,öğretmen ifadeleri sonrasında iki güvendikleri bu iki meslek grubu ile nasıl tekrar güven sağlayacaklar.Dolayısıyla yıllardır bizlerin ekmeğini yiyen bu vatan hainleri ve yandaşları o gece bizi, şehit mertebesine ulaştıklarını umduğumuz eşimizden, dostumuzdan ayırmadılar aynı zaman da çocuklarımızın ileriki meslek hayallerini,güvendikleri kurumları,sevdikleri oyuncakları ,kostümleri(pek çok erkek çocuk asker,polis kostümü giymek için can atardı) çaldılar.

Bizler çok ani ve yoğun gelişmelerin yaşandığı günlerden geçiyoruz.Tabi ki evlerde haber programlarını yoğun olarak takip ediyor,internet ortamında sosyal medyada malum olaya ilişkin paylaşımları kullanıyoruz.Demokrasi nöbetlerinde yerimizi almaya çalışıyoruz.Fakat lütfen bu dönemde ebeveynler  ve öğretmenler olarak hayatlarına anlamını bilmedikleri uzun dönemlerce de beklide kavrayamayacakları kelimeler,görüntüler kazınan çocuklarımıza dikkat edelim.Bu süreci atlatıyoruz hatta belki artık daha da güçlü çıkıyoruz birlik beraberlik içinde aydınlık günlere .Ama çocuklarımız, onlara bırakacağımız bu vatanı ,emaneti koruyalım derken onların hayal dünyalarının kirlenmesine,açıklanmayan kavramlarla kafalarının karışık kalmasına  veya sizin dışınızdaki kaynaklardan alacakları hatalı bilgilerle yanıltılmalarına,acıma duygularını kaybetmelerine izin vermeyelim.Bizler yaşanan sürece ilişkin yorumlar yapıyoruz,konuşuyoruz,yazıyoruz.Ya çocuklar onlar nasıl etkilendi lütfen takip edelim ve dikkat çekici davranış değişiklikleri,uyku bozuklukları veya o gece benim yaşadığım gibi sorularına nasıl cevaplar vereceğiniz konusunda tereddütler yaşadığınızda olayı görmezden gelmek yerine ilerleyen dönemlerde daha köklü sıkıntılar yaşamamak için lütfen uzman desteği isteyiniz.

Son bölüm sitem.Sevgili genç arkadaşlar milli duyguların en üst düzeyde yaşandığı dönemlerdeyiz.Fakat bir grup arkadaşım sayın cumhurbaşkanımızın ,siyasilerimizin,yerel yöneticilerimizin meydanları bırakmayalım ifadesini hatalı algıladığı düşüncesindeyim.Meydanlarda ellerde Türk Bayrağı ,marşlar,tekbir inanılmaz coşku …Genç arkadaşlarım meydanların lokomotifi..Ve çoğu da o gece köprüde yer alan geleceğin güvenceleri. Lakin Caddelerde araba veya motorsikletlerine farklı eklentiler yaparak (değişik egzoz sesi gibi),lastik çekerek  veya gece yarısı 3 gibi korna çalarak dolaşarak yorgunluk ve zaferi beraber yaşadığımız şu günlerde toplum huzurunu bozan arkadaşlara ise sözüm siz dalga geçerek eğlenin rahatça caddelerde dolaşın  toplum huzurunu bozun (hele ki travmalar yaşayan yaşlı ve çocuklar için uyku bölünmesi)diye şehitler, gaziler vermedik, çocuklar anasız babasız kalmadı…

Daha mutlu paylaşımlarda bulunmak dileğiyle…


Ozan Derviş

Ne Alaka Ozan Diyeceksiniz

16-04-2018 Yorum yok. 1368
Neyir Erkan Şişman

İP KÜTÜPHANESİ

16-04-2018 Yorum yok. 945

DEĞERLERİMİZ NEREYE GİDİYOR

16-04-2018 Yorum yok. 1356
Makbule İnaç

Bahar Beykoz’a Gelince

16-04-2018 Yorum yok. 1216
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Ateşle Suyun Aşkı

16-04-2018 Yorum yok. 727
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

İNSANIMIZA VE YAPILANLARA SAYGI

09-03-2018 Yorum yok. 704

SÜRÜCÜLER

06-03-2018 Yorum yok. 759
Asiye Çakır

TAKLİDİ YAPILAMAZ...

06-03-2018 Yorum yok. 1367
Yaprak Akın

BİZİM OKUL MACERALARIMIZ

06-03-2018 Yorum yok. 687
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Rusya ne yapmak istiyor

06-03-2018 Yorum yok. 964
İsmail Akyel

Gıda Terörü – İlaç Lobileri

25-01-2018 Yorum yok. 1565
Zeynep Küçük

Ahir Zaman

25-01-2018 Yorum yok. 2078
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

SEVGİLİYİ UĞURLARKEN

30-12-2017 Yorum yok. 2329
Gülay Demirel "Konuk Yazar"

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 3972
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 3456
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 2657