Merhaba değerli dostlar.

08-09-2016 2410 Yorum yok. Yorum Ekle

Geçen zaman sonrası yine sizlerle olabilmek ayrı bir mutluluk. Bu süre içerisinde Ülkemiz bazı tatsız olaylar yaşadı yine. Yine terör saldırıları oldu. Kahraman Ordumuz topraklarımızda ve Suriye topraklarında geç kalınmış bir temizlik operasyonunda. Bu uğurda şehit düşen vatandaşlarımıza Rabbimden Rahmet, Yaralılarımıza acil şifalar ve ailelerine sabırlar diliyorum.

Bu olaylar içerisinde geçtiğimiz günlerde bir Zafer Bayramı kutlaması yapıldı. 30 Ağustos Zafer Bayramı. Kimileri önemsiz buldu, kimileri olsa da olur olmasa da dedi. Ama öyle değil. Bu kahramanlık destanını yok sayamazsınız. Osmanlıdan sonra işgal edilen topraklarımızın, Güney Doğu da Fransız, Güney de İtalya, Ege de Yunan, İstanbul da İngiliz, hatta Beykoz Çayırında devriye gezen İngiliz askerleri, Karadeniz’de ise Rus askerleri.

Parçalanmış topraklarımız geri alınmış ve bugünkü sınırlarımız çizilmiş. Bu yaşananları yok sayamazsınız. Günümüze kadar gelen 93 yıllık bu zamanı yok sayamazsınız. Biraz hoş görü diyorum. Biraz saygı diyorum.

Hoş görü,

Her şeyi anlayışla karşılamak, hoş görme durumu, müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüş ve düşüncelerimizin dışında aykırı olanlara sabırla hem de yan tutmadan katlanmaktır. ”Bir kişi karşısındakine hoşgörü gösteriyorsa, bunun anlamı, Ben insanım, senin de insan olduğunu düşünüyorum demektir. Ben safım gel benim sırtıma bin demek değildir”…

“Hoşgörü öylesine hareketli bir tohumdur ki, tüm güzel duygular içinde filizlenir”.

Hoş görünüze sığınarak 30 Ağustos Zafer bayramını çok kısa anlatmak istiyorum. Zafer taarruzunun  ilk kararı 25 Ağustos’ta Keçiören deki toplantı sonrası alınıyor. Dahi komutan Mustafa Kemal yanında bulunanlara 15 günde İzmir’e gireriz der. Ama yanında bulunan subaylar şaşkınlık içerisinde kalırlar. İnanamazlar. Ve 26 Ağustosta ilk taarruz başlar. 9 Eylülde ise gönderden Yunan bayrağı indirilip yerine TÜRK Bayrağı dikilir. Daha sonra Ankara’ya dönüldüğünde Mustafa Kemal karşılamaya gelenlere Büyük Taarruzda 1 gün yanıldım der. Çünkü bu savaş 14 günde bitmişti. Kimsenin, Batı güçlerinin tahmin bile edemediği ve sonucunu şaşkınlıkla izledikleri, bu Zafer Mustafa Kemal’in üstün zekası, Milletin İnancı, İmanı ve Vatan aşkı sayesinde kazanıldı.

30 Ağustos 1924 Dumlupınar’ın ÇAL tepesinde yapılan törende Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği söylevde

“Hiç şüphe etmemelidir ki, yeni Türkiye Devletinin, Genç Türkiye Cumhuriyetinin temeli burada kuvvetlendirildi. Ebedi hayatı burada taçlandırıldı. Bu sahada akan kan TÜRK kanları, bu semada uçan Şehit ruhları Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır”… 30 Ağustos Ülke topraklarının geri alınış ruhunu anlatır. Bu ruhu yaşatmak, onu korumak ve gelecek nesillere taşımak Mustafa Kemal Atatürk’ün Vatanı emanet ettiği gençlere düşüyor. ”NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sözü ilelebet yaşamalı. Yaşayacakta.

Değerli Dostlarım, yakın zamanda ise Müslüman aleminin Kurban bayramı var. Bizim Rabbimizle yakınlaşmamız, ona olan inancımız ve onun emrinin yerine getirilmesi. Yine hoş görü diyeceğim. Bazı kişiler var bunu vahşet sayıyor. Siz inanmıyor olabilirsiniz, ancak inananlara saygı duyulmalı, hoş görülü olunmalı. Kurban, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamına gelen dini bir terimdir. Bir ibadettir. İbadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanı, Kurban bayramı günleri içerisinde usulüne uygun olarak kesmeyi ifade eder. Kurban aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneğidir. Kurban Allah’ın emrine bağlı olmanın güzelliğini hatırlamak için Hz. İbrahim’den günümüze kadar gelmiştir.

Kurban, ayrıca bir Müslümanın gerektiğinde bütün varlığını Allah (C.C)  yolunda feda etmeye hazır olduğunun bir göstergesidir. Kurban Allah’a bir ibadettir.

“Her ümmet için Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmesini meşru kıldık”.(Hacc.22\34).Ancak Kurban hayvana acı çektirmeden, eziyet etmeden, ehil kişiler tarafından kesilmeli. Kesim işlemi sırasında temizlik ön planda tutulmalı. Hayvan kesimi yapılırken, diğer hayvanlar yan yana kesimi görecek şekilde bulundurulmamalı, buna özen gösterilmeli. Kurban en güzele, Yaradan’a, Allah’a kesiliyor. Günümüzde kesim yerlerinde bir tane daha fazla keseyim diye ne şekilde kesimlerin yapıldığını hepimiz biliyoruz. Kesim sonrası kanları ve atıklarının nasıl ulu orta yerlerde bırakıldığını görüyoruz. Kurbanı en güzel şekilde, en mükemmel şekilde, emir olunduğu şekilde, Kime, ne için kurban edildiğini bilerek kesilmesi en büyük arzumuzdur.

Müslüman aleminin ve Tüm dostlarımın Kurban Bayramını tebrik eder sağlık ve huzur dolu günler dilerim.

Saygılarımla…


Ozan Derviş

RAMAZAN RUHUNU VE BEREKETİNİ KAYBETMEYELİM

13-06-2018 Yorum yok. 1402
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1329
Neyir Erkan Şişman

Seçime Doğru

13-06-2018 Yorum yok. 548
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 694
Zeynep Küçük

Kahve ve Kitap

13-06-2018 Yorum yok. 479

HOŞGÖRÜ VE SABIR

13-06-2018 Yorum yok. 258
Makbule İnaç

Şeker Tadında Eski Bayramlar

13-06-2018 Yorum yok. 873
Yaprak Akın

İMAR AFFI ÖZETİ

20-06-2018 Yorum yok. 312
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HAKSIZMIYIM… ?

13-06-2018 Yorum yok. 787
Asiye Çakır

NE GÜZEL ÇOCUKLARDIK BİZ!

13-06-2018 Yorum yok. 1603
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 935