Canım Türkiye’m

08-09-2016 2651 Yorum yok. Yorum Ekle

Millet olmanın şuurunu 15 Temmuz Hain Darbe Kalkışması Gecesi yeniden pekiştirdik. Yeniden Kurtuluş savaşı mücadeleleri, kazanılan zaferler, şehit ve gazi dedelerimizin yaşadıkları, koca bir tarih, hepsi gözümüzün önünden bir bir geçti.

Bu travmayı milletimize yaşatan teröristleri Yüce Allah’a havale ediyorum.

Bizler, Osmanlının torunları, Türkiye Cumhuriyeti evlatları olarak, Devlet-i ebed – müddet ruhunu taşıyoruz. Tarih boyunca medeniyetler, meydanlar, mevkiler,  ovalar, obalar, yollar değişti ama bizlerin içindeki neslimize ve aslımıza yüzyıllar arkasından gelen o ruhla bağlı kalma fikri ve yapısı hiç değişmedi.

Vatanını milletini bayrağını sevenlerin o gece yaşadıkları, unutulamaz. Hele de olayların göbeğinde oturan biz Beykozluların… Anlatırken olayı, tekrar yaşamak yaşatmak değil amacım. Ancak çıkaracağımız sonuçlar olmalı, dersler almalıyız.

Darbe ve girişimlerini yakın tarih kitaplarında hep okumuştuk. O günlere dair, sokağa çıkma yasakları, özgürlüklerin kısıtlanması vb. birçok hak elden alınıyor, ülke elden gitmekle kalmayıp geri de gidiyordu. Bu gerçeği bildiğimize göre günümüz Darbe Kalkışması’nda Türk milletinin ve devletinin tavrı ve darbeye karşı duruşu çok önem arz ediyor, takdiri de hak ediyor. Allah bir daha hainlerin kalkışmaya çalışmalarına bile fırsat vermesin inşallah.

15 Temmuz FETÖ / PDY Darbe Girişimindeki eli silahlı hainlerin kalkışma hareketine karşılık, Başbakanımızın dediği gibi vatandaşımız ‘Gündüz İşe, Akşam Nöbete’ katıldı. Türkiye’mizin tüm bölgelerinde olduğu gibi, Beykozlular da ellerinde bayrak, marş ve dillerinde dua, göğüslerindeki gayret ve imanla 7’den 70’e destan yazdılar adeta.

Gece yarısı ve seher vakitlerinde okunan ezan ve salalarla birlik ve bütünlüğümüz, huzurumuz için eller semaya açıldı.  Öyle ki , “Darbelerin Susturduğu Ezanlardan, Selaların Susturduğu Darbeye” gerçekliği gündeme bomba gibi düştü.

Diğer Belediyelerde olduğu gibi, Beykoz Belediyesi de bu konuyla ilgili bir dizi etkinlik düzenledi. Bunlardan birisi olan tüm siyasi partilerin ortak duruşunu simgeleyen deklarasyon toplantısında, Beykoz Belediye Başkanımız Sn. Yücel Çelikbilek’in “Geçmiş yıllardaki darbelerde yurt dışına kaçan devlet erkânına karşın; bugün bu olayda başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet büyüklerimizin duruşu da takdire şayandır” tespitine katılmamak mümkün değil.

Sayın Cumhurbaşkanımızın “Evlerinizden Çıkınız. Milletimizi Meydanlara Davet Ediyorum. Halkın Gücünün Üstünde Bir Güç Tanımıyorum” sözüyle Belediye Başkanımızın “Köprülere Yürüyün” talimatıyla o gece Bayrağını alan her vatansever yollara, köprülere akın ederken, gidemeyenler, okudukları Kur’an ve dualarla gidenlere destek oldu. Bu sözlerden sonra bir saniye bile düşünmeden o geceden itibaren sonuna dek Demokrasi ve Milli İrade nöbetlerine katıldık. Taki Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla yapılan milyonlarca insanın coşkuyla akın ettiği tüm siyasi partilerin de iştirak ettiği Yenikapı Mitingindeki “Tek yürek, tek ses, tek millet, tek bayrak, tek devlet ve milli irade” vurgusu yapmasına ve nöbetlerin bitirildiğini duyurmasına dek…

Şehit ve Gazi aileleriyle yaptığım görüşmelerde bir şehidimizin eşi, o gece yaşananları oldukça dik durarak anlatıyordu. Ben ağlarken o bana teselli vererek, “Bizler Kurtuluş savaşını gören şehit dedelerimizin torunları olarak bu kalple yetiştik. Evlatlarımızı da bu bilinçle yetiştiriyoruz. Şehit eşi olmaktan gurur duyuyor, suçluların cezalandırılması hususunda ise Allah’ a inanıyorum” diyordu… Bunun gibi onlarca görüşme yaptığım, yaşayarak duygularını bu yönde bizzat anlatan şehit ve gazi yakınlarından izlediğim kadarıyla biz gerçekten çok güçlü ve zor durumlarda her daim kenetlenecek olan bir milletiz. Bizi kimseler, hiçbir güç yıldıramaz Evel Allah!

Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti Devleti’mizin varlığı için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, ailelerine başsağlığı diliyorum. Ayrıca demokrasiye katkısı olan bütün gazilerimizden, vatansever halkımızdan da Allah razı olsun diyorum.

Milletçe aynı kararlılıkla, İstiklal Marşımızda en güzel ifadesini bulan ortak değerler ve amaçlar etrafında birleşerek, daha iyi bir gelecek için azimle, inançla çalışmaya devam edelim. Her daim uyanık olmaya çalışalım. Su uyur, düşman uyumaz. Bugün hepimize düşen en büyük görev, geçmişte gösterilen çabaların anlam ve öneminin bilincine vararak, atalarımızın emaneti olan memleketimizin güzel topraklarına, milletimize, bayrağımıza sahip çıkmaktır. O yüzden Allah bir daha ülkemizin, milletimizin istiklâlini tehlikeye düşürmesin!

Ozan Derviş

Kalkınma Projeleri Yaşam Mücadelesinin Önüne Geçmemeli

27-01-2020 Yorum yok. 3348
Neyir Erkan Şişman

Geri Dönüşüm / Yeni İş Alanı

27-01-2020 Yorum yok. 2471
Tuncay Ünde

Büyüklere Masallar!

27-01-2020 Yorum yok. 2554
Hacı Arıcı

İHANET

27-01-2020 Yorum yok. 1562
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Haydut Devletler

27-01-2020 Yorum yok. 2356
Yaprak Akın

BİZLER VE TEKNOLOJİ

27-01-2020 Yorum yok. 2422
Osman Topuz

Sormayın Ne Olur...

27-01-2020 Yorum yok. 2549
Cüneyt Pulant

GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYE

27-01-2020 Yorum yok. 3077
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

SOKAK OYUNLARI…

27-01-2020 Yorum yok. 2861
Asiye Çakır

KAFAMDA DELİ SORULAR…

27-01-2020 Yorum yok. 3359
Makbule İnaç

Ben Bir TEGV'liyim,

25-11-2019 Yorum yok. 3634

KUTSAL ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ

25-11-2019 Yorum yok. 3053
Çiğdem Topatan

Kyzikos...

28-10-2019 Yorum yok. 1196
Bilal Karabacak

Beykoz’da etkinlikler arka arkaya gerçekleşiyor

28-10-2019 Yorum yok. 3051
Zeynep Küçük

Spor ve Çocuk

05-08-2019 Yorum yok. 3927