Siz ebeveynler okula, yeni bir eğitim-öğretim dönemine hazır mısınız?

16-10-2016 1630 Yorum yok. Yorum Ekle

Yeni bir eğitim öğretim dönemine hep birlikte merhaba dedik. Evet, yakınmalarımız var. Tamamlanmayan okul inşaatları, bu yüzden birleştirilen okullar… Tam dağıtılamayan okul kitapları, değişen öğretmenler, belki de çocuğunuzun sınıfına gelen hareketli bir yavrumuz yani huzursuzsunuz. Tamam, haklılık payımız var. .(Şunu da belirtmek isterim. Yaklaşık 5 yıldır öğlenci eğitim alan bu sene okul birleştirilmesi nedeniyle saat 06.40 da okulda olması gereken 10 yaşında bir öğrenci annesiyim.08.30 da da kendim derse girmek için yola çıkıyorum.) Fakat her an özellikle de çocuklarımızın yanında dile getirdiğimiz bu sorunlar darbe girişimi gibi daha kafalarında somutlaştıramadıkları bir kavram gölgesinde yazı bitirerek sıralarına oturan öğrencilerimizi nasıl etkiliyor farkında mıyız?

Eğitim öğretim süreci başladı. Bildiğim kadarıyla ki yanılıyorsam okurlarımız düzeltsin öğretmensiz olan sınıfımız yok ilçemizde. Sanırım bina, kitap eksiklerinden öte en önemli artımız eğitim faaliyetini esas unsuru öğretmenlerimizin varlığı.

Şunu asla unutmayalım evde konuşulan olumlu veya olumsuz her söylem çocuklarımızın zihninde önemli bir yer teşkil ediyor ve sosyal hayatta ki tavır ve davranışlarını etkiliyor.

Bir aylık okul sürecini geriye bırakmaya hazırlandığımız şu günlerde eğitim sistemini, binalarını sorgulayıp çocuklarımızda bu konuda tepkiler oluşturmak yerine onları başarıya ,her şeyden önemlisi bilgi kazanımına odaklayıp görev ve sorumluluklarını yerine getirmede teşvik edici ,zemin hazırlayıcı olmalıyız İlk değerlendirme sonuçlarını alacağımız ara karne henüz uzaklarda iken, o gün gelecek puanları sorgulamadan önce ders çalışma saatlerinde onlara saygı duymalı , yan odada çalışmaya, ödev yapmaya yolladığımız çocuklarımıza tv lerdeki dizilerden ,spor programlarından vazgeçerek o saatleri de hem kendimiz hem çocuklarımız adına  kitap okuyarak  değerlendirip örnek olmalıyız.

Çok dikkatli olmamız gereken bir konuda eğitimin bir üçgenden oluştuğunu (Okul&Öğretmen)+Aile +Çocuk bu üçgenin bir kenarını ortadan kaldırmaya çalıştığımızda ya da yok saydığımızda şeklin tanımsız olacağı gerçeğini unutmamızdır. Değerli velilerimize Atalarımızdan ufak bir hikaye J

Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen “Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi.Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı. “Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat “Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğer pareniz Fatih çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.
II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.

Ertesi gün yine derste Fatih Sultan Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.
Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahcup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı. Koskoca padişah ise sırf çocuğunun terbiyesi için gözünü kırpmadan tokat yemeği göze almıştı…

Alıntı.


Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1283
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1448
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 852
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1283
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1630

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 809
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 331
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 641
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 588
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 953
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1905
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1200
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2396