CAMLI HAYATTA DEĞİL CANLI HAYATTA KAL

11-03-2017 2334 Yorum yok. Yorum Ekle

Sevgili okuyucularımız merhaba

Tatil nedeniyle 15 günlük bir ev hayatını geride bırakırken izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Günlük yaşam döngüm içerisinde televizyonun yeri genelde 19.00 Ana haber bültenleri ile sınırlıdır. Özellikle kış aylarında dizi veya program takibim söz konusu değildir. Yaz aylarında malum sıcak nedeniyle evde oturup televizyon seyretmek mümkün olmamaktadır. İşte bu 15 günlük süreçte biraz televizyon kanallarına, programlarına, dizilerine bakmak istedim itiraf etmeliyim ki amacım yazılarımda veya seanslarda kullanmak üzere biraz malzeme bulmaktı. Bu arayışta hiç zorlanmadım J

Öncelikle kanallarda yayınlanan diziler…

Kanallar farklı, diziler farklı, konular farklı, oyuncular farklı, çok ilginçtir karakterler aynı. Genelde dizinin erkek ana karakteri zengin, köklü bir ailenin oğlu, şirket yöneticisi, yakışıklı, iyi kalpli. Yaşanılan evler, ultra lüks villalar. Erkek karakter hayatındaki özel kadının kalbini kazanmak için her türlü fedakârlığı yapan ailesini karşısına alan romantik bir erkek.Bayan karakterler iki uç tür. Ya bu romantik erkeğin gönlünü çalan masum kız ya da entrikalar peşinde, genelde anne, yenge, eski sevgi rolünde seyirciyi sinirlendiren hırçın bayanlar.

İşin enteresanı dizilerin müdavimi biz bayanlar. Ve dizilerde ağladığımızı, güldüğümüzü, sinirlendiğimizi bir sonraki bölümü için hırsla meraklandığımızı düşünürsek ya da orada bir kıyafeti, saç modelini, rengini beğenip hayatımıza kattığımıza göre biz o dizileri seyretmiyoruz yaşayıp hayatımıza uyarlamaya çalışıyoruz. Yanı o camlı ekrandaki karakterleri söküp oradan hayatımıza katmaya çalıyoruz. Genç kızlarımız hayallerinde o ideal erkekle yaşamaya başlıyor. Genç kızlarımızın annelerinin hayallerini öyle bir damat süslüyor.

Farkında mısınız daha önce dizilerde gördüğümüz organize edilmiş romantik evlilik teklifi sahneleri artık bir ticari alan olarak hayatımıza karıştı.Maddi durumdan tamamen bağımsız olarak ve tamamen  zorunluluk olarak kızlarımız öyle bir teklif alamadan kendini yarım eksik görmeye başladı.Üniversite mezunlarının hayali olan memur karakteri  dizilerde yok gibi .Dolayısıyla kızlarımızın ve ailelerinin 1.sıradaki memur talipler öncelliği şirket sahibi(?? ?)taliplere vermeye başladı. Yani diziler hayatımızda haftalık 1,5-2 saat ile sınırlı kalmamaya beğenileri, tercihleri şekillendirmeye başladı.

İkinci sırada programlar

Sürekli bir tartışma var. Hatta pardon tartışma faydalı olabilir, düzeltiyorum kavga var. Yemek yarışması, misafirlik esaslı programlar, çiftler arası müsabakalar, evlilik programları, moda konulu programlar inanılmaz kavgalar yaşanıyor. Hakaretler havada uçuşuyor. Kıyafeti yüzünden bir genç kız yerin dibine batırılırken, bir başka programda ev sahibi’ hadi ben mutfağa gideyim de arkamdan rahatça gıybetimi yapın’ diyor. Yarışmada başarıyı getirmeyen performansı nedeniyle eşler milyonlar önünde ciddi ciddi kavga ediyor. Hadi bunlar reyting kokan hareketler diyelim. TBMM de vekillerimiz birbirine hakaret, darp ediyor. Tartışma programlarında, spor programlarında masalar yumruklanıyor.

Sonra hepsi bitiyor.19.00 haberleri başlıyor. O adliyede silahlı çatışma, mahallede bıçaklı kavga, kadınlar saç saça başa kavga haberleri, videoları yayına giriyor. Yorumlarımız ‘Allah Allah’’bence de ‘’Allah Allah bize neler oluyor’ ’Yani dizide, programda ise kavga reyting, gerçek hayatta ise kınama, şaşırma olarak değerlendiriliyor. Unutmayalım medyadaki o karakterler reytingle yetinmiyor hayatlara da transfer, model oluyor

Sevgiyle kalın, medya için üretilen karakterlerle değil, gerçek karakterlerle mutluluk içinde yaşayın.


Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1282
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1447
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 850
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1282
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1629

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 808
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 329
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 639
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 586
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 952
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1904
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1197
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2394