Geldiğimiz Nokta Ceylinler, Aile içi Şiddet ve Cinayet, Uyuşturucu

24-06-2017 691 Yorum yok. Yorum Ekle

Merhaba değerli dostlar

Geçen ay ki sayımızda mobbing ile devam edeceğimizi belirtsem de, yaşananlar, özelliklede Ceylin söz konusu olunca biz büyüklerin iş hayatında maruz kaldığı sosyal zorbalık, kabadayılık şöyle bir kenarda ilerideki sayılarımıza kalmalı hissine kapıldım.

Her fırsatta klasik sokak oyunları oynamayan, bilgisayar tutkunu çocuklarımızdan gençlerimizden dem vuruyor, eleştirilerimizi yöneltiyoruz. Hatta okul kitaplarının etkinliklerinde ‘’büyüklerimizin oynadığı oyunlar’’ konusunu ekleyip sağlıklı olan o oyunlara yönelmeleri için heveslendirmeye çalışıyoruz. Bu arada çocuklarımızın özgüven eksikliğinden yakınıp bu konuda kendilerini geliştirmeleri için öneriler alıp, ufak sorumluluklar verip (bakkala gitmek, markete gitmek )ısrarla o eksikliği de tamamlamaya çalışıyoruz.

Çoğu zamanda en önemli kriterimiz, kendi çocukluğumuza dönüp boş zaman değerlendirme şekilleri, girişkenlik konusunda acımasızca eleştirip, çocuklarımıza zayıf notu yapıştırıyoruz. Çok mu çözümsüz kaldık, topu İstanbul ‘a büyükşehirde yaşamanın zorluklarına atıyoruz.

Ceylinler gündeme gelince panik halinde birkaç gün tüm bu eleştirileri askıya alıyoruz.

Bu yazımı kaleme aldığım tarih 12 Haziran 2017 yani sevgili Ceylin’e kıyıldığı haberlerinin gündeme düştüğü anlar… Tüm sosyal medya lanetler yağdırıyor, idam isteniyor, çocuklarımızı onları bekleyen tehlikelere karşı nasıl eğitmeliyiz? Sorusuna cevaplar paylaşıyor. Kaç gün? Başka bir çiçek daha gündeme gelene kadar mı? Yoksa Ceylin’i 3 gün sonra unutup tekrar bir haber bağrımızı yakıncaya kadar mı? İki cümlenin özeti biz tepkilerimizi sadece olay yaşandığı gün veriyoruz ya da takip eden en fazla üç gün. Bir başka olay yaşanıncaya kadar unutuyor susuyoruz.

Bu acı olaylar karşısında hemen gözlerimizi çevirdiğimiz yavrularımız. Biz bu olayları takip ederken, çocuklarımızda kendilerince mevcut olayı anlamaya, yorumlamaya çalışıyorlar. Üstüne, bizlerin koruma amaçlı, ürperti içinde yaptığımız uyarılar geliyor. Koruma duygumuz, koruma amaçlı uyarılarımız çocuklarımıza fobi, korku olarak transfer oluyor. Sana bir şey verilirse kabul etme, yabancıların arabasına binme, özel bölgelerin bunlar, kimsenin dokunmasına izin verme, biri seni kaçırmak istediğinde bağır… Evet, liste artarak devam ediyor ki çocuklarımızın bunları bilmesi son derece önemli ama çözüm mü? Çocuklara yönelen ve hız kesmeden artan bu vakaların çözüm yolu sadece çocukların eğitilmesi mi? İdam gelmezse bu vakaları korku içinde takip etmeye devam mı edeceğiz?

Evet, katılıyorum idam gelsin. Emniyet güçlerimiz var gücüyle çalışıyorlar zaten,  daha da yoğun çalışsın bu da kabul. Çocuklarımız eğitilsin hemfikirim. Ama dahası var. Yaşadığımız Ceylin’in üzüntüsü, eşini katletme haberleri, uyuşturucu kullanımının artışı, evden kaçan gençler, birkaç yaşındaki çocuklarına içki içirirken görüntülerini keyifle sosyal medyada paylaşan ebeveynler… Bozuk psikolojinin ürünü hem de sadece kendi bozuk psikolojinin değil mensup olduğu bozuk psikolojili ailenin ve çevrenin ürünü. Altında yatan nedenler kadar psikolojik dengede bozukluklar hızla artışta. Cana kastların, şiddetin, madde bağımlılığın önüne geçebilmek için güvenlik önlemlerinden başka psikolojik sağlığın korunması, bozulan psikolojinin tekrar sağlıklı hale getirilebilmesi, toplum psikolojini koruma çalışmalarının yapılması gerekli olup, tıpkı mahallemizde bulunan aile sağlığı merkezleri gibi her mahallede toplum ruh sağlığı merkezlerinin psikolog, sosyolog, aile danışmanlarının devreye alınması her hanenin psikolojik olarak ta takip edilmesi bir zorunluluktur. Psikolojik destek almak maddi olarak külfet, randevu olarak bekleme süreci içerdikçe bir de psikoloji alanında destek almak ben deli miyim ifadesiyle karşılaştıkça idamda gelse benzer durumları yaşayacağımız bir gerçektir.

Sevgiyle kalın...


Ozan Derviş

Ne Alaka Ozan Diyeceksiniz

16-04-2018 Yorum yok. 1368
Neyir Erkan Şişman

İP KÜTÜPHANESİ

16-04-2018 Yorum yok. 945

DEĞERLERİMİZ NEREYE GİDİYOR

16-04-2018 Yorum yok. 1356
Makbule İnaç

Bahar Beykoz’a Gelince

16-04-2018 Yorum yok. 1216
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Ateşle Suyun Aşkı

16-04-2018 Yorum yok. 727
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

İNSANIMIZA VE YAPILANLARA SAYGI

09-03-2018 Yorum yok. 704

SÜRÜCÜLER

06-03-2018 Yorum yok. 759
Asiye Çakır

TAKLİDİ YAPILAMAZ...

06-03-2018 Yorum yok. 1367
Yaprak Akın

BİZİM OKUL MACERALARIMIZ

06-03-2018 Yorum yok. 687
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Rusya ne yapmak istiyor

06-03-2018 Yorum yok. 964
İsmail Akyel

Gıda Terörü – İlaç Lobileri

25-01-2018 Yorum yok. 1565
Zeynep Küçük

Ahir Zaman

25-01-2018 Yorum yok. 2078
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

SEVGİLİYİ UĞURLARKEN

30-12-2017 Yorum yok. 2329
Gülay Demirel "Konuk Yazar"

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 3972
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 3456
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 2657