GERÇEĞİN PEŞİNDE

28-08-2017 3450 Yorum yok. Yorum Ekle

İlk dünyaya gelmekle başlar insanın diğerleri tarafından anlaşılma ihtiyacı. Genç anlaşılmak ister, eş anlaşılmak ister. Bilim adamı ve her insan anlaşılmak ister.

İhtiyaçları, yaraları, korkuları, hikâyeleri olan kabul görmek isteyen hem farklı, hem aynı insanlarız aslında.

Ancak; ruhiyet-i halimiz böyleyken izlenimlerimiz, gözlemlerimiz, etkileşimlerimizi ya sözde akıllı cihazların bilmem kaç cm'lik LCD ekranlarından, ya da bir tabletin önünden ardından bakmadan hiçbir iletişime giremez olduk.

Teknolojik olduk ama tekno-lojik olamadık. Yani işin lojik kısmı çok gerilerde kaldı. Mantıksız bir gereksizlikle sanal sayfaları kullanıp, onlarsız yaşayamaz da olduk...

Herkes birbirine sanal olarak yakın ve bağlantıda ama aynı muhitte, aynı şehirde oturup görüşemeyecek kadar da maalesef uzak…

--------------------------------------------

'' Paylaşmak '' ne büyülü bir kelimeydi içi boşaltılmadan önce...  Üslupsuz, frensiz muhabbetlerde nasılda anlamını yitirdi

Bir zamanlar kişilerden bahsederken isimlerin yerine unvanları haricinde bu, şu, o gibi ifadelerin kullanılmasının dahi bir saygısızlık, bir hafiflik adledildiği hassas dengeler vardı efendim...

İstediğine her nevi sözü umarsızca söyleyebildiği, sosyal medya yoluyla kurduğu samimiyetsiz samimiyetlerden doğan, gayri meşru duyguları hangi ara tasvip eder olduk şaşkınlık verici.

Ruhlarımızı mobilliği kesin, akıllılığı şüpheli cihazlara köle etmeden önce, İnstagram’dan, Twitter’dan, Facebook’dan ve daha adını bilemediğim nice sayfalardan önce nasıl paylaşıyorduk hayatı?

Hepimize acilen gerçeğin farkındalığında hatırlanmak dilerim

---------------------------------

Sevgi duygusunu duyumsamayan kişi kaygan bir zeminde yürür gibi yaşar hayatını. Tedirgin, ürkek ve korkak... diyor şu an okuduğum kitabın bir satırında

Velhasıl; Açlık -susuzluk gibi fiziksel ihtiyacı karşılanmayan insan nasıl ölürse, anlaşılmama duygusunun doğurduğu sevgisizlik de insanı öldürebilir.

En umursamaz insanın bile anlaşılmaya ihtiyacı olur arkadaşlar.

Diyeceğim şudur ki; yeteri kadar kullanıp keselim şu mekanik iletişimi, birbirimize yeniden saygıyla dokunmayı deneyelim…

Yunus'un dediği gibi ete kemiğe bürünüp Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet… ya da her kimsek o olarak sahici görünelim ,samimi yaşayalım…

Mesela; Eksik olsun dişimiz ama emojisiz ağlayabilelim, gülebilelim. El ele tutuşup bir sahilde selfie çekmeden de yürüyebilelim, güneşin doğuşunu -batışını izlemek için randevulaşalım, gözlerimizin içine bakarak hasbihal ederken birbirimize sarılabilelim...

Gökyüzünü seyrederken bir kuşa takılıp gitsin fikrimiz, sevda neden kuşun kanadında düşünelim... Hayata, renklere bakıp şükredebilelim, bazen de her şeyi hicvedebilelim…

Sözün özü hayatı izlerken her şey için çok geç demek istemiyorsanız kapatın monitörleri kalbinizin sesini açın. Çünkü bu zamanda en çok kalpten kalbe köprülere ihtiyacımız var.

Köprüler için duymaya - duyulmaya, bunun için de sevgi ve anlayışı tetikleyen kelimelerle ilişki kurmaya… Tam da burada sürçü lisan ettiysem affola. Anadoluhisarı’ndan alem-i kainata Aşk 'la, Mübarek Olsun Kurban Bayramımız…


Ozan Derviş

UNUTMAYALIM SEÇİM GERİDE KALDI

01-05-2019 Yorum yok. 1315
Makbule İnaç

Bahar Ayının Müjdecisi HIDRELLEZ

01-05-2019 Yorum yok. 644
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Hiç Düşündük mü?..

01-05-2019 Yorum yok. 444
Hacı Arıcı

RAHMET AYI RAMAZANA GİRERKEN

01-05-2019 Yorum yok. 590
Zeynep Küçük

Bakla ve Gül Kokusu

01-05-2019 1 yorum. 427
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

OTİZM ve FARKINDALIK

01-05-2019 Yorum yok. 616
Yaprak Akın

İyi Niyet...

01-05-2019 Yorum yok. 407
Asiye Çakır

DÜRÜSTMÜSÜNÜZ?

01-05-2019 Yorum yok. 1184
Çiğdem Topatan

SANAT EĞİTİMİNİN ÇOCUK GELİŞİMİNE ETKİSİ

27-03-2019 Yorum yok. 970
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 1134