Dostluk Nedir, Kimlere Dost denebilir.

12-10-2017 2981 1 yorum. Yorum Ekle

Değerli dostlarım sonbaharı getiren Ekim ayından sizlere yeniden merhaba demek istiyorum. Bizler Türkiye topraklarında yaşayan Türk vatandaşları olarak ülkemize ve Türk milletine karşı oynanan oyunların hepsinin farkındayız. Bu oyunlara gelmemek için birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Ülkemize, Bayrağımıza sahip çıkabilmenin tek yolu bu bence. Tek Devlet "Türkiye Cumhuriyeti" ,Tek Millet "Türk Milleti" ,Tek Bayrak ise "Türk Bayrağı" ilkesi ile olmalıdır. Birlik beraberlik Huzur içerisinde olabilmeli, dostluklarla olmalı. Dostum diyebileceğiniz insanlar olmalı ve sayısı artmalı. Dostum dediğiniz kişiye sonra o benim düşmanım denmemeli. Dost dediğimiz kişi veya kişileri iyi seçebilmeli insan. Her kes dost olmamalı. O kişiler Arkadaş kalmalı.

Dost...

Dost gerçekten var mı, herkes dost mu bu hayatta. Kimlere gerçek dost diyebilir insan. Ne zaman. Hangi yaşta başlar, temeli ne zaman atılır bu gerçek dostluğun.

Dost dediğin tek anlam içerir ki, O'da açık ve nettir. İşte bu yüzden gerçek dost demeye gerek yoktur. Gerçek dostluğa önem veriyorsanız eğer herkese, her konuştuğun kişiye dostum deme ve bu güzel, müstesna kavramın içini boşaltıp yok etme.

Hayat, yaşam ve yaşanmışlıklar bazen öylesine ağır geliyor ki o an ne yapacağını bilemez hale getiriyor insanı. Ben yaşamadım diyenimiz çok azdır sanırım. Hani acısıyla, tatlısıyla mutlaka yaşadığımız Dostluk. Hani bir an vardır, son dersin, Her şey bitti dersin. Ama O an sana bir el uzanır, bir ses duyarsın ve Seni çeker alır O dibe vurmuşluktan, bir uçurumun başından, bir namlunun ucundan. Herkesin, her şeyin, her yaranın içinden çeker alır. İşte O dostundur, O dosttur.

Dostluk bazen çocukluk yıllarında oyun oynarken, bazen okul sıralarında, askerlikte, çalışma ortamında, hani hiç beklemediğiniz bir ortamda başlar. Bazıları çok eskiye dayanır, bazı dostluklar ise çok yenidir. Ama bazen o yeni olanlar siler götürür bazı eskileri. Daha bir kıymetlidir.

Yıllar geçtikçe, hayatı öğrendikçe, yaşadıkça daha bir özenli davranmaya, daha seçici olmaya itiyor sizi.

Dostum diyebileceğiniz o insanı cımbızla seçmek istiyorsunuz. Belli bir yaşta artık ne çocukluğun acemiliği, ne o bıçkın gençliğin körpe heyecanı. Artık bir şeylerin kazanıldığı dönem başlıyor insanın hayatında.

Bazen öylesine umutsuzluğa kapılırsınız ki, hayata, yaşama ve dostluğa olan inancınızı kaybedersiniz. Bu sefer sorgulamalar başlıyor. Kim dost, hangisi dost değil. Sorular, sorular, sorular.

Normalde hayatımızın en lüks olanı bence dostluktur. Çünkü çok zor bulunuyor. Aramakla zaten bulamazsınız. O gelip sizi buluyor. İşte O samimiyeti bulduğunuzda O dostu kaybetme korkusu başlıyor. Kaybetmemek için her yolu ve çareyi deniyorsunuz. Fakat Dostu kaybetme korkusu aslında onda son bulmalı. Eğer O dost ise ağzımıza geleni söylesek de, moralini bozsak da umurunda olmamalı. Zaten gerçek dostlar hiç bir zaman gerçekte biri birini kırmazlar, kıramazlar. Gerçek dost ta içten söylemez o sözleri. Dil söyler, Kalp söylemez, söyleyemez. Çok şey söylersiniz, kavga edecek hale gelinir, ama bir gülümseme, içten bir gülümseme her şeyi siler, her şeyi bitirir. Dost olanlar iyi bilirler.

Fakat…

Her iyi anlaştığın, konsere, maç izlemeye gittiğin veya vakti birlikte geçirdiğin kişi de dostun değildir. Olmamalıdır. Bu olsa olsa arkadaşındır. Ama gerçek dostun değil. Dost diyebiliyorsan eğer o senin her halini bilen ve kabullenendir. Yani Senin her halini bilendir artık. En iyi günde yanında olduğu gibi en kötü gününde neredesin, nasılsın diyen değil yanında durabilendir.

Bazen dersiniz, Benim gerçek dostum bir elin parmaklarını geçmez. Denemelisiniz. Gerçeği görebilmek için, Yanılgıya düşmemek için, bakar kör olmamak için bazen denemelisiniz.

Dost sıfatını, kimliğini öyle olmadık insanlara yakıştırıp kendimizi de o kadar değerli sanıyoruz. Bazen her ne kadar dost desende laftan öteye geçmiyor kelimeler, yaşanmışlıklar. Bazen ortak yaşantılar bir araya getiriyor ve zamanı birlikte yaşıyoruz sadece.

Hani birlikte güldüğümüz, bazen birlikte gözyaşı döktüğümüz, bazen birlikte yaptığımız kavgalar, şakalar ve dostluk sevgisi bir kelime veya bir cümle ile çıkıverir hayatınızdan ve her şey biter. Geriye yaşananların anısı, kızgınlığı, pişmanlığı ve posası kalır.

Ve o zaman hani dostluklar yıllarca sürerdi deriz. Ama hiç de öyle değil.

Bazen Bir aydır tanıdığın kişinin dostluğu yıllardır tanıdığım dediğin kişiden daha evladır. İnsana tüm yaşanan yalan arkadaşlığı, çıkara bağlı dostluğu bir an silip atabiliyor. İşte bu maneviyattır. Madde de vaz geçmek ise bu olsa gerek. Bilemiyorum ama insan bazen kendinden çok dostuna güvenebiliyor ve O dost dediğin kişiye karşı kendinden bile şüphe duyabiliyor ama ondan şüphe etmiyorsun. Acaba mı diyebiliyorsun.

Kan bağınız yok ama kardeşiniz işte. Kardeş zorunludur, kardeşinizdir, karındaşınızdır. Ama dost seçilmiş artık tercih edilmiş kardeşinizdir.

Dost git dersiniz, itelersiniz ama size bir sarılır, herkes kaçar ama O kaçmaz. Bunların hepsini içten, kalpten menfaat beklemeden samimice yapar.

Dostun ile konuşurken O'na bir şeyler anlatmaya bazen gerek kalmıyor. Çünkü O gözlerinizden (Gözler asla yalan söylemez),Ses tonundan, yüzünüzden ne demek istediğinizi anlayabiliyor. Belki garip ama anlayabiliyor. O canın sıkıldığında, moralin bozulduğunda sorarlar ya "nasılsın diye" ve Siz " çok iyiyim" dersiniz tatlı bir tebessümle geçiştirirsiniz. Ama gerçek dostunuz biliyor içinizin iyi olmadığını, içinizin kan ağladığını. Öyle bir his vardır. İşte bu dostluğun temelidir. Fakat bu hissi, bu güveni sarsmamak kırmamak lazım.

Vel hasıl ,Her insanın elde edemeyeceği hazinedir dostluk.Çok olmasına gerek yok inanın.100 adet 1 lira 100 lira yapar,20 adet 5 lira da 100 lira yapar.Aynı…

Dost her an yanınızda olmaya da bilir. Çok uzaklardadır. Yıldızlar misali, çok uzaklarda. Ama yıldızların orada olduğunu bilirsiniz. Tarifi imkansız olan dostluğa dair sayfalar dolusu yazarsınız. Hatta roman bile olur. Kısacası dostunuza, yıldızınıza iyi bakın, dikkat edin ve kaybetmeyin.

Hayatımda, yanımda, kalbimde ve uzaklarda olan tüm dostlarıma tek kelimeyle

"İYİ Kİ VARSINIZ, İYİ Kİ DOSTUMSUNUZ"

Sevgi ve Saygılarımla...


Yorumlar

Selçuk KÜÇÜK 02-11-2017

DOSTLUKLARA

Bu coğrafyanın bir ferdi olarak verilen görevi layıkıyla yapmak adına müstesna şehrin, gözde ilçesi olan Beykoz'da 9'u aşkın yıl kalan, sonrasında farklı bir coğrafyada görevine devam eden fakat gerek telefonla. gerekse mesaj yoluyla varlığını hissettiğim güzel insanların, güzel dostlukların yaşandığı Beykoz'a ve sevdiklerime sizler vasıtasıyla selam olsun. Dostluk unutmamak, yaşatmak her koşulda, her platformda bence. Dostluk bir yerde de ayrılmak değerlere sahip çıkmak adına. Zorluklara karşı dayanma gücü bir yerde.Adı ne olursa olsun yaşatmak kalbinde. İyiki tanıdım sizleri, iyiki dostlarımsınız Birgün tekrar bir araya gelmek dileğiyle.....

Toplam 1 yorum bulundu.
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

SEVGİLİYİ UĞURLARKEN

30-12-2017 Yorum yok. 1555
Gülay Demirel "Konuk Yazar"

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 3016
İsmail Akyel

Sağlıklı Beslenme Önerileri

20-12-2017 Yorum yok. 1878
Ozan Derviş

YETER Kİ HAFIZANIZA İZİN VERİN

20-12-2017 Yorum yok. 1377
Neyir Erkan Şişman

TAHAMMÜLSÜZ TOPLUM

20-12-2017 Yorum yok. 2287
Asiye Çakır

YAŞA(T) BE İNSAN !

20-12-2017 Yorum yok. 1641
Yaprak Akın

BEYKOZ HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 1847
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Yeni Bir Umut Yılı İstiyorum

20-12-2017 Yorum yok. 1482
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Sevmek Nedir…

11-11-2017 Yorum yok. 3318
Makbule İnaç

BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 5 yorum. 2071
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

ÇAĞIN VEBASI...!!!

11-11-2017 Yorum yok. 2345
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 2783
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 1977
Zeynep Küçük

Duyarlı Ol, Bir İmza da Sen Ver!

02-08-2017 Yorum yok. 2350