BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 2490 5 yorum. Yorum Ekle

Kaç aydır düşünüyorum, nasıl yazayım, neler yazayım; ama anlatmak istediklerim satırlara sığmıyor, sözcükleri yan yana getiremiyorum.

Çünkü, yazmak istediğim çınar Beykoz’un sevgilisi ve bizim vazgeçilmezimiz, gölgesine sığındığımız sevgisini içimizde yaşattığımız, yanında güvende olduğumuzu duyumsadığımız insan, babamız…

Yugoslavya’dan İstanbul’a Alman Harbi’nde büyük zorluklarla göç eden üç kardeşten biri…

Beykoz’dan bir HAMİT USTA geldi, geçti; ama geçerken dokunduğu her yola güzel anılar, anlamlı izler bıraktı. En önemlisiyse biz ailesine büyük mirası olan yüreklerimize ektiği sevgi tohumlarını, çevremize göstermemiz gereken saygıyı, biz tok yatarken eğer komşumuz açsa onu düşünmemizi, yalnız kendimiz için değil tüm insanlık için çalışmamızı, koşmamızı öğretti.

Şimdi izninizle, bu Çınarı sevgili kardeşim Mukadder’in içinden geldiği gibi tüm duyumsadıklarıyla yazdıklarını paylaşmak istiyorum:

Bu hikâye, küçük yaşlarda demir tozuyla tanışan, İstanbul’a geldikten sonra olmayan Türkçesi’yle Şişe Cam Fabrikası’nda işe başlayan, kısa sürede ustabaşılığa yükselen, beyefendi kişiliği ile herkese kendini sevdiren; ilerleyen yıllar içinde Beykoz Camii’nin karşısındaki küçük bir dükkânda o zamanların modası kesme cam bardakları ve onların kalıplarını yapan, Beykoz’dan Akbaba’ya, Akbaba’dan bütün İstanbul’a, İstanbul’dan Eskişehir’e ustalığını kanıtlayan TORNACI HAMİT USTA’nın hikâyesidir.

Kendi iş yerini açtıktan sonra sevdaları dillerde destanlaşan annemiz Müyesser Hanım ile evlenirler ve sevgiyle büyüttükleri bizlere, dört evlada sahip olurlar.

Aslında sadece tornada değil el becerisiyle sanat haline getirdiği demir işçiliğinde de çalışmaları olmuştur. Kiminin demir kapısını, kiminin pencere demirlerini, kiminin de divan yaylarını yapan ya da onaran bir ustadır o.

Evet, hep “HAMİT USTA” denir, ama o, aslında beyefendi kişiliğiyle, yardımsever ruhuyla, dul, yetim, yaşlı kadın, erkek demeden ihtiyacı olan herkese koşmasıyla da tanınır.

Kim bilir, belki de her birimizin evlerimizdeki kristal küllükler, kesme cam bardaklar HAMİT USTA’nın tezgâhından çıkıp çevreye dağılmıştır.

Dükkânının önünde taburesine oturup dinlenirken bile duruşu, zarafeti, güler yüzü bir başkadır onun. Demir tozlarıyla kirlenmiş yüzünde sadece atalarından miras kalan gözleri görünürken bile çok güzel, şefkatle bakardı çevresine. Akşam olduğunda, dükkânı kapatırken talaş tozu ve arap sabunu karışımı ile yıkandığında elleri beyazlardı, ancak hâlâ demir tozunun kokusu burnumuza gelirdi. Bu kokulu ellerde emek vardı, sevgi vardı, bu ellerde çocukluğumuzun şenliği, mutluluğumuz vardı. Bu ellerden çıkan ürünler pek çok ailenin evlerini süslüyordu.

Vefatından sonraki Babalar Günü’nde seslendim babama:

“Eh be baba, kızgınım sana, bize hayatta her şeyi öğrettin de sensizliği öğretemedin.”

“Sen gittin gideli sensiz nasıl yaşanır, nasıl nefes alınır öğrenemedik.”

“Her gün, her dakika hâlâ boğazımız düğüm düğüm.”

Canım babam, sana dokunmadan hayat nasıl güzel olur? Bilmiyorum. Bizi bıraktın bırakalı gökyüzünün mavisi bile hüzünlü, griye dönüştü. Yağmur bir başka türlü yağıyor, sanki damlalar canımı yakarcasına vuruyor yüzüme.

Seni hatırlatan tek şey ailem… Annemin buğulu, mavi gözlerinde buluyorum seni. Anneme olan sevginde, kardeşlerime baktığımda buluyorum seni, gücünü, gururunu oğlumda, onun gözlerinde buluyorum seni.  Tanıdıklarının senin için yürekten gelen güzel sözlerinde buluyorum seni. Heybetli, güçlü “buradayım” der gibi duran hayalinde buluyorum seni.

Beni duyuyor musun bilmem, bizlerle hep gururlanırdın, seni tanıyanların “siz o, iyi yürekli, dünya dostu insanın, HAMİT USTA’nın çocukları mısınız?” dediklerinde bizlere ne büyük miras bıraktığını bir kez daha anlıyoruz, şükrediyoruz. İyi ki senin çocukları olmuşuz.

Sevgili babam, seni anlatmaya sözcükler, cümleler, sayfalar yetersiz kalır. Çevresine güzellikler aşılayan, çocukla çocuk, büyükle büyük olabilen bu adam, adam gibi adam, bizim babamız TORNACI HAMİT USTA...

Yazan: Mukadder Eroğlu

Kardeşime teşekkür ediyorum

Makbule İnaç


Yorumlar

Gülçin Özen 11-11-2017

Baba sevgisi ve özlemi

"Beykoz'un Çınarları 2" yazısı yüreklerimize sevgi ve özlemin en can alıcı duyarlığını serpiyor. Dürüst, çalışkan, sevgi dolu, adam gibi adam olmayı başarmış bir babanın ardından söylenen bir ağıttır bu yazı. Hamit Usta'ya sonsuz saygıyla...

Sema ÇİNKAYA 12-11-2017

Beykozun çınarlari 2

Kardeşlerim, elinize,yüreğinize sağlık. Sevgili babanız, benim icin de babam kadar sevdigim cok değerli bir insandı. Beykoz'umuzun Hamit ustası, çalışkan, sevecen,hoş sohbet,iyilik meleği, dürüstlük abidesi,büyüklen büyük, genclen genc,çocuklarla çocuk olabilen eşsiz baba,amca, abi, ve herkes icin dost. Doğumda, sünnette, nikahda,düğünde, ölümde , cenazede, bir dosta ihtiyacınız olan her yerde, bazen mutluluğu, bazen da acıyı paylamak icin hep yaninizda olan guzel insan Hamit amcam, Beykozun Hamit ustasi, yetistirdigi hayırlı evlatlarin sevgili babalari.cennetin kapısını açacak guzel insan derdi rahmetli annem. Ikinizin de mekanı cennet olur inşallah.

Sermin kagan 13-11-2017

Cinarlar

Sevgili makbule bir solukta okudum duygularla gerçekliği çok güzel harmanlamışsınız yeni yazılarınızı bekliyoruz

Müberra çavuşoğlu 13-11-2017

Çok duygulandım

Harika bir yazı gerçekten çok duygulandım.Benimde ailem eski Yugoslavyadan göç etmiş.Okurken gözlerim yaşardı.Ne mutlu sizlereki böyle güzel bir babanın evlatlarısınız.Mekanı cennet olsun

Gizem Yücesoy 15-11-2017

Teşekkür..

Aile kadar önemli birşey yok, güzel yazınız in teşekkürler

Toplam 5 yorum bulundu. 1-5 arası listeniyor.
Ozan Derviş

VEFA DUYGUSU BEYKOZ’DAN NEDEN HİÇ GEÇMEZ -?-

08-07-2018 Yorum yok. 1238
Neyir Erkan Şişman

Ahh Koltuk Sevdası

08-07-2018 Yorum yok. 780
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

24 Haziran Seçimleri

08-07-2018 Yorum yok. 647
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 723
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

YUH BANA….!!

08-07-2018 Yorum yok. 379
Yaprak Akın

ZAMAN HER ŞEYİN İLACI

08-07-2018 Yorum yok. 346

KAYIP ÇOCUKLARIMIZ

08-07-2018 Yorum yok. 816
Makbule İnaç

Bir gözden diğer göze güven yok…

08-07-2018 Yorum yok. 713
Asiye Çakır

ASİYE'CE…

08-07-2018 Yorum yok. 948
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 1525
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Geleceğin Gençliği

13-06-2018 Yorum yok. 835
Cüneyt Pulant

Üslup !

20-05-2018 Yorum yok. 1064