BİZİM NEYİMİZ EKSİK !?

11-11-2017 3841 Yorum yok. Yorum Ekle

Bazı konularda yorum yapmak için illa bilirkişi olmaya gerek yoktur. Çünkü isteseniz de istemeseniz de o konuların içinde bulursunuz kendinizi; etkilenen sizsinizdir, kimse sizin ne düşündüğünüzü önemsemez hâlbuki kendileri çoktan unlarını eleyip eleklerini asmışlardır. 

Bir şekilde rutin hale getirdikleri, eğitim sisteminin dinamikleriyle oynamanın sonuçlarını sürecin içinde yoğurulan, yorulan, tedirgin olarak sınavlara tabi tutulan gençler ödüyor.
Sistemin dününü, bugününü değerlendirmek haddim değil lakin sistemin bir şekilde mağduru olmakta istemezdim, istemezdin, istemezdi.

Çok klişedir, öğretmenler genellikle sınıfındaki öğrencilere tüm yetkinin, komutanın kendinde olduğunu söylerler ya da bu izlenimi edinmeleri için ellerinden geleni yaparlar. Zaman içinde eminim hepinizin konuya ilişkin bir anısı vardır, tıpkı benim olduğu gibi...

Üstelik ben anılarımı hem öğrenci hem öğretmen cephesinde biriktirmiş şanslı kişilerden olduğumu da eklemeden geçemeyeceğim. Konuyu bağlamak istediğim yer çok açık aslında, her öğretmen kendi kuralını koymak ister, mevzu bakanlık düzeyine taşınınca her bakan da kendi sistemini getirdi diyebiliriz. 

Dikkatle bakacak olursak, kimse mevcut şartları iyileştirmenin peşine düşmedi. Her gelen bu da neymiş canım deyip yeni bir sistem attı ortaya. Ne kadar öğrencinin bu değişimden etkilendiği kimin umurunda... Başta söylediğim gibi onlar çoktan unlarını elediler bile. Kaldı ki hala taneleri varsa da bizim gibi mahalle okulların da parlamak için sürünmezler, hepsi kolejlerin müdavim ailelerinin çocuklarıdır.

Mahallesindeki ilkokul, ortaokul hatta lise de okumuş biri olarak söylüyorum bir şey kaybetmiyorsunuz, bunu iyi biliyorum. (belki de mahalle farkı) fakat neden iyi işlenmeden ya da onarıma tabi tutulmadan bu denli köklü değişiklikler yapılıyor bunu anlamakta güçlük çekiyorum.

“Okuyan çocuk her yerde okur” deyip mevzuyu geçiştirmek istemiyorum. Lütfen sizlerde sorgulamaktan geri durmayın. Evladınızın eti de kemiği de sizin kimseye emanet etmeyin eskide kaldı bu kafalar. Artık senden benden daha fazla şey bilen çocuklarınızın sorularına nasıl cevap vereceksiniz, onu düşünün. Bir lise talebesi ana haber bültenlerinin birinde aslında hepimizin kafasına yer etmesi gereken bir röportaj verdi.

“Korkuyordum. Şimdi daha çok korkuyorum.”

Eğitilmek neden korku rüzgârı altında oluyor bu ülkede. Bir gece de bir sözle sistem değişiyor da neden içi dolu hale getirilmiyor ya da getirilemiyor.  Bu kadar basit mi gencecik çocukların ruhlarıyla oynamak? Onları bunalımlara sürüklemek, bilinmezliğe itmek, bu kadar basit mi? 
Ey Gençliğimi önemseyen, Gençlere hitap eden Atam, keşke senin gösterdiğin önemin çeyreği gösterilseydi Gençlere, o zaman belki düzlüğe çıkardı bu memleket...
Saygılarımla...
NEYİR ERKAN ŞİŞMAN


Ozan Derviş

UNUTMAYALIM SEÇİM GERİDE KALDI

01-05-2019 Yorum yok. 1315
Makbule İnaç

Bahar Ayının Müjdecisi HIDRELLEZ

01-05-2019 Yorum yok. 644
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Hiç Düşündük mü?..

01-05-2019 Yorum yok. 444
Hacı Arıcı

RAHMET AYI RAMAZANA GİRERKEN

01-05-2019 Yorum yok. 590
Zeynep Küçük

Bakla ve Gül Kokusu

01-05-2019 1 yorum. 427
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

OTİZM ve FARKINDALIK

01-05-2019 Yorum yok. 616
Yaprak Akın

İyi Niyet...

01-05-2019 Yorum yok. 407
Asiye Çakır

DÜRÜSTMÜSÜNÜZ?

01-05-2019 Yorum yok. 1184
Çiğdem Topatan

SANAT EĞİTİMİNİN ÇOCUK GELİŞİMİNE ETKİSİ

27-03-2019 Yorum yok. 970
Ergin Tüfekçi

Sevgili Beykoz

02-03-2019 Yorum yok. 1134