M.HANEFİ DİLMAÇ'LA GERÇEK ÇAVUŞBAŞI SOHBETİ

23-05-2008 3618 6 yorum. Yorum Ekle

Beykoz’un şirin Beldesi “Çavuşbaşı” ulusal basının gündeminde zaman zaman Beykoz’u bile gölgede bırakıyor.

Doğal güzelliğiyle, su havzası oluşuyla, imar sorunlarıyla, hızlı gelişmesiyle, genç ve atak Belediye Başkanıyla, belde özelliği iptal edilecek oluşuyla ve son olarak ta, beldede ikamet eden İsmailağa Cemaati’nin Lideri olarak tanınan Mahmut Hoca (Ustaosmanoğlu) hakkında çıkan haberler ile ulusal basının gündemini oluşturmakta.

Beykozlu olmanın rahatlığı ile Çavuşbaşı Belediye Başkanı M. Hanefi Dilmaç ile gazetemizden Neyir Erkan, Çavuşbaşı üzerine sıcak ve samimi bir sohbet gerçekleştirdi. M. Hanefi Dilmaç, Beldesini bu güne kadar birçok demecinde açıkça tanımladığı gibi, yeniden tanımlamaktan da çekinmeyerek, sorularımıza net cevaplar verdiği için kendisine teşekkür ediyoruz.
Doğuş Haber


Neyir Erkan’ın Çavuşbaşı Belediye Başkanı M. Hanefi Dilmaç ile yaptığı röportajın orijinal metni.

Soru: Sizi tanıyarak ve görev de ne kadar süredir çalıştığınızı sorarak röportajımıza başlamak isterim.

Cevap: Muhammed Hanefi Dilmaç, 1967 Beykoz - Çavuşbaşı - İstanbul doğumluyum. Doğma büyüme Çavuşbaşılıyım. Aslen Trabzonluyum.
Belediye Başkan’ı olmadan önce, 14 yıl Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezinde idareci olarak görev yaptım. Siyasette uzun yıllardır varım. 2003 yerel seçimlerinden sonra da Çavuşbaşı’nda Belediye Başkanlığı yapıyorum. Evliyim 3 çocuğum var.

Soru: Hükümetin önümüzdeki seçim sürecine yetiştirmeye çalıştığı, Beldelerin İlçe Belediyelerine bağlanması projesini;
A- Bir Belde Belediye Başkanı olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
B- Belde Halkı bu projeyi kabullenebilecek mi?
C- Proje şuan da hangi aşamada ve Beldenizi nasıl etkileyecek?

Cevap: Beldesi kapanan bir Belde Belediye Başkanı olarak konuşuyorum şuan da,
Kanun çıkması gereken bir kanundu. Nasıl ki, Türk Ceza Kanunun 184.maddesi çıktığı zaman ilk etapta, Belediyelere ağır yükümlülük getiriyormuş gibi gözükse de tabiî ki sonucunda imarla ilgili kaçak yapılanmayla ilgili Belediyenin elini güçlendiren bir kanun olmuştur.
Şimdi Belediyelerin birleşmesiyle ilgili de vatandaş tabiî ki yüzeysel baktığı için kamusal değil de kişisel anlamda düşündükleri için, bazı yerlerde tepki gösteriyorlar ama bu Çavuşbaşı’nda çok fazla yok. Şundan dolayı yok, biz daha önce de Beykoz’a bağlıydık yerel anlamda, hizmetlerin aksayacağını düşünüyor vatandaş ama kanunun asıl anlamının ne olduğunu anlattığımızda vatandaş rahatlıyor.
Şimdi kanun neden çıkmalıydı?
Küçük Belediyeler var bu Belediyelerin birçoğu ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan beldeler. İstanbuldaki Belde Belediyelerinde belki bu durum çok yok ama özellikle Anadolu’da nüfusu 2000’nin altında olan yerlerde, İller Bankasından gelen ödeneğin personele bile yetmediği birçok belde var.
Böyle Belediyeler de iş üretmek mümkün değil, bunlar devletin sırtında bir kambur olarak duruyordu. Kanun çıktıktan sonra en yakın Belediyeler birleştirildi ya da bu Belediyelerden üçü beşi bir araya getirilerek tek Belediye oluşturuldu. Şimdi İstanbul’dan örnek vereyim, mesela Ümraniye ilçesine bağlı 6 tane belde var. 6 belde de en uzak olan Ömerli ile Ümraniye arasında 40 km var. Özellikle buradan ayrılıp da ilçe yapılan Belde Belediyelerinde yaşayan 400 bin insan kamu hizmeti almak için 40 km yolu gelip, Ümraniye merkezden kamu adına, kaymakamlık, ilçe milli eğitimden, emniyetten alacağı hizmeti aldığı için hem trafikte yoğunlaşma oluyordu, hem de vatandaşın gidiş gelişi ile ilgili ekonomik olarak anlamda sıkıntı oluyordu. Buradaki kamunun oraya taşınması yani yerinden idare, vatandaşı rahatlatacaktır.
Biz Beykoz Belediyesine bağlandık. Bu durum şöyle algılanıyor. Birleşme yok, Beldeden mahalleye dönüşmüş oluyor Çavuşbaşı, yani dışardan baktığınız zaman böyle gözüküyor. Tabi ki bu böyle değil.
Yani bizim 5 mahallemiz vardı. Biz bu 5 mahalle ile Beykoz Belediyesiyle birleşmemiz sonucunda şuna inanıyoruz; hem ekonomik anlamda,
Hem de hizmet anlamında Büyükşehir Belediyesi ve Beykoz Belediyesi koordineli şekilde yapacağı çalışmadan Çavuşbaşı bana göre çok daha fazla hizmet alabilir. Yalnız bunun organizasyonunu iyi yapmak lazım yani burada sadece Belediye kaldırıldı. Belde kalktığı için, orada ki bütün Belediye Hizmetleri kalkmamalı. Kanun çıktıktan sonra bizim yapmış olduğumuz görüşmelerde zaten Beldemiz orada şube olarak kalacak, o anlamda hizmette aksama olmayacak. Bir anlamda şöyle işin doğrusu ve gerçeği, seçilecek olan Belediye Başkanı’nın o bölgeye bakışı çok önemli tabi. Orayı sadece mahalle olarak görürse hizmette aksama tabiî ki olabilir ama bir yerin hizmet anlamında özellikle alt yapısı ile ilgili yoğun bir çalışmanın etkili olduğu bir bölge olması ile o bölgenin biraz daha hassas bir durumu var. Henüz kanalizasyon dahi halledilmemiş olan bir bölgeydi Çavuşbaşı, %80’i bizim dönemimizde tamamlandı fakat bölge dağınık olduğu için belki %20’si kalacak. Burayı bir mahalle olarak görürseniz buranın işi görülmemiş olacak. Bizim ayrıca eğitimle ilgili büyük
projelerimiz vardı. Ben Başkan seçildikten sonra, 4tane okul kazandırdık. Şimdi bir 9ayımız daha var. Bu dönemde de yoğun bir çalışmam var eğer o da tamamlanırsa 1 okul daha projemiz var. O okulda tamamlanırsa eğitimle ilgili fiziki anlamda sorunumuz olmayacak ama eğitim ve öğretimle ilgili kaliteli, tabi bütün öğretmenlerimiz kaliteli ama şöyle algılanıyor genelde, buradaki şehir merkezinden görevi ile ilgili problemi olan, idari yöneticilerin birazda işlerine sahip çıksınlar düşüncesiyle bölgemizde görev veriyorlar gibi anlaşılıyor vatandaş tarafından. Biz geldikten sonra hem eğitim öğretimde hem fiziki yapı da üzerine koyduk. Bunlar kesilmemeli yani bu bölge bakir bir bölge, 2 dönem Belediye olmuş. Daha insanların şehircilik mantalitesi yeni yerleşiyor. Bu anlamda oturtulmuş olan bu sistem sarsılmamalıdır.

Soru: Ulusal Basında İsmailağa Cemaati’nin lideri olarak tanımlanan Mahmut Ustaosmanoğlu’nun Beldenizdeki yapılanması gibi yansıtılan haberler hakkında görüşleriniz nelerdir?

Cevap: Tabi Basına yansıdığı şekliyle ben söylüyorum. Ulusal Basınımız 2’ye bölündü. Bazıları böyle bir şeyin olmadığını, bazıları ise bu işin tamamen burada olduğunu söyledi. İsmailağa Cemaati’nin lideri haziran ayından sonra yaklaşık 11 aydır Çavuşbaş’dan bir mülk edinmiştir. Her insan gibi mülk edinme hakkını kullanmıştır. Kullanmış olduğu bu hakkından dolayı biz ona burada mülk edinemezsiniz diyemeyiz. Kanunlara göre böyle bir şey yok. Biz bölgemizi kanunlarla yönetiyoruz. Kanunların bize vermiş olduğu doğrultuda yetkimizi kullanma durumumuz var. Biz bu yetkimizi kullanırken -a şahsına farklı, -b şahsına farklı böyle kullanamayız. Tabi bizi üzen sanki Beldenin tamamen yaşam şekli değişiyor gibi, bazı basın organları bunu böyle dile getirdi. 60 yıl önce olmuş olayları yeni olmuş gibi yansıtılması tabi bölge halkını rahatsız etti, tabiî ki beni de.
Tamam, İsmailağa Cemaati’nin lideri buraya geldi ve 2 tane bina aldı almış oldukları bu binalarda her insan gibi onlarında bir yaşam tarzı var onlarda o doğrultuda yaşıyorken, olmaması gereken olaylar gelişti. Sanki Belde de tamamen böyle bir yaşantı var gibi yansıtılması tabi, Belediye Başkanı olarak önce beni sonra halkımızı tabiî ki üzdü. Yazılan, çizilen şeylerin bazıları doğru bazıları da hiç aslı astarı olamayan ve çokta abartılı olan haberler yapıldı.

Soru: Çavuşbaşı halkı etraflarında var olduğu iddia edilen cemaat oluşumundan sıkıntı duyuyor mu? Size ya da birimlerinize ulaşan şikâyetler var mı?

Cevap: Burada böyle bir şey yok. Benim bölgemde ben geziyorum basına yansıdığı anlamda her yerde çarşaflılar, çemberli sakallılar görmeniz mümkün değil. Sizde tecrübe edinmeniz açısından, sizi de davet edelim gelin görün. Böyle yaşayan insanlar var, benim bölgemde ticaret yapan, esnaflık yapan Amerikalı, Kanadalı arkadaşlar da var. Çavuşbaşı ticaret anlamında çok rantabl sahibi bir Belde olmamasına rağmen Amerikalı vatandaş gelmiş, nasıl onun mülk edinme ticaret yapma hakkı varsa, o insanlarında var. Ben şimdi nasıl Amerikalı vatandaşa sen burada ticaret yapamazsın diyemiyorsam, o insanlara da burada yaşamayın diyemeyiz.
Bu anlamda gerçekten Çavuşbaşı kendine has, tabi muhafazakâr insanların olduğu bir yer gibi gözüküyor, basında da böyle yer aldı.
Çavuşbaşı’ında Belediyeleri genelde sağ partiler kazanıyor. Muhafazakâr insanların çok fazla yaşadığı bir bölge, bu doğru ama burada ismailağa Cemaati’nin lideri Sayın Hocamız Mahmut Ustaosmanoğlu’nun oraya yerleşmesiyle bu durum oluşmadı. Doğma büyüme buralı olan, 60 yıldır burada yaşayan insanlar bunlar. Ben mesela doğma büyüme Çavuşbaşılıyım. Ben orda doğdum, büyüdüm şuan Belediye Başkanıyım, Mahmut Ustaosmanoğlu’nun oraya 2007’nin haziran ayında gelip mülk edinmesiyle ben orda doğmuş değilim.

Soru: Sormak istediğim tam olarak bu aslında, bu artı eksi kutup ekseninde gerçek Çavuşbaşı halkı gelişen olaylar hakkında ne düşünüyor? Yani Amerikalı vatandaş da gelip ticaret yapıyor cemaatten biri de, bu ayrımda Çavuşbaşı yerlisi ne tepki veriyor?

Cevap: Kesinlikle bir sıkıntı yok. Vatandaş, Cemaat, Kamu, Belediye hepimiz çıkan haberlerle sıkıntı yaşadık. Gündeme getirilen konu, yani 40 yıl önce bölgeye yerleşmiş olan Oruç soyadlı insanların ticarethanesi var, gazetelerde şöyle yansıdı; Mahmut Hocadan sonra böyle iş yerleri de açıldı. Oysa 15 yıldır o ticarethane açık, mesela Miraç Emlak 5 yıl önce açıldı. Bu olanlar gündeme geldikten sonra, imarda yapılmış olan alım satımlarla ilgili biz emlak beyanlarını alıyoruz vatandaşların, bu beyanlarla ilgili son tarihlerde ne kadar beyan verilmiş bir kontrol edeyim dedim. Mesela baklacı bölgesinde oturuyor, o bölgede 3 satış var. Gazeteci arkadaşların yanında satışı yapılan yerlerin dosyalarından rasgele birini seçtim birlikte baktık sizin gibi çağdaş görünümlü başı açık hanımefendiler almış yeri ama onlar olayı öyle yansıtıyorlar ki oradaki alınmış olan 3 tane yerin sanki İsmailağa Cemaatinden birileri almış da yerleşmiş gibi…
Hocadan başka bir kişi buradan bina almadı. İddia ediyorum bunun aksini bana ispatlasınlar ben görevi bırakırım. Hoca geldikten sonra İsmailağa Cemaatinden o bölgede 1 tane bina alındığını ispatlasınlar ben görevi bırakırım. Gazetecilik adına yapılan bu haberi çok ahlaki bulmuyorum.
Basın biraz daha ciddi olmalı, biraz daha araştırmalı.
Cumhuriyet çıkmazı diye bir sokağımız var, biliyorum soracaksın…
Yapılan haber, benimle yapılmış olan röportajın içinden cımbızla alınan bazı söylemlerle bana göre çarpıtılarak yapıldı. Yani şunu söyledim,
Biz Belediye olmadan önce, bizden önceki ağabeyimizin talimatı ile planlama yapıldı. Yapılmış olan planlamanın ön şartlarından bir tanesi sokak isimlerinin verilmesi, diğeri kalorifer çalışmasının yapılması doğrultusundaydı. Çavuşbaşı’nın ana caddesi yani en büyük caddesi 11–12 km olan caddemiz bizim 4 mahallemizden geçiyor.5 mahallemiz var, 4 mahallemizden geçiyor. Bu caddenin ismi Cumhuriyet Caddesi, şimdi bir haber yapılıyor ve bu haberde 12km yol gözükmüyor Caddenin çıkmaz sokağı haber yapılıyor. Cumhuriyet çıkmazı diye işin teknik anlamda her caddeye bir tane çıkmaz sokak ismi verilir. Plancı böyle uygun görmüş. O zaman ki mecliste demiş ki; hem adreslerde karışıklık olmasın, her caddenin çıkmazına, o caddenin çıkmazı denmiş. Bu doğrultuda da bu hassas konuda burada kullanılmış oldu. Bir art niyet gibi bir şeyin olması mümkün değil.

Soru: Basında hoş olmayan görüntülerle gündeme gelen Çavuşbaşı’nın kamuoyunun gözünde olumsuz bir tablo oluşturmasından endişe duyuyor musunuz?

Cevap: Hiçbir endişemiz yok. Böyle bir şey yok ki zaten, vatandaşın tepkisi yok.

Soru: Bunları Beykoz Halkı böyle yaşamadığı için biliyor ama dışardan bakıldığında Beykoz’da da böyle yaşanıyormuş denmesinden endişe duyuyor musunuz?

Cevap: Özellikle Çavuşbaşı’ı seçilmiş, gidelim bu cemaatte gelsin diye bir şey yok. Çavuşbaşı’nın mülkiyetle ilgili hassas bir problemi var, o boşluktan yararlanıp işte cemaati burada konuşlandıralım gibi bir şey de yok. Buna halkta müsaade etmez, zaten öyle bir ortam yok. Mülkiyetle ilgili problem var. Bu problem doğrultusunda, mülk edinmenin birçok riski var. Bunu herkes göze almaz yani o cemaat az önce söyledim, özellikle Mahmut hoca oraya geldi diye oradan mülk ediniyor, mülk alıyor diye bir şey söz konusu değil. Ben böyle bir şey tespit edemedim yani tespit edenler de şunlar şunlar desinler bizde Çavuşbaşı halkı olarak bir bakalım gerçekten öyle bir şey var mı, alınması gereken tedbir varsa o tedbiri alalım ama şimdi bir şey yok ki neye karşı bir tedbir alalım. Vatandaş neye karşı olumlu ya da olumsuz bir tepki koysun?
Hocanın sağlıkla ilgili problemi var, bölgede 2 bina almışlar, orada yaşarken Fazilet Cami diye bir camimiz var 3 kere camiye gitmiş hoca,
Camiye gittiğini duyan vatandaş yoğunluk oluşturmuş. 2aydır da camiye gelen giden yok, bu işler bitti artık.

Soru: Çavuşbaşı’nın “TARİKAT YUVASI” olarak basında tanımlanmasının ardından, Çavuşbaşı’nın kamuoyunun gözünde sarsılan imajını gidermek amacıyla hazırladığınız projeleriniz var mı?

Cevap: Şimdi şuna çok dikkat etmek zorundayım. Kamuyu temsil ediyorum, biz bazen kendi duygularımızı ortaya koyarken, karşı taraftaki insanlar sanki toplum adına, kamu adına açıklama yapıyormuşuz gibi algılıyor bu konuyla ilgili çok açıklama yapmak istemiyorum. Her yapmış olduğum açıklama ardından bir sıkıntı olarak bana dönüyor.
Çavuşbaşı’nın imajına gelince bir bozukluk görmüyorum. Bir gazete haber yaptı buna karşılık üç beş gazete de lehimizde haber yaptı. Çavuşbaşı’nda böyle bir şeyin olmadığını, oradaki insanların gayet çağdaş, medeni bir şekilde Cumhuriyet İlkelerine bağlı bir yaşam tarzını seçtiğini de haber yaptılar. Belki yapılmış olan bu aleyhimize gibi görünen haberler belki de insanların gözünde bir nevi reklâmımız olmasına yol açtı. İyi ya da kötü ama yapılan işin Çavuşbaşına olumsuz yansıdığını düşünmüyorum.

Soru: Çavuşbaşı’ ndaki yapılanma konusunda da genel bilgi verebilirmisiniz?
Cevap: Çavuşbaşı basında olumsuzluklarla gündeme geliyor ve bundan önceki dönemlerde Çavuşbaşı tamamen kaçak yapılanmayla ilgili, arazilerin talan olduğu bir bölge olarak algılanıyordu. Arazi mafyalarının, arazileri peşkeş çektiği gündeme getiriliyordu ne zamana kadar biz Belediye olana kadar, Belediye olduktan sonra bu tamamen durduruldu. Ben şunu iddia ediyorum, benim kendi dönemimde özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesi çıktıktan sonra Çavuşbaşı’nda bir tane kaçak bina yok. Kanun çıkınca elimiz güçlendi yani Belediye olarak benim babamın oğlu da gelse, arkadaş biz sizin için hapishaneye giremeyiz ya da ceza alamayız dedik. Ne oldu bu iş sıfırlandı. Her yerde böyle mi bilemiyorum ama benim bölgem de özellikle yasadan sonra bir tane bina yapılmadı. Şimdi bu gündeme gelmiyor, daha önce hep kaçak yapıyla gündeme geliyorduk.



23-05-2008 3618 6 yorum. Yorum Ekle

Yorumlar

ahmet 24-05-2008

yavuz

bu adamı çok seviyoruz allah yolunu açık etsin Başkanım

Onur Kaya 24-05-2008

farklılık neden

başkanım neden konuşmalarınız hep saptırılıyor, insanların kafaları karıştırılmaya çalışılıyor, bakın söyledikleriniz sansürsüz yazıldığında herşey ne kadar anlaşılır, size bunları soran genç arkadaşı, çok açık ve anlaşılır cevaplar verdiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Kim ne derse desin Çavuşbaşı ve Beykoz halkı sizi çok seviyor ve güveniyor.

FAHRİ ORMANLI 25-05-2008

"SUYUN İÇİNDE SUYU OLMAYAN BELDE"

MERHABA; SEVGİLİ BAŞKAN'DA BİLMEKTE Kİ HALA ÇAVUŞBAŞINDA TAŞIMA SU İLA HALK İHTİYACINI KARŞILAMAKTA. BU SEVGİLİ MESLEKTAŞIM ÇAVUŞBAŞI HALKI İLA KISA BİR BİLGİ EDİNİP 3 KONUYU BERABERCE HARMANLAYIP SORSAYDI DAHA FAZLA ULUSAL BASINA YAKIŞIR SORU SORMA TEKNİĞİNİ ELDE EDERDİ. BİZ GAZETECİLER ASLA KİŞİLERİN MAKAMI VEYA İŞİ İLA İLGİLİ ON YARGILI OLMA LÜKSÜMÜZ YOKTUR. FAKAT BU DEMEK DEĞİLDİRKİ BU KADAR ÇANAK SORULAR SORARIM. ONUN İÇİN BU MESLEKTAŞIM ADINA ÜZGÜNÜM. DAHA EVVEL BU SORULARI SORSAYDIDA ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇTİKTEN SONRA GERÇEKLEŞMEMİŞ OLSAYDI BU DERTLEŞME. SEVGİ VE SAYGILARIMLA "FAHRİ ORMANLI"

Doğuş Haber 25-05-2008

Açıklama

Sayın Ormanlı
Okurlarımıza sunduğumuz, zaman zaman bize yardımcı olan Neyir Erkan’ın “Okul Ödevi” için yaptığı, çerçevesi dar bir söyleşiydi. Dikkat edersiniz ki sohbetin ana teması değil Çavuşbaşında veya Beykoz’da tüm Türkiye’de gündem olan konuyu içermektedir.
Söyleşi hakkında genel bilgi aktarmadığımız için siz haklı olarak geniş açıdan ele alarak, farklı yorumlamışsınız. Bilgilerinize sunulur

ekrem 14-08-2009

........kkkkk

bu adamın neyini seviyosunuz çavuşbaşı için ne yaptı 1985den beri ç.başında oturuyorum daha suyumuz bile musluktan akmıyorum nerde başkanları tayyıp sılagonu neydi susuz köy kalmayacak yahu İSTANBULUN ORTASINDAYIZ SUYUMUZ YOK İLKEL ÇAĞLARDA YAŞIYORUZ Ç.BAŞINDA bu adamlara bıdaha oy fln yok

flgl 03-02-2010

788

M.HANEFİ DİLMAÇ başkanımız döneminde çavuşbaşı doğalgaza da kavuştu suyunada kanalizasyon çalışmları bitti yolun açık olsun başkanım

Toplam 6 yorum bulundu. 1-6 arası listeniyor.
Hacı Arıcı

Yöremiz – Kültürümüz – Tarihimiz

28-09-2018 Yorum yok. 1312
Ozan Derviş

ESKİYEN BİZLER “ESKİMEYEN BEYKOZ”

28-09-2018 Yorum yok. 1470
Neyir Erkan Şişman

Psikolojik-Ekonomik Sıkıntılar

28-09-2018 Yorum yok. 876
Taner Mert "Mert Beykozlu"

“YENİDEN DOĞABİLMEK”

28-09-2018 Yorum yok. 1302
Asiye Çakır

SİZİN GÖZÜNÜZ HANGİSİ... ???

28-09-2018 Yorum yok. 1649

DİLİMİZİ YİTİRİYORUZ

28-09-2018 Yorum yok. 833
Yaprak Akın

BİR RİCAM VAR !

28-09-2018 Yorum yok. 361
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Ülkenin Hali

28-09-2018 Yorum yok. 672
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

GÖZLEM…

28-09-2018 Yorum yok. 622
Ergin Tüfekçi

BEYKOZUMUZ DAKİ TURİZM ELÇİLERİMİZ

15-08-2018 Yorum yok. 970
Cüneyt Pulant

İnsanoğlu iyiliklerle yaşar

15-08-2018 Yorum yok. 1922
Zeynep Küçük

Dilde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar: “Galat-ı Meşhurlar”

08-07-2018 Yorum yok. 1222
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

OYUMU NASIL KULLANACAĞIM?

13-06-2018 Yorum yok. 2423