ANLAŞILAMAYAN MESUDİYELİ TEKİN TOKLUCU

20-12-2017 1977 Yorum yok. Yorum Ekle

Yaklaşık Otuz yıllık dostum olan ve Mesudiye toplumunun bir türlü anlamak istemediği, aslında anlamaya çalışsa, bu güne kadar neler kaybettiklerini ve bu günden sonra da neler kazanacaklarını bilseler bu anlaşılamayan dostum Tekin Toklucu’ya kulak verirler. Ben mizahi giriş yaptım, karar tabi ki siz değerli okuyucuların.


Dostumla hoş bir röportaj olduğunu düşündüğüm sohbetimizde, Dernekler Kanunuyla birlikte, küllerinden yeniden doğmaya hazır Mesudiyeliler Derneği ve Yöneticileri Ankara’nın yolunu tutmuşlardı tüm serüven böyle başlamıştı. Memleket Sevdası bir kez daha dile gelmiş Ankara Trenin de buluşmuştu. Bu serüvenin baş aktörlerinden olan Tekin Toklucu’ya sordum, kendisi tüm içtenliğiyle sorularıma cevap verdi.

 

Ozan Derviş: Ankara yolculuğunuzdan, alt yapısından ve amacından bahseder misiniz?

Tekin Toklucu: 1980 ihtilali sonrasında Balkanlarda oluşan göç hareketini, Berekete çevirmekti öncelikli amacımız.

Malum fazlasıyla göç veren ilçemizde çiftçilik yapabilecek genç ve bilinçli insanımızın azalmasını, Bulgaristan’dan gelecek soydaşlarımıza ev ve arazi tahsisi yaparak topraklarımızı bereketlendirmek ve nüfusu hareketlendirmek için gitmiştik ama büyük şehirlere yerleşmek elbette daha cazip olduğundan bir tek soydaşımız bile gelmedi.


Ozan Derviş: Mesudiyeliler Derneği çalışmalarının neresindeydiniz?

Tekin Toklucu: Her yerinde.

Örgütlü toplumun lokomotifi olarak bilinen biz Mesudiyeliler, bildiğiniz gibi sosyal ve sportif faaliyetleri ile bunu perçinliyorduk. Abdi ipekçide yapılan şenliğe binlercemiz katıldı. Aynı gece işveren ve yönetici sınıfımız Esentepe de bir otelde toplanarak, mevcut dernek yönetimine muhalefet bayrağını açmıştı. Buralara kadar, sizlerin ve herkesin malumu olduğunuz üzere, Paşabahçe de düzenlenen Mesudiye köyleri arası futbol turnuvasında yıllarca köyüm Bayraklı’nın formasını giydim. Turnuvanın başarılı futbolcularının yer aldığı Mesudiye Karması formasını da defalarca giydim.


Ozan Derviş: Gazetemizin Yazarı olunca ilk soruyu atlamış gibi gözüküyorum. Tekin Toklucu kimdir, ne iş yapar?

Tekin Toklucu:Ben dört çocuklu, babası işçi ve annesi ev kadını olan bir ailenin en büyük evladıyım. İstanbul’a 1963 yılında ve 8 yaşımdayken geldim. Daha o yıllardan hem okudum hem işportacılık yaparak çalıştım. Babamın bütün yasaklama ve cezalarına rağmen, Zeytinburnu spor, Feriköy spor ve Asker iken kısa da olsa Antalyaspor futbol hayatımdaki dilimler. Lise bitiminde üniversiteyi o dönemin anarşist olaylarının dışında kalmak uğruna bırakıp askere gittim. Geldim ve bir yıl sonra ‘’1981’’ de evlendim. İlk eşimden üç kızım var. Bir de delikanlı torunum şimdilik.

1986 da kendi işimi kurdum, iç mimarlık ve proje çalışmaları üzerine. Üretim uygulama yapıyorum. Sonrasında iş ve futbol hep hayatımda oldu. Mesudiye köyler arası futbol turnuvasında ki oyunculuğumun peşinden turnuva idari komitelerinde yer aldım. Bunun üç yılında Komite başkanlığı vardı.34 köy takımının katıldığı turnuva başkanlığım döneminde gerçekleşti ve finallerimizin hepsini Beykoz stadında şenlik havasında yaptık.

Mesudiye Köyleri arası turnuvasının ,’’MESDOST’’ kısaltılmış adını benim yönetimim de verdik.


Ozan Derviş: Sizi ilk kez tanıyan herkesin aklına geleceği gibi tüm bunları neden yaptınız?

Tekin Toklucu: İnanamayacaksınız ama hiç karşılık bekleyerek yapma gayretinde olmadım. Tek amacım halkımızın coşku ve birliğini en üst seviyelere çıkarmaktı.


Ozan Derviş: Tüm bunların ışığında Mesudiyeliler Derneği’nin hayatınızdaki yeri neydi? Daha etkin olmak için neler düşünüp, planlamıştınız?

Tekin Toklucu: Çok tan daha Çok şey’di!!!!

Sosyal, kültürel ve sportif aktivitelerini, Ekonomik gücümüzle birleştirerek her alanda güçlü ve ileriye daha sağlıklı bakabilecek  ‘’Cemiyet’’ Oluşum’ ’Dernek’’ için Ben ve yeterli sayıda arkadaşlarımızla köy derneklerinin ve ileri gelenlerinin nabzını tuttuk. Haftada iki toplantı ile adeta parti programı gibi bir program hazırlamıştık. Detaylar uzun, kısa keseceğim.

Seçime bir hafta kala ileri gelen bir iş adamımızın ofisinde, ekibimden üç arkadaş, bir gazeteci, bir öğretmen ve iş adamımız mevcut yönetimin karşısına çıkacak ekibimizi oluşturmak için fikir alışverişine gittiğimizde, orada içimizden biri bende aday olacağım diye ortaya çıktı. Demokratik ortamda buna saygı duymamak mümkün değildi ama o ana kadar her şeyimizi paylaştığımız arkadaşın art niyetine değerli iş adamımız da ’ifadesi bende’ malum sebepten ona destek verdiğini açıklayınca toplantı bitti. Ne yazık ki, halkı doğru bilgilendirmesini beklediğimiz yayın organımız bunu bugüne kadar hala dile getirip okurlarını aydınlatmadı.

Uzatmadan, seçim günü mevcut yönetime, karma listeyle rakip olduk, ben son anda bizi sırtımızdan vuran arkadaşımızın listesinde yer almadım.

Tüm bu çekişmeler, Mecidiyeköy deki dernek lokalinde olurken, bu dönemde sportif faaliyetler başta olmak üzere tüm etkinlikler yok olmuş, dernek adeta Siyasetçilerin ve siyaset düşünenlerin şov mahalli haline gelmiştir.

Bunu ortadan kaldırmak için tekrar ekibimle birlikte aday olduk. Bağlarbaşı’ndaki genel kurul utanç verici idi. Divan başkanlığını yapan milletvekilimiz acz’e düşmüş, kargaşa ve şaibeli oy sayımı ardından yönetim görevinde kaldı.


Ozan Derviş: Dernek için çalışmalar sadece İstanbul sınırlarında mı geçerliydi?

Tekin Toklucu: Elbette hayır. Kendi firma aracımla, birçok öncü firmadan bizzat ve ekimle topladığımız bir kamyon yardım ve ihtiyaç dağıtımını, YİBO öğrencilerine dönemin Kaymakamı ve Belediye Başkanı ve bizler dağıttık.

Bu arada kendi köyüm Bayraklı’nın iki dönem yönetim kurulu başkanlığını yaptım. Feriköy de 300 m2 lik Dernek lokali mülkünü köylümüze kazandırdık. Çalışmalarımız arasında diğer köy derneklerimize bireysel katkılarımız da oldu tabi. Bu arada, sivil toplum kuruluşlarına örnek olan derneğimiz, başta köyler arası futbol turnuvası ve dayanışma geceleri vb. faaliyetleri iyice sıfırlamış ve partiler gibi üye kayıtlarına ağırlık vermişlerdir.

Tabi bunun neticesi yıllarca aynı şahıslar hiçbir şey yapmadan, sadece ‘’kurultay’’ toplantıları ile sınırlı faaliyette bulunan Dernek olarak eriyip gitmeye yüz tutmuştur.


Ozan Derviş: haklı serzenişleriniz var elbette, yaşanan olaylar benimde hala hafızamda yer etmekte, Dernek ve çalışmalarınıza, sürecin devamına dönecek olursak neler söylersiniz?

Tekin Toklucu: 1996 yılında Paşabahçe Karagözsırtı spor kulübü yetkilileri, mahalli yönetimi ve futbolcuları Mesudiyeli olan futbol kulübünün 2.Amatör ligden başlayacak Resmi mücadelesinde görev alacak Yönetim kurulunu oluşturmam için beni Davet ettiler. Düşündüm, kabul ettim. Sonraki yıl, Namağlup Şampiyon olup İst.1.Amatör lige çıktık. Ve Takımın adının Karagözsırtı MESUDİYE SPOR olmasını onadık.

Hedefimiz 3.lig idi bu sebeple daha güçlü bir yönetim için genel kurul yaptık. Tabi Mesudiyeliler derneği boş durmuyor karşımıza aday çıkarıyordu  amâ her defasında ezici bir üstünlükle görev alıyorduk. Yeni yönetim kadromuzda, Dr. Muzaffer Sarıyar, Engin Özmen, AV.Şevket Arıkan, Zülal Habil, Erdem Sönmez ve daha birçok önemli arkadaşımız vardı. Mesudiye spor sadece Beykoz da değil İstanbul’da bir marka olmuştu. Yeni sezon hazırlık kampını da Mesudiye Kurultay dönemine alıp Takımı 12 günlük Kamp için memleketimizde yaptık. Çok güzel geçen kamp ı Fatsa ile hazırlık maçı yaparak bitirdik ve özel otobüs ile takım İstanbul’a döndü.


Ozan Derviş: Aynı dönemde adınız Anavatan Partisiyle anılmıştı.

Tekin Toklucu: Merhum Cumhurbaşkanımız Özal’ın dünya görüşü ve atılımcılığını çok beğenirdim ve Beykoz ilçe de zaman zaman toplantılara katıldım. İst.il meclis üyesi adaylığım da söz konusu idi. Benim için siyaset te unutamayacağım kırılma noktası, DSP den üstü kapalı gelen davetti. O sıra ANAP ta olduğum dan ETİK bulmadığım için DSP ilçe davetine gitmedim..!! ve bu bana büyük bir kayıp olarak geri döndü. Malum o seçimlerde alınan oylardan nasibimi tepmiş oldum. İnancım gereği, Allah Nasip etmemiş, böyle uygun görmüş dedim ve yoluma devam ettim. Türkiye’de siyaset benim ölçülerimde yapılmıyor. Başkalarının pislikleri üzerine kendi saf lığımı siper edemezdim. Siyasi olmasa da, sivil toplum kulvarında üzerimize aldığımız görevi layığı ile yerine getirmek beni ve ekibimi mutlu ediyordu.

3.sezonumuzda da Mesudiye spor olarak 1.Lig de Şampiyon olmaya yakın,3.lig yolundaki terfi maçları için planlar yapmaya başladık. Futbolun içinden gelen biri olarak Menajer Başkan gibi görev yapıyordum ve fikirlerimi destekleyen bir yönetim kadromuz vardı. Kadroya katmayı düşündüğümüz 4 yeni futbolcu vardı ve 3.lig yolunda maddi ihtiyaçlarımız vardı. Yönetimden aldığım yetki ile Bilinen bir iş adamımızı ofisinde ziyaret edip, dilek ve taleplerimizi dile getirdim.

Aldığım cevap..!!

-Tekin, ne olacak 3.lige çıkacaksın da. Daha çok gider, daha çok gider…

Hatta, O Hemşerimize, Başkanlık teklif ettim, daha ileri gittim, Mesudiye………(firmasının adı)olarak devam etmeyi genel kurula sunalım. Siz başkan olun ben yardımcınız olarak çalışayım dedim ama kabul görmedi.


Ozan Derviş: Sürecin bu şekilde işlemesi kararınızı nasıl etkiledi?

Tekin Toklucu: kararım, global ekonomi yaşayan Dünyada 4 ya da 5. Büyük ekonomik sektör olan Futbol ekonomisini küçümsemelerinin altında yatan sebepler benim oradan ayrılmamı gerektirdi ve kararımı yönetime açıkladım. Onlarda sen yoksan bizde yokuz dediler ve 1999 yılı sonu görevi bıraktık. Sonrası, kulüp yıllarca benim yönetimimde yer alan bir iki arkadaş ve sevenleri ile yola devam etti. Şimdilerde ise bu iş de ki ekonomik ve siyasal getirinin farkında olan insanlar sayesinde üst sıralara oynayan başarılı bir takım ve hedefleri var. Ben ve ekibimin 18 yıl evvel koyduğu 3.lig O zaman daha kolay, bugün zor olan bu yolu başarmaları en çok beni mutlu eder. Zira Mesudiye spor kulübü benim evladım gibidir. Takip ediyor ve zaman zaman izliyorum. Bellimi olur yok olmaya yüz tutan Ordu spor’u bile canlandıran ivme olur…


Ozan Derviş: Dernekçiliğin heyecanının, sporun hareketliliğinin yanı sıra kültür-sanat ve sosyal aktivitelerle aranızın iyi olduğunu biliyorum, bir de okurlarımızla paylaşır mısınız?

Tekin Toklucu: Malum Gazetenizde bir köşe lütfettiniz orada yazıyorum. Şiir yazıyorum ki, iki etkinliğinize katıldım, devam da edeceğim. Fenerbahçe kongre üyesiyim ve takımımızın her branşını takip etmeye çalışıyorum. Fotoğraf çekmeyi seviyorum, profesyonel bir makinam var, seyahatlerde hep yanımdadır. Müzik tutkunuyum, Türk Sanat müziği koro çalışmalarım var ve konserlerde Solo yapıyorum. Tabi ki Futbol tutkum, Türkiye Materlar liginde Kadıköy Masterlar da forma giyiyorum. Yazma denemelerim var, ileride Kitap’a dönüştürmeyi düşündüğüm..

Ozan Derviş: Hayatın her köşesinden bir renk ve ilham alırmışçasına dolu dolu etkinliklerinizi anlattınız, daim olmasını dilerim, içinizde ukte kalan bir şey var mı?

Tekin Toklucu: Olmaz mı. Mesudiye sivil toplum kuruluşlarını bir çatı altında toplamak, içinde her birinin başına geçebilecek bir yönetim oluşturup, fikir çatışmaları olsa da ayrı gayrılığı ortadan kaldırıp. Tek yumruk olmak. Siyasete çok daha iyi zaman ayırıp, Devletime, Milletime faydalı olmayı çok ama çok isterdim. 90’lı yıllardaki ekonomik krizleri sakin ve akıllı insanlarla değerlendirip, kazanımlarımı kaybetmemek ve iş hayatımda ağabey değil Patron olmayı ve akrabayı gözetmemeyi çok isterdim.

 Ozan Derviş: Kısa süre önce hayata geçen, Gazetemizin de takip ettiği Mesudiye Yarı Maratonu fikri nasıl gelişti?

Tekin Toklucu: Savaşan, yıpranan Dünyada, Müzik, sanat gibi insanların ortak lisanı Spor değil mi. Mesudiye de 90’lı yıllardan beri giderek tırmanan bölünmüşlük ve ayrımcılığı bir araya getirmenin yolu, SPOR ,Müzik ve Sanat olduğunu düşünüyorum. Herkes her işten anlamaz, günümüzde cemiyetlerimizin kısır çekişmelerinin sebebi A-Sosyal yöneticilerdir. işi ve evi arası dışında hiçbir aktivitesi olmayan Vizyon ve Misyonu eksik kadrolar yüzünden halk yanlış kulvarlarda ayrışarak her türlü birliktelikten, özellikle de SEVGİ-SAYGI dan uzaklaşıyor hatta benden olmayana yaşam hakkı tanımam, tanınmasın diyorlar. Ne yazık ki, siyaseti bu Masum halk birlikteliğine bulaştırdılar. Bunu Türkiye’nin her yerinden 500 e yakın sporcu ve misafirin katılımı ile yaptığımız 2.Ordu/Mesudiye Yarı maratonu öncesi ve sonrasında gördüm.

Ozan Derviş: Bu kadar gönülden özveriyle etkinlikler yaparken, planlarken ya da hayata geçirirken Mesudiye Cemiyetleri taşın altına elini koyuyor mu?

Tekin Toklucu: Yukarıda saydığım kafa yapılarından dolayı maalesef istediğimiz ve hedeflediğimiz etkinlikte olamıyorlar. Eksikliğine rağmen Mesudiye Belediyesi ve Başkan İsa Gül maddi manevi yanımızda oldu ama yetmez. Ayrıca olmak zorunda. Türkiye’nin ilk ve tek kürsüsü olan, Doğrudan Demokrasi Platform ‘u MESUDİYE KURULTAYI’nın yürütme kurulu başkanı ve biz de Yarı Maratonu, toplantılara renk katsın daha coşkulu olalım diye Kurultay toplantıları tarihine sabitledik. Hatta 2016 yılı değerlendirme toplantısında Maraton’un Geleneksel olmasına karar verildi. zira artık bu etkinlik Türkiye Atletizm federasyonu takviminde yer alıyor.

Ozan Derviş: Son olarak, esprili bir yaklaşımla önünüzdeki maçlar için planlarınız neler?

Tekin Toklucu: Gerçekleşir mi bilmem ama Mesudiye için çalıştıklarını söyleyen tüm sivil toplum kuruluşları, yerel basın, iş adamları, görevde olan seçilmişler, siyasiler, bürokratlar, Akademisyen ve eğitimciler, sporcular, Halk, Gençli Birleştirici bu tür etkinlik ve toplantılara tek elden davet edilsin ve görüş düşünce kulvar gözetmeksizin katılsın isterim.

‘’BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR’’…                                                                                                             

Mustafa Kemal ATATÜRK Liderimizin bu tavsiyesine her zaman olduğundan daha çok bu günlerde ihtiyacımız var.




20-12-2017 1977 Yorum yok. Yorum Ekle
Füsun Sökmez "Al Yazmanın Sesi"

SEVGİLİYİ UĞURLARKEN

30-12-2017 Yorum yok. 1520
Gülay Demirel "Konuk Yazar"

ÇOCUKLAR HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 2984
İsmail Akyel

Sağlıklı Beslenme Önerileri

20-12-2017 Yorum yok. 1849
Ozan Derviş

YETER Kİ HAFIZANIZA İZİN VERİN

20-12-2017 Yorum yok. 1345
Neyir Erkan Şişman

TAHAMMÜLSÜZ TOPLUM

20-12-2017 Yorum yok. 2256
Asiye Çakır

YAŞA(T) BE İNSAN !

20-12-2017 Yorum yok. 1609
Yaprak Akın

BEYKOZ HEPİMİZİN

20-12-2017 Yorum yok. 1814
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

Yeni Bir Umut Yılı İstiyorum

20-12-2017 Yorum yok. 1448
Taner Mert "Mert Beykozlu"

Sevmek Nedir…

11-11-2017 Yorum yok. 3287
Makbule İnaç

BEYKOZ’UN ÇINARLARI (2)

11-11-2017 5 yorum. 2039
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

ÇAĞIN VEBASI...!!!

11-11-2017 Yorum yok. 2313
Ergin Tüfekçi

Uzun bir aradan sonra

28-08-2017 Yorum yok. 2754
Cüneyt Pulant

ÜLKEM İÇİN YENİ BİR UMUT

28-08-2017 Yorum yok. 1947
Zeynep Küçük

Duyarlı Ol, Bir İmza da Sen Ver!

02-08-2017 Yorum yok. 2320