Hiç Düşündük mü?..

01-05-2019 1892 Yorum yok. Yorum Ekle

Değerli dostlarım yaklaşık bir ay sonra yine sizlerle birlikteyim. Yoğun bir Mart ayı sonrası yerel seçimlerin bitişi ve havaların ısınması ile artık yaklaşan yaza merhaba der gibiyiz. Önümüzde mübarek ramazan ayı ve sonrası Ramazan bayramı ve okulların yaz tatiline girişi… Bu arada hani halk arasında derler ya “iki bayram arası nikâh iyi değildir” bu vesile ile yoğun nikâh ve düğün telaşı var. Nikâhtan sonra ise yüzükler yer değişir ve sol ele dördüncü parmağa takılır. İyi ama sağ elde olsa orada kalsa ne olur sanki ,oysa eskiler bir şey biliyor. Sol elin dördüncü parmağına takılmasının sebebi, Parmaklar arasında yalnızca sol yüzük parmağından çıkan damar direk kalbe ulaşırmış. Keramet bu….

Konu evlilikten açılmışken yuvayı kuran dişi kuştur dan yola çıkarak gerçekten evin reisi olan kadınlarımız, onlar Cennetle müjdelenen, her başarılı erkeğin arkasındaki başarının mimarları…

Bazen evlilikte çıkan anlaşmazlıklar sonucu, eşinden şiddet gören kadınlarımızın devlet tarafından koruma altına alınırlar. Barındırıldıkları yerin adı ise Mor çatı adı ile anılır.

Ege yöresinin Yörük kadını… Yaşı ilerleyince tecrübe sahibi olur, deneyim sahibi olur sonunda KEZBENCE olur. O artık oymağın akıl danışmanı, bilge kişisidir. Erkeklerin ise korkulu rüyasıdır. Yörüklerde kızların çeyizlerine, bohçalarına MOR CEPKEN konur. Karacaoğlan türkülerinde sıkça geçer Mor Cepken. Kenarları sarı simgelerle işlenmiş Mor renkli bir yelektir aslında. Yörüklerde başlık parası yoktur ancak Yörük kadını darda kaldığı zaman erkeğine karşı kullandığı bir boşanma özgürlüğünün simgesidir. Mor renk ihanete uğramış, aldatılmış aşkın rengidir. ”Mor Çatı” adı oradan gelir. Bizler bu Mor cepkeni Dünyaya yeterince tanıta bilseydik o zaman Dünya kadınlar gününü belki de “Mor Cepken Günü “olarak kutlardık.

Evli Yörük kadını ihanete uğrayınca ya da kocası tarafından aşağılanıp dövülürse, O da Mor Cepkeni giyip herkesin onu göre bileceği bir yere oturur. Bunun anlamı Ben bu adamı boşadım demek. Masal anaları, doğum ebeleri ve kezbenceler  “MOR CEPKEN” giyen kadını yanlarına alırlar. Boşadığı kocası ise evden çıkamaz, kahveye gidemez, kimse yüzüne bakmaz. Eğer büyük ödün verip te karısına Mor Cepkeni çıkartamazsa ömür boyu dul kalır. Kimse ona dul kızını bile vermez. O Halk deyimi ile Kör ocak olarak kalır. Göçebe dediğimiz Yörüklerin kadınına tanıdığı bir haktır, özgürlüktür. Bu hakkı 1800’lü yılların sonunda Aydın dağlarına çıkarak nam salan, kadın hakları için savaşan “Gizemli Kadın efe” de bunlardan biridir.Mor Cepken Ege efelerinin giydiği bir giysidir. Burada efelik kadın, erkek işi değil yürek işidir derler…

Sizlere bu yazımı yazarken yanımda kırmız beyaz çizgili tabak içerinde demli çay içiyordum. Milli içeceğimiz olan çay…Bir sohbette duymuştum “Kahvenin kırk yıl hatırı var derler, oysa Çayınkini hala hesap edememişler” diye. Bende çay tiryakisiyim. Tabi insan kendine soruyor bazen çay nereden geldi bizim toplumumuza, Çay tabağı neden genelde kırmızıdır. Çay tabağının İran’dan çıkma olduğunu öğrendim. Bizde de Acem çay tabağı diye geçer. İran’da nalbekeki deniyor. Nal beki Türkçe ’de tabak demek. Kırmız boyalı olmasının nedeni çayı daha demli, tavşankanı gibi gösterirmiş. Aralıklı olması ise evet koyu renklidir ama acı değildir.

Çay özellikle sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi bizde. Yanında beyaz peynir, zeytin ve sıcacık ekmek olmazsa olmazlardan. Genellikle ekmeklerin üzerine hamur fırına atılmadan keskin bir bıçak ucu ile boydan boya çizilir. İyi ama neden tek çizgi…

Orhan Gazi, Bursa’yı fethettikten sonra çarşıyı dolaşırken Uludağ eteklerinde fırıncıları denetler. Fırının birinde usta ekmeklerin üzerine hep üç çizgi atıyor. Fırıncıya sorar neden üç çizgi atıyorsun der. Fırıncıda “Biz Hristiyan’ız der”, Yediğimiz ekmek nimettir ve ekmek daima Tanrı, Oğul ve kutsal ruhu hatırlatsın diye üç çizgi atarız der. Orhan Gazi bu durumdan çok etkilenir. Sonrası bir ferman yayınlatır ve Fermanda şöyle emir buyurur.” Bundan sonra bütün Müslüman fırıncılar Allah’tan başka ilah olmadığını işaret etmek için ekmeğin üzerine Bir çizgi çeke” Bu fermandan sonra bütün Müslüman fırıncılar ekmeğin üzerine Bir çizgi çekerler. O gün bu gündür Fırınlarda böyle pişer.

Evet dostlarım... Günlük yaşamımızda bilmediklerimiz böyle... Hepinize şimdiden hayırlı ramazanlar diliyorum.

Saygılarımla…

Cüneyt Pulant

Bir Hastalık Yıktı Geçti!

28-06-2020 Yorum yok. 2869
Ozan Derviş

ÇILDIRMIŞIZ…

25-06-2020 Yorum yok. 3462
Neyir Erkan Şişman

Nasıl Bir Yıl Geçiriyoruz Böyle?

25-06-2020 Yorum yok. 3139
Hacı Arıcı

KÜFÜR MİKROBU VİRÜS MİKROBU!

25-06-2020 Yorum yok. 3184
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

BİLİN İSTEDİM..!

25-06-2020 Yorum yok. 3067
Yaprak Akın

Beykoz Tapu İşlemleri Neden Sakin!

25-06-2020 Yorum yok. 2870
Tuncay Ünde

SEVECEKSENİZ BENİ…

25-06-2020 Yorum yok. 3120
Asiye Çakır

SİZ BİR DAHİSİNİZ...

25-06-2020 Yorum yok. 4396
Makbule İnaç

65 YAŞ ve üzeri mi dediniz... ?

25-05-2020 Yorum yok. 6379
Osman Topuz

Ümidimizi Yitirmeyelim

25-05-2020 Yorum yok. 6395
Bilal Karabacak

Özledim

01-05-2020 Yorum yok. 836

YENİ DÜNYA DÜZENİ

26-04-2020 Yorum yok. 7429
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

İki Akrep Arasında Türkiye

27-02-2020 Yorum yok. 10978
Çiğdem Topatan

Kyzikos...

28-10-2019 Yorum yok. 1727
Zeynep Küçük

Spor ve Çocuk

05-08-2019 1 yorum. 14429