ÖĞRETMENİM CANIM BENİM

25-11-2019 1582 Yorum yok. Yorum Ekle

Öğretmenim, canım benim seni ben pek çok pek çok severim diye başlayan ve gözlerimi kapatıp huzurla dinlediğim, o melodinin ruhuma kattığı mutluluğu inanın tarif edemem.

Öğretmenler Gününe denk gelen bu köşe yazımda, Öğretmenlerimize, dolayısıyla Öğrencilerimize hatta Velilerimize değinmeden geçemezdim.

2011 senesinde ilk kez tattığım öğretmenlik duygusunun yanına şimdilerde veli olma durumu da eklenince madalyonun her iki yüzünü de tatmış oldum. Lisede Öğretmenlik yapmanın verdiği farklılıkla, bugün eski öğrencilerim boyumu geçip, evlenip çoluk çocuğa bile karıştılar. En son Öğretmeni, olduğum miniklerim de şuan ortaokuldalar büyük beklentiyle kendilerini takip etmekteyim.

Hala sevgilerinin, saygılarının baki olduğunu bildiğim güzel çocuklarıma bir kez de buradan teşekkür etmek istedim. Bu kutsal mesleğin parçası olmaktan, Başöğretmen Atatürk’ün yolunda olmaktan hep gurur duydum.

Gelelim madalyonun diğer kısmına...

Şu zamanda veli olmak ne kadar zormuş, Öğretmek kolaymış ta, arkayı toplamak zormuş. Bu ironik sözlerimin sebebi, aslına bakarsanız abartılı şekilde kutlanan Öğretmenler Günü etkinlikleridir. Bazı Meslektaşlarımın, hoşuna gittiğini, hatta veli grubuna önceden, düzenlenecek etkinlikle alakalı talimatlar verildiğini şu dönemde öğrenmiş bulunmaktayım.

Çok pahalı restoranlarda, veli grubunun karşıladığı aile yemeklerinden tutun da öğretmen için açılan banka hesaplarına, hediye çeklerine, bu abartılı durumlara ne gerek var demekten kendimi alamıyorum.

Çok şükür ki, benim gibi düşünen oğlumun öğretmeni, veli toplantısında kesin bir dille bu tarz hediyeleri ve kutlamaları istemediğini, sadece çocuğun bire bir öğretmenine küçük bir şey vermesini, en fazla günün anlam ve önemi için, bunu kabul edebileceğini söyledi. Bir kez daha aynı görüşte olduğum Meslektaşımla gurur duydum.

Mesleğimizin önemi çok açık, bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum mantığıyla bakarsak ne demek istediğim daha iyi anlaşılır. Fakat bu tarz küçük meseleler, maalesef mesleğin ruhuna gölge düşürür nitelikte. Biryandan basit düşünecek olursak bizler görevimizi yapıyoruz, bu devirde görevini yaptığı için bu tarz şaşalı kutlamaya kim maruz kalıyor ki!?

Son görev yerim olan Zafer Sarıyer İlköğretim Okulunda, el işi kâğıdıyla bana gül yapan Yasemin’imin, resimlere beni ve ailemi çizerek günümü kutlayan Şeyma’mın, ilk öğrendiği harflerle bana mektup yazmaya çalışan Efe’min masumluğu, şimdilerde kaybolmuş durumda, bense hala o güzel hediyeleri saklar zaman zaman bakar çocuklarımı anarım.

Anlatmak istediğim, elbette kutlayın, bu özel güzel günü lakin içinde barındırdığı kutsallığı bozmayın, abartmayın derim. Kınında kalmayan bu düşüncelerimle, bir kez daha tüm Meslektaşlarımın, Öğretmenler Gününü kutlarım, ilk öğretici olan Annelerimizi, Babalarımızı da Saygıyla Selamlarım...

Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

El Sanatkârlarına Sahip Çıkalım

09-10-2020 Yorum yok. 1848
Ozan Derviş

Benimki Sadece Deli Bir Sevda

27-09-2020 Yorum yok. 3543
Neyir Erkan Şişman

KORONA GAMSIZLIKLARI

27-09-2020 Yorum yok. 3053
Osman Topuz

AZ KALDI ALZHEİMER OLMAMA

27-09-2020 Yorum yok. 2956
Makbule İnaç

Gerçek dediğimiz şeyler aslında nedir?

27-09-2020 Yorum yok. 3127
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

UYAN MESUDİYEM…

27-09-2020 Yorum yok. 3019
Hacı Arıcı

DÖRT İSİM DÖRT KAVRAM

27-09-2020 Yorum yok. 4031
Cüneyt Pulant

Sağlığın Önemi

27-09-2020 Yorum yok. 3218
Yaprak Akın

Boğaz Hattında Yaşam

27-09-2020 Yorum yok. 3038
Asiye Çakır

ALLAH RIZASI GÖZETİLMELİ KUL DEĞİL…

27-08-2020 Yorum yok. 6401
Tuncay Ünde

HOŞ GELDİNİZ

27-08-2020 Yorum yok. 5016
Bilal Karabacak

Özledim

01-05-2020 Yorum yok. 1186