İlla Mutluluk

13-11-2020 1446 Yorum yok. Yorum Ekle

Mutluluk denen şeyin bir ömür olduğunu, seni kavrayıp alıp götürdüğünü, sonsuza kadar sürdüğünü, çok büyük, çok büyük olduğunu sanıyor insanlar. Bu yüzden bekliyorlar, çok bekliyorlar. Basen bir ömür bekliyorlar.

Oysa mutluluk denen şey an meselesi. Kısacık anlar, küçük zamanlarda saklı. Bazen yere düşen bir yaprakta, bazen bir dokunuşta, demli çayda, parlayan bir yıldızda, yanan bir mumda, soba üstündeki kestanede, mandalina kokusunda saklı.

En önemli şey bunu fark edebilmek. Bazılarımız fark ediyor ama sonra ne yapacağını bilmiyor. Gördüğü güzellik karşısında sırf ne yapacağını bilmediği için çekip giden insanlarla dolu dünya. Yere düşmüş dal parçaları ile bir yumakla oynar gibi oynayan, bir sokak kedisi fark edip bir kenarda ona gözükmeden, ürkütmeden izlemek, bir küçük mutluluk mesela…

Eski defterlerine yazdığı küçük notları, eski bir kitabın içinden çıkan taa lise yıllarından kalma “imza denemeleri” kâğıdını bulmak bir küçük mutluluktur mesela…

Bulduğun anda, gördüğün, fark ettiğin veya hissettiğin anda yakalayıp cebine koyacaksın, orda birikecek. Elini cebine sokup şıngır şıngır oynayacaksın küçük mutluluklarla.

Sonra ihtiyacın olduğunda, kendini kötü hissettiğinde cebinden çıkarıp, kalbine atacaksın bir tane. Hani böyle bir küçük karanfili damağında gezdirir gibi. Bir çiçeği koklar gibi. İpek mendillerle sarılmış bir avuç badem şekerinin tadına tek tek bakar gibi…

İlla tumturaklı, şefkatli, heybetli mutluluklar mı lazım.

Mesela, otoparkta park yeri buldum diye sevinsen, ağaçtan bir yaprak rüzgârın etkisiyle süzüle süzüle inse yere durup izlesen olmaz mı? Bir sıcak ekmeğin kıyısını koparıp atsan ağızına yolda, yetmez mi?

Tam da canın çok tatlı istediğinde, bir dostun, arkadaşın bir tepsi kekle çalsa kapını…

Sabah güneş ışığıyla uyansan,

Gündüz bir buluta takılsa gözün,

Gece bir yıldız kaysa gökyüzünden

Ve sen bana şahit olsan…

Hayatın sade mutlulukları işte bunlar. Sade ve süsü kendi üzerinde güzellikleri. Gerek var mı rengarenk tavus kuşunun alnını kınalamaya. Zaten güzel, bak ve sadeliğini sev. Bu sadeliğe alışınca gözlerimiz daha fazlası zaten gereksiz gelecek.

Mutlu olun, mutlu kalın ama hep sevgiyle kalın…

 

Ozan Derviş

MASKE-MESAFE-TEMİZLİK VE VİCDAN MUHASEBESİ

24-11-2020 Yorum yok. 2035
Neyir Erkan Şişman

Pasta Kaldı mı?

24-11-2020 Yorum yok. 1179
Tuncay Ünde

BEYKOZ DEVLET HASTANE YÖNETİMİ UYUYOR MU?

25-11-2020 1 yorum. 2046
Osman Topuz

İnsanlık Zamanı

24-11-2020 Yorum yok. 1373
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HADDİMİZİ BİLELİM…!!

24-11-2020 Yorum yok. 1113
Cüneyt Pulant

Milletimizin Gücü

24-11-2020 Yorum yok. 1446
Hacı Arıcı

BARBAR BUMERANG BATI

24-11-2020 Yorum yok. 2169
Yaprak Akın

Merhabalar

27-10-2020 Yorum yok. 645
Asiye Çakır

HÂK SONUMUZU HAYR ETSİN...

27-10-2020 Yorum yok. 4392

COVİD-19’UN GÖLGESİNDE YAŞAMAK

27-10-2020 Yorum yok. 3729
Makbule İnaç

Gerçek dediğimiz şeyler aslında nedir?

27-09-2020 Yorum yok. 6621