İlla Mutluluk

13-11-2020 1663 Yorum yok. Yorum Ekle

Mutluluk denen şeyin bir ömür olduğunu, seni kavrayıp alıp götürdüğünü, sonsuza kadar sürdüğünü, çok büyük, çok büyük olduğunu sanıyor insanlar. Bu yüzden bekliyorlar, çok bekliyorlar. Basen bir ömür bekliyorlar.

Oysa mutluluk denen şey an meselesi. Kısacık anlar, küçük zamanlarda saklı. Bazen yere düşen bir yaprakta, bazen bir dokunuşta, demli çayda, parlayan bir yıldızda, yanan bir mumda, soba üstündeki kestanede, mandalina kokusunda saklı.

En önemli şey bunu fark edebilmek. Bazılarımız fark ediyor ama sonra ne yapacağını bilmiyor. Gördüğü güzellik karşısında sırf ne yapacağını bilmediği için çekip giden insanlarla dolu dünya. Yere düşmüş dal parçaları ile bir yumakla oynar gibi oynayan, bir sokak kedisi fark edip bir kenarda ona gözükmeden, ürkütmeden izlemek, bir küçük mutluluk mesela…

Eski defterlerine yazdığı küçük notları, eski bir kitabın içinden çıkan taa lise yıllarından kalma “imza denemeleri” kâğıdını bulmak bir küçük mutluluktur mesela…

Bulduğun anda, gördüğün, fark ettiğin veya hissettiğin anda yakalayıp cebine koyacaksın, orda birikecek. Elini cebine sokup şıngır şıngır oynayacaksın küçük mutluluklarla.

Sonra ihtiyacın olduğunda, kendini kötü hissettiğinde cebinden çıkarıp, kalbine atacaksın bir tane. Hani böyle bir küçük karanfili damağında gezdirir gibi. Bir çiçeği koklar gibi. İpek mendillerle sarılmış bir avuç badem şekerinin tadına tek tek bakar gibi…

İlla tumturaklı, şefkatli, heybetli mutluluklar mı lazım.

Mesela, otoparkta park yeri buldum diye sevinsen, ağaçtan bir yaprak rüzgârın etkisiyle süzüle süzüle inse yere durup izlesen olmaz mı? Bir sıcak ekmeğin kıyısını koparıp atsan ağızına yolda, yetmez mi?

Tam da canın çok tatlı istediğinde, bir dostun, arkadaşın bir tepsi kekle çalsa kapını…

Sabah güneş ışığıyla uyansan,

Gündüz bir buluta takılsa gözün,

Gece bir yıldız kaysa gökyüzünden

Ve sen bana şahit olsan…

Hayatın sade mutlulukları işte bunlar. Sade ve süsü kendi üzerinde güzellikleri. Gerek var mı rengarenk tavus kuşunun alnını kınalamaya. Zaten güzel, bak ve sadeliğini sev. Bu sadeliğe alışınca gözlerimiz daha fazlası zaten gereksiz gelecek.

Mutlu olun, mutlu kalın ama hep sevgiyle kalın…

 

Tuncay Ünde

"GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER"

30-05-2021 Yorum yok. 668
Ozan Derviş

ALLAH VE CAN KORKUSU OLMAYANLAR DEVAM ETSİN

08-05-2021 Yorum yok. 1014
Neyir Erkan Şişman

KAPALIYIZ

08-05-2021 Yorum yok. 717
Osman Topuz

Yaşama İnat

08-05-2021 Yorum yok. 504

İYİ AİLE OLABİLMEK

08-05-2021 Yorum yok. 683
Yaprak Akın

YENİ NESİL BAYRAMLAR

08-05-2021 Yorum yok. 392
Cüneyt Pulant

Gülümsemeyi Hiç Unutmayalım

08-05-2021 Yorum yok. 1308
Makbule İnaç

HIZIR GÜNLERİ - SABUN KOKULU BAYRAMLAR

08-05-2021 Yorum yok. 818
Asiye Çakır

NEREDE ESKİ BAYRAMLAR

08-05-2021 Yorum yok. 1523
Hacı Arıcı

RAMAZANDAKİ İBADETLERİMİZİ BİR ÖMRE AKTARALIM

08-05-2021 Yorum yok. 1041
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

NELER OLUYOR…

08-05-2021 Yorum yok. 666