Ergenlik dönemindeyim. Anne, baba bana nasıl yaklaşmalısınız?

24-11-2020 3412 Yorum yok. Yorum Ekle

12 ile 20 yaşları aralığında hızla değişen fiziki görünümün değişimi yanında duygusal çalkantıların bolca yaşandığı çocuklukla erişkinlik arasında yer alan dönem Ergenlik.

Son yıllarda bolca adının bunalımla beraber anılmasıyla ‘’Biz sanki genç olmadık. Biz öyle ergenlik bunalımı falan yaşamadık ‘’ eleştirilerine maruz kalınan dönem.

Fiziksel değişimler gözle görülür olması sebebiyle gerektiğinde müdahale edilebilecek konular.

Ya içte duygu ve düşünceler de yaşanan değişimler.

Öncelikle belirtilen dönemler,  akademik anlamda ölçüme tabi tutuldukları ve bu ölçümler neticesinde meslek seçimlerini yapıldığı, dolayısıyla gelecekteki toplumsal rollerin seçildiği dönemler. Bu dönemde LGS ile ortaöğrenim şeklini belirleyen genç, 18 yaşlarında üniversite sınavı ile gelecekteki rolüne, statüsüne ulaşma yolcuğunda son adımlarına geliyor.

Gencimizin değişen fiziksel görünümü çoğu zaman televizyon ekranlarında, internette paylaşılan görsellerle uyumlu olmayabiliyor. Görünümüyle, hayallerini süsleyen, model görüntü arasındaki fark pek çok duygusal çalkantıya sebep oluyor ki başta kilo problemleri geliyor. Bilinçsiz diyetler, zayıflamaya yönelik ekstra ürün kullanımları ve yediğini çıkartma olarak basitçe tarif edebileceğimiz hayati sonuçları olan Bulimia… Peki, bu olumsuzluklara yönelmeden önce çocuğumuza nasıl destek olabiliriz? Öncelikle ortaya çıkan yeni fiziksel görünüme karşılık fikirlerini öğrenmek son derece önemli. Kilosuna yönelik kaygılarını, yine çok sık yaşanan cilt sorunlarını, tıpkı onların hassasiyeti ile önemsemek (önemli bir sorun olarak görmesek bile )bu konuda nasıl adımlar atabileceği konusunda rehberlik etmek veya bir uzmana danışması konusunda desteklemek son derece faydalı bir yaklaşım olacaktır.

Hayallere büyük tutku ile sahip çıkıldığı ve gerçeğe dönüştürme konusunda en büyük eforun sarf edildiği, hayaller uğruna her türlü riskin göze alınabildiği bu dönemde hedefler konusunda iyi bir dinleyici olabilmek önemlidir. Hayallerin var olması ve hayallere ulaşma çabası hayatın her dönemi için çok önemli bir enerji kaynağıdır. Fakat hayallerin gerçekle tamamıyla kopuk olması hayal kırıklıklarını beraberinde getirmektedir. Ebeveynler olarak hayallerini dinlemek, kesin itirazlardan veya tamamıyla hayallere ortak olmaktan kaçınarak, olur olmazları bilerek, o doğrultuda telkinlerde bulunmamız önemlidir. Bu konu sıkça yaşanan problem olduğundan bir örnekle açıklamak daha anlaşılır olacaktır. 11 ve 12. Sınıflarda sayısal alanda başarı gösteremeyen çocuğumuzun tıp alanındaki hayallerini desteklemek, yaşayacağı kırılmaya ortak olmaktır. Bunun yerine çocuğumuzun zevk aldığı ve başarılı olduğu alanları bilerek alternatif ve gerçekçi hedefler oluşturmasına destek vermek son derece kıymetlidir.

Karşı cinse yönelen duygu yoğunluğu ve onun karşılık bulması cinsiyetini tescil etmenin bir yoludur bu dönemde. Aynı zamanda beğenilme, onay hayat bulur, flört ilişkilerinde. Bu noktada çağımızda yapılan bir önemli hatalar ise çok erken yaşlarda çocuğumuzun flört durumunu sorgulamak, ‘’erkekler peşinden ayrılmıyor ‘’veya ‘’çok canlar yakacak’’ gibi sözde iltifatlarla sürece dâhil olmaktır. Bunlarla da kalmayıp çoğu zaman çocuklarının flörtleri ile tanışan ebeveyn örnekleri duymaktayız ki bu sözde modernleşme adımı büyük hataları da beraber getirmektedir. Karşı cinse duyulan ilgi son derece doğal olmakla birlikte yukarıdaki gibi teşvik edici cümleler ya da tanışma organizasyonları doğal sürece ağır bir darbe olmaktadır. Ergenlik sürecinde cinsellik konusunda bu tür motivasyona uğrayan gençlerimiz hayatlarının organizasyon sürecinde problem yaşamakta merkeze almaları gereken eğitim ve mesleki yaşantılarına yönelik çalışmalar sekteye uğramaktadır. Ebeveynler bu süreçte tıpkı hayaller sürecinde olduğu gibi ne ortaya net bir ret ediş koymalı, ne de flört ilişkisine dâhil olma duruşu sergilememelidir.14 yaşındaki çocuğumuzun romantik duygular beslediği kişi hakkında anne baba ile aynı anda paylaşımda bulunması yerine cinsiyet konusunda aile içindeki modelleri ile paylaşımda bulunması (kızların anne ve abla ile erkeklerin baba veya ağabey ile konuşmasının sağlanması  –ebeveynlerden öğrenen tarafın bunu diğer ebeveynle paylaşması  ) çok daha sağlıklı olacaktır. Size anlatmasına izin verin, olumlu olumsuz yönleri hakkında bilgi aktarmasına, ne zaman, ne kadar görüştükleri konusunda bilgi vermesine olanak sağlayın, meraklı tavırlar içerisinde olmaktan kaçınarak, fazla paylaşıma set koyarak bu konuda çizginizi net olarak ortaya koyun, öncelik sıralaması konusunda ufak hatırlatmalar teşviklerde bulunun.

Sevgiyle, sağlıkla…

Neyir Erkan Şişman

Karar "Geleceğimiz" Olacak

27-12-2020 Yorum yok. 2250
Hacı Arıcı

YETİM ÇOCUK ANLAR BABA KELİMESİNİ!

27-12-2020 Yorum yok. 2488
Cüneyt Pulant

Yeni Yıl Hayallerim!

27-12-2020 Yorum yok. 1919
Makbule İnaç

Hastane günlüğünden Covid-19

27-12-2020 Yorum yok. 2090
Osman Topuz

Fedakârlıklar

27-12-2020 Yorum yok. 1665
Yaprak Akın

HER ŞEYE RAĞMEN HOŞÇA KAL 2020

27-12-2020 Yorum yok. 1544
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

İNSANLIK ARANIYOR..!!

27-12-2020 Yorum yok. 1862

Covid-19’u Hafife Almayalım

27-12-2020 Yorum yok. 1792
Asiye Çakır

BİZ NASIL NASİPLENECEĞİZ...

27-12-2020 Yorum yok. 2194
Tuncay Ünde

BEYKOZ DEVLET HASTANE YÖNETİMİ UYUYOR MU?

25-11-2020 1 yorum. 5453