Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Muammer Koç “Beykozlu Beykoz’da kalması için Çözüm önerilerimiz”

04-07-2020 5206 1 yorum. Yorum Ekle

Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanlığı, Beykoz yerel basını ile bir araya geldi.


Muammer Koç Başkanlığındaki Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanlığı, pandemi sürecinde bir araya gelemediği Beykoz yerel basını ile sosyal mesafe kuralına uyarak İBB Beykoz Korusu Hasır Sosyal Tesislerinde bir araya geldi.


İlçe Başkanı Muammer Koç ve İlçe Yöneticilerinin ev sahipliğinde gerçekleşen kahvaltılı Basın toplantısına Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcıları Selman Yücel, Mehmet Ali Özgül, Yılmaz Karakaya, İl Başkan Danışmanı ve 31 Mart 2019 Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Necdet Gökçınar katılım gösterdi.


Sabah kahvaltısının ardından toplantı Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Muammer Koç’un açılış konuşmasıyla başladı. Koç, ilçe başkanlığı görevine geldikten sonra, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle ilçe yerel basını ile bir araya gelemediklerinin altını çizerek, pandemi sürecinde her ay ilçe gündemi ile ilgili gönderdikleri basın açıklamalarını yayınlayan Beykoz yerel basınına teşekkür ederek sözlerine başladı.


Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Muammer Koç, toplantıya özel olarak hazırlanmış sunumuna bağlı kalarak konuşmasını gerçekleştirdi. İlçe Başkanı Koç, konuşmasının ardından Beykoz yerel basınından gelen sorulara da cevap verdi.

İlçe Başkanının ardından Saadet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcıları Selman Yücel, Mehmet Ali Özgül, Yılmaz Karakaya, İl Başkan Danışmanı ve 31 Mart 2019 Saadet Partisi İBB Başkan Adayı Necdet Gökçınar’da birer selamlama konuşması yaptı.

Saadet Partisi Beykoz İlçe Başkanı Muammer Koç’un toplantı anında Beykoz yerel basını ile paylaştığı basın açıklamasını orijinal haliyle okuyucularımıza aktarıyoruz.

 

SAADET PARTİSİ BEYKOZ İLÇE BAŞKANLIĞI TEMMUZ AYI BASIN AÇIKLAMASI

Değerli basın mensupları ve kıymetli Beykozlu hemşerilerim hepinizi saygı ile selamlıyorum, Esselamualeyküm; Toplantımızın öncelikle Beykoz’umuza, İstanbul’umuza ve Türkiye’mize hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan(c.c) niyaz ederim.

Büyük bir musibet olan Covid-19 virüsü ile ilgili yöneticilerimizin salgın tedbirleri çerçevesinde 11 Mart tarihinden itibaren alınan sıkı tedbirlerin şimdilerde kısmen de olsa hafifletilmiş olduğunu görmekteyiz. Milletimize ve bütün insanlığa geçmiş olsun temennilerinde bulunmakla beraber uzmanların ikinci dalga konusundaki uyarılarına dikkat edilmesi gerektiğini ve gereken duyarlılığın gösterilmesi hususunu Beykozlu hemşerilerimize hatırlatmayı görev addediyoruz. Değerli basın mensuplarımız; Beykoz’umuzun en önemli sorunlarından biri imar ve planlama olup bunlara bağlı olarak da deprem tehlikesi gerçeği olduğunu düşündüğümüzden, basın açıklamamız bu konular üzerine olacaktır.

Geçmişten günümüze baktığımızda deprem riskini artıran en önemli etkenlerin başında plansız yapılaşma gerçeği gelmektedir. Genel olarak 1950’lerde başlayan köyden kente göç sebebiyle ortaya çıkan; düzensiz, plansız uygun olmayan yapılaşma şehirleşme ve yapılaşma, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin hızlanması ve bunların devlet politikası olarak desteklenmesi sonucu, şehirleşmenin ve yapılaşmanın kendi haline bırakılmasıyla, şehirlerin hızlı bir nüfus artışı ile karşı karşıya kalmasına ve vatandaşların kendi ihtiyacını kendilerinin karşılamasına vesile olmuştur.

Hükümetlerin ve belediyelerin bu duruma sadece seyirci kalmalarıyla, planlı büyüme yerine kendi kendine hızla büyüyen çarpık yapılaşmış şehirler ortaya çıkmıştır.

Bu çarpık yapılaşma sorununu çözmek ve de daha sonra planlı şehirler oluşturmak için 1966 yılında 775 sayılı yasa çıkarılmış ve o güne kadar yapılmışları ıslah edici hükümler getirilmişse de kayda değer bir sonuç alınamadığı gibi daha sonra belli aralıklarla kanunlar ve yönetmelikler çıkarılmasına rağmen sorunlar çözülememiş aksine daha da büyümüştür.

Özellikle dar gelirli halkımızın desteğini alan ve son 18 yıl yerelde ve genelde iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi bu sorunları çözmesi bir yana Beykoz’da her bir aileye ücretsiz konut yaparak teslim edebilecek güçte ve imkana sahipken tam tersine Beykoz’da izlenen imar ve planlama politikasına baktığımızda daha çok sınırları yüksek duvarlarla çevrilmiş, Gelir seviyesi yüksek insanların yaşam alanı olarak tasarlandığı site tarzı yapılaşma alanları olup içerisine girmek istendiğinde sorgulanmak zorunda kaldığınız kendi içlerinde sosyal alanları olan asosyal yaşam alanlarına kısmen dönüştürülen ve Beykoz’un genelini de bu şekilde dönüştürme çabaları hakim olduğunu görmekteyiz. Beykoz’un çilesini çekmiş, nesiller yetiştirmiş hak sahibi olan dar gelirli insanları ya betonlaşmış komşu ilçelere ya da kenara, kuytu köşelere sıkıştırılmış, mahalle kültürünü ortadan kaldırarak oluşturulmuş yapılara mahkûm ederek her iki kesime de normal şehir yaşantısından soyutlayan yeni bir yaşam tarzı dayatılmaktadır.

Farklı alanlarda Kamplaştırılmaya çalışılan milletimiz, imar ve şehircilikte de zengin ve fakir olarak sınıflara ayrılmaya hazırlanmaktadır bu çalışmayı özellikle Devletin kurumları olan TOKİ ve KİPTAŞ eliyle inşa etmekte olduğu yapılara baktığımızda fakir ile zengin arasını ayrıştırmada etkin rol oynadıklarını görmekteyiz. 

 

Mahalli idareler seçimlerinde iş başına gelen Cumhuriyet Halk Partisi adayı İBB Başkanlığı ve yönetimi, mevcut verileri kullanarak deprem riskini gösteren bir kitapçık yayınlamanın ve ilçe belediyelerine birlikte hareket etme çağrısında bulunmanın dışında Beykoz’a yönelik deprem hakkında somut sayılacak bir adım atmadığı görülmektedir.

Yine ana muhalefetin, Beykoz’a imar gelsin de nasıl olursa olsun mantığından vazgeçerek halkın yararına olacak çözüm önerilerini ortaya koymaları gerekmektedir.

 

Merkezi yönetime bağlı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının İBB’yi devre dışı bırakarak riskli alan oluşturmak ve kentsel dönüşüm gibi formülleri devreye sokarak Üsküdar, Kirazlı Tepe, Kadıköy, Fikirtepe örneklerinde görüldüğü gibi Beykoz’u da böyle bir çıkmaza sokmamaları için tarihi çağrımızı tekrarlıyoruz…

 

Beykoz Belediye yönetimine çağrımız; İBB ile hareket ederek öncelikle paydaş olarak büyük ölçekli müteahhitleri değil; öncelikle Beykoz üzerinde söz sahibi olan kamu kurum ve kuruluşları, Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası, Sivil Toplum Örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, Beykoz’da bulunan üniversite temsilcileri ve mahalle muhtarlarını paydaş olarak alınması kurulacak platformla bu kangrenleşmiş sorunu birlik ve beraberlik içerisinde, halkımızın yararına olacak şekilde nihayete erdirmesidir…

Beykozlu Beykoz’da kalması için…

Çözüm önerilerimiz...

Muhterem yöneticiler sizleri hesabi değil hasbi davranmaya davet ediyoruz..!

Halkımızın istediği ultra lüks yapılar değil; mahalle kültürünün devam edeceği, depreme dayanıklı, yerinde dönüşümü sağlanmış yaşam alanlarıdır.!

Saadet Partisi olarak planlanmış bir Beykoz’dan yana olduğumuzu, görüş ve önerilerimizi yansıtan Beykoz İmar Raporunu hazırlayarak geçmiş yıllarda kamuoyuyla paylaştık. Aradan geçen zaman zarfında bir arpa boyu yol alınamadığını gördüğümüzden dolayı çözüm önerilerimizi yineliyoruz.

İl Mahalli İdareler birimimizin uhdesinde bulunan imar komisyonu tarafından yapılan mevzuat analizi sonucunda; mevcut yasalarla vatandaşımızın sorunlarının çözüme kavuşturulabileceği görülmüş ve bu bağlamda 2960 sayılı Boğaziçi İmar kanununda bulunanek5 ila10maddeleri uyarınca imar ıslah planları yapılarak,  parsel büyüklüğüne bakmadan isim isim tespit edilerek, bulundukları parsel büyüklüklerine göre ifraz yapılıp binaları dört kata kadar olanların kat irtifakı yapılabilirliğinin olduğu; Sarıyer’deki uygulamalarda görülmektedir. Diğer tarafta mevcut iyileştirmelerle 3193 sayılı genel imar kanununa muhatap bölgelerde rahatlıkla imar ıslah yapılabilmektedir.

Yukarıdaki temel çalışmalar yapıldıktan sonra maddi kaynak temini elde etmek için merkezi yönetimin 2960 sayılı kanunun 10.Maddesindeki uygulanması istenen şartlara mevcut yapı stoku artı % 25 artış sağlandığında vatandaşın kesesine dokunmadan planlanmış donatı alanlarıyla birlikte depreme dayanıklı” yaşam alanları yapılabilir, dahası elde edilen kaynağın bir kısmıyla istihdam sağlayacak iş sahaları ve eğitim alanları oluşturmak mümkün olacaktır.

Bu bağlamda İBB ve Beykoz Belediyesinin sadece Beykoz ölçeğinde kuracakları yapı firması, sahadaki gelişmelere yön vererek vatandaşla müteahhit arasında koordinasyonu sağlayıp oluşabilecek olumsuzlukları giderecek aynı zamanda belediyeye ait yapı firması  vatandaşla işbirliği içerisinde dönüşüm projelerini uyguladığı zaman, dönüşümler daha da hızlı olacaktır. Ve Beykozlu Beykoz da kalacaktır aksi halde

Çevre ve Şehircilik Bakanımız Muhterem Murat Kurum Bey; Bakanlığınız üst yönetim olması hesabiyle sadece Beykoz’un değil Tüm “TÜRKİYEM’İZİN” Bakanlığı olduğu için bu kadar büyük sorumluluk karşısında merkezi yönetim anlayışıyla yerel sorunları çözmeniz imkânsızdır. Yapılması gereken vereceğiniz talimatlarla taşra teşkilatlarının daha aktif çalışmalarını ve seçilmiş yerel yöneticilerin yetkilerini kısıtlamak yerine siyasi görüşlerine bakmaksızın yetkilerini artırarak vatandaşın sorunlarının çözümü için hamle yapmalarını sağlamak, kuracağınız denetim sistemiyle aksaklıkları tespit ederek sorumlulara mevzuat çerçevesinde yaptırımlar uygulamaktır. Göreceksiniz ki kronikleşmiş sorunlar sizlerin de arzu ettiği gibi çözüme kavuşmuş olacaktır.

Kendisi halkçı ve sosyal demokrat olan İBB Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu; Beykoz’un en büyük sorunu olan imar ve mülkiyet sorununu HALKIN yararına göre çözün! “HERŞEY GÜZEL OLACAK”

 Beykoz Belediye başkanımız Sayın Murat Aydın; Çözüm önerilerimizi dikkate alarak mülkiyet, imar ve planlama sorununu çözüp hayata geçirin..!  5 yılda15 yıllık değil 50 yıllık icraat yapmış olacaksınız. Bizler de size teşekkür edeceğiz.

Aksi takdirde, söz verilip yapılmayan ve eksik yapılan icraatları halkımıza anlatarak sizleri tanımalarını sağlayacağız.

 Bu duygu ve düşüncelerle hepinize saygılarımı sunar sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Saadet le kalın…



Fotoğraf Galerisi


04-07-2020 5206 1 yorum. Yorum Ekle

Yorumlar

Musa 07-07-2020

Teşekkürler

Saadet partisi Beykoz ilçe teşkilatını tebrik ve teşekkür ediyorum. Beykozun sorunlarını masaya yatırıp günlerce emek harcayarak beykozun sorunlarını gündem yaparak İmar deprem ve mülkiyet hakları ile mevcut yasalara göre çözümleri olduğunu ve Halk için neler yapılabilir bunları çok güzel tesbit edilmiş. İyiki varsınız.

Toplam 1 yorum bulundu.
Ozan Derviş

MASKE-MESAFE-TEMİZLİK VE VİCDAN MUHASEBESİ

24-11-2020 Yorum yok. 2151
Neyir Erkan Şişman

Pasta Kaldı mı?

24-11-2020 Yorum yok. 1294
Tuncay Ünde

BEYKOZ DEVLET HASTANE YÖNETİMİ UYUYOR MU?

25-11-2020 1 yorum. 2177
Osman Topuz

İnsanlık Zamanı

24-11-2020 Yorum yok. 1490
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

HADDİMİZİ BİLELİM…!!

24-11-2020 Yorum yok. 1223
Cüneyt Pulant

Milletimizin Gücü

24-11-2020 Yorum yok. 1559
Hacı Arıcı

BARBAR BUMERANG BATI

24-11-2020 Yorum yok. 2281
Yaprak Akın

Merhabalar

27-10-2020 Yorum yok. 647
Asiye Çakır

HÂK SONUMUZU HAYR ETSİN...

27-10-2020 Yorum yok. 4506

COVİD-19’UN GÖLGESİNDE YAŞAMAK

27-10-2020 Yorum yok. 3843
Makbule İnaç

Gerçek dediğimiz şeyler aslında nedir?

27-09-2020 Yorum yok. 6732