UYAN MESUDİYEM…

27-09-2020 4653 Yorum yok. Yorum Ekle

Zaman, zaman her şeyin ilacı derler ya tamda öyleymiş. Hatta zaman hep haklının yanında, yanlışınsa ortaya çıkmasına şahitmiş.!!!

06 Eylül 2020, yer İstanbul Mesudiyeliler Dernek Lokali…

Güzel Mesudiyemizin suları ve madenleri ile ilgili toplumsal olarak karşı koymanın yol ve yöntemlerini tespit emek için, Sivil toplum kuruluş yönetici ve temsilcileri ile istişare toplantısı yapılıyor.

MESVAK, Mesudiyeliler Vakfını temsilen Başkanımızın isteği üzerine Yönetim Kurulu Üyesi Seda Atmaca ile ARGE’den sorumlu Başkan Yardımcısı sıfatı ile ben katıldım.

Çevre derneği kurulmuş! Yıllar evvel kurulmuş bir Çevre ve Yayla koruma derneğimiz varken!

Birini büyütüp, birleştirici ve sorun giderici hale getiremeden, karşıt oluşturmada üzerimize yok!!

Maalesef…

Hemen herkese söz verildi, gecenin fitilini İstanbul Mesudiyespor Başkanı Yüksel Şener’in ‘’Gerçekçi’’ ifadesi ateşledi.

Oda şu idi, bu akşam burada ‘’Sağ görüşten ‘’ kimse yok !! neden böyle olduk? dedi Başkan.

Gecenin konusu ile ilgili konuşmalar, yeni komisyon oluşturma vs. vs. vs…

Derkennnnnn….

Bomba patladı..!!

İki ya da üç dönem İstanbul Mesudiyeliler Dernek Başkanlığı koltuğunda oturan, son üç yılında İstanbul Mesudiyespor ile yatıp kalkan, Kurultay toplantılarını duyurmak ve keşkeklerde kongrelerde ve hatta Siyasi bir partinin her hareketinin içinde olup zerre kadar Mesudiye ve Mesudiyelilere yönelik proje üretmekten yoksun eski Başkanı Salih EROL, içindeki zehiri akıttı..!!

Hem de son yıllarında kanatlarının altına girdiği İstanbul Mesudiye Spor kulübünü BÖLÜCÜLÜKLE suçlayarak..!!

Yanlış okumadınız,

06 Eylül 2020 Pazar akşamı Mesudiyeliler Derneğinde bu suçlamayı herkesin önünde yüksek sesle haykırdı!!

1996-1999 yılları arasında Tekin TOKLUCU  olarak Başkan olma şerefine eriştiğim Mesudiye Spor kulübü, Tekin Toklucu Başkan olunca tu kaka sayıp 3.lige çok yakınken, tüm olumlu yaklaşımlara Hayır diyenler,

Kulüp kongresi öncesi, taraftarı bölme pahasına karşı aday çıkaracak kadar gözü dönmüş Dernek Başkanının o kongrede gerekli dersi alması…

Ve şimdide eski bir Başkan,

Ortada büyük ekonomik pasta olduğu için uğruna takımlar tutulan, büyük mücadeleler verilen şüphesiz Dünyanın tek ortak dili olan en büyük spor etkinliği FUTBOL’u BÖLÜCÜLÜK ile yan yana getirme cüretini göstererek tarihe geçiyor.

İçinde Tekin Toklucu olan her şeyi, toplumdan saklamaya çalışan, onun yaptığı Projelerin büyümesini engelleyen bir yapı olduğu gerçek.

*3.lig elemeleri öncesi popülaritesi artan kulübün önünün kesilmesi için Ordu’da Vakıf toplantısında yapılan işbirliğini…

*YİBO’ya yapılan bir kamyon; kalem, defter, kırtasiye, ayakkabı, eşofman, iç çamaşırı vb. yardımı duyan Mesudiyeli var mı?

*Meslek Yüksek Okulu kuruluşundaki Ofis Mobilyalarını?

*Eski hastanede adına döşediği odanın yeni hastaneye taşınmayıp yok edilmesini?

*Şampiyon Mesudiye spor kulübünü kampa alırken, Mesudiye’de saha yapımını?

*Mesudiye’deki Mesudiye spor kulübü kuruluşunda Başkanın bir dediğini iki etmeyişini?

*Mesudiye köyler arası futbol turnuvası finallerine ulusal nitelik kazandırmasını?

*Mesvak bünyesinde yaptığı ARGE çalışmalarını,

*Halkın teveccühü ile İstanbul Mesudiye spor Kulübüne Başkan oluşunu...

*Mutlak başarı için, Başkanlık koltuğunu bıraktığını,

*Mesudiye yarı maratonu projesini? Neden iptal edildiğini

*Bütün bunları 30 yıldır mevcut yöneticilerden duydunuz mu,

*Ama bir koli diş macunu yardımına kürsüden teşekkür edildi…

Ama altında Tekin Toklucu imzası olan her çalışma ve proje yok sayıldı, hatta Salih beyin bu tavrı şunu gösteriyor ki, Karagözsırtı Paşabahçe halkının Kemalettin Erkan vasıtası ile bana getirdiği Başkanlık teklifini, oradaki  Mesudiyeli hemşehrilerimiz, Zülal Habil, Mustafa Sarıkaya, Muhittin Şinel, Yüksel Akdemir, Rüknettin Akın ‘ın benden evvel kulübün federe olması için yaptıklarından da bi haberler!!

Uyan Mesudiyeli hemşerim... Parçalar halinde yok oluyoruz. Siyasi çıkar ve ihtiraslar uğruna ve Mesudiye etiketi ile kapı aralamaya çalışanlar, hak edenlerin de yüzüne kapıların kapanmasına sebep oluyorlar.

Mesudiyeliler Derneği Çatı dernek olmalı, yöneyim kurulunda, diğer kurumların başına yöneticilik yapabilecek nitelikte ve o icraatlarda ehil insanlarımızın yer alması gerekmektedir.

1994’lü yıllardaki projelerimizden biri ve en önemlisi bu idi. O günkü konuşma beni bunları belirtmeye itti. Yoksa Vatandaş olarak proje geliştirmek ve hizmet etmekten başka bir düşüncem yok..

Her üç kelimesinden biri olan Mesudiyeliler Derneği Başkanlığına  35 yılda toplam 3 kişinin Adını yazınca ne kadar Anti Demokratik bir yapılanma olduğunu belgelemiyor mu ??

Her toplantıda aynı yüzlerin olduğu ,gruplaşan Sivil toplum Kuruluşları kimi mutlu eder, kime hizmet eder ve Hangi Evrensel yapıya oturur ??

Onca yıl sonra  başladığımız noktanın çok altında olmak ,1994 yılında koyduğumuz hiçbir hedefin  gerçekleşmediğini görmek beni fazlası ile üzüyor.

Dahası var, ama…

Onları da okuyacağınız kitap yolda.!!

Sevgi ve saygılarımla...