Zaman, zaman her şeyin ilacı derler
ya tamda öyleymiş. Hatta zaman hep haklının yanında, yanlışınsa ortaya
çıkmasına şahitmiş.!!!
06 Eylül 2020, yer İstanbul
Mesudiyeliler Dernek Lokali…
Güzel Mesudiyemizin suları ve
madenleri ile ilgili toplumsal olarak karşı koymanın yol ve yöntemlerini tespit
emek için, Sivil toplum kuruluş yönetici ve temsilcileri ile istişare
toplantısı yapılıyor.
MESVAK, Mesudiyeliler Vakfını temsilen
Başkanımızın isteği üzerine Yönetim Kurulu Üyesi Seda Atmaca ile ARGE’den
sorumlu Başkan Yardımcısı sıfatı ile ben katıldım.
Çevre derneği kurulmuş! Yıllar evvel
kurulmuş bir Çevre ve Yayla koruma derneğimiz varken!
Birini büyütüp, birleştirici ve sorun
giderici hale getiremeden, karşıt oluşturmada üzerimize yok!!
Maalesef…
Hemen herkese söz verildi, gecenin
fitilini İstanbul Mesudiyespor Başkanı Yüksel Şener’in ‘’Gerçekçi’’ ifadesi
ateşledi.
Oda şu idi, bu akşam burada ‘’Sağ
görüşten ‘’ kimse yok !! neden böyle olduk? dedi Başkan.
Gecenin konusu ile ilgili konuşmalar,
yeni komisyon oluşturma vs. vs. vs…
Derkennnnnn….
Bomba patladı..!!
İki ya da üç dönem İstanbul Mesudiyeliler
Dernek Başkanlığı koltuğunda oturan, son üç yılında İstanbul Mesudiyespor ile
yatıp kalkan, Kurultay toplantılarını duyurmak ve keşkeklerde kongrelerde ve
hatta Siyasi bir partinin her hareketinin içinde olup zerre kadar Mesudiye ve
Mesudiyelilere yönelik proje üretmekten yoksun eski Başkanı Salih EROL, içindeki
zehiri akıttı..!!
Hem de son yıllarında kanatlarının
altına girdiği İstanbul Mesudiye Spor kulübünü BÖLÜCÜLÜKLE suçlayarak..!!
Yanlış okumadınız,
06 Eylül 2020 Pazar akşamı
Mesudiyeliler Derneğinde bu suçlamayı herkesin önünde yüksek sesle haykırdı!!
1996-1999 yılları arasında Tekin
TOKLUCU olarak Başkan olma şerefine
eriştiğim Mesudiye Spor kulübü, Tekin Toklucu Başkan olunca tu kaka sayıp
3.lige çok yakınken, tüm olumlu yaklaşımlara Hayır diyenler,
Kulüp kongresi öncesi, taraftarı
bölme pahasına karşı aday çıkaracak kadar gözü dönmüş Dernek Başkanının o
kongrede gerekli dersi alması…
Ve şimdide eski bir Başkan,
Ortada büyük ekonomik pasta olduğu
için uğruna takımlar tutulan, büyük mücadeleler verilen şüphesiz Dünyanın tek
ortak dili olan en büyük spor etkinliği FUTBOL’u BÖLÜCÜLÜK ile yan yana getirme
cüretini göstererek tarihe geçiyor.
İçinde Tekin Toklucu olan her şeyi, toplumdan
saklamaya çalışan, onun yaptığı Projelerin büyümesini engelleyen bir yapı
olduğu gerçek.
*3.lig elemeleri öncesi popülaritesi
artan kulübün önünün kesilmesi için Ordu’da Vakıf toplantısında yapılan
işbirliğini…
*YİBO’ya yapılan bir kamyon; kalem,
defter, kırtasiye, ayakkabı, eşofman, iç çamaşırı vb. yardımı duyan Mesudiyeli
var mı?
*Meslek Yüksek Okulu kuruluşundaki
Ofis Mobilyalarını?
*Eski hastanede adına döşediği odanın
yeni hastaneye taşınmayıp yok edilmesini?
*Şampiyon Mesudiye spor kulübünü
kampa alırken, Mesudiye’de saha yapımını?
*Mesudiye’deki Mesudiye spor kulübü
kuruluşunda Başkanın bir dediğini iki etmeyişini?
*Mesudiye köyler arası futbol
turnuvası finallerine ulusal nitelik kazandırmasını?
*Mesvak bünyesinde yaptığı ARGE
çalışmalarını,
*Halkın teveccühü ile İstanbul Mesudiye
spor Kulübüne Başkan oluşunu...
*Mutlak başarı için, Başkanlık
koltuğunu bıraktığını,
*Mesudiye yarı maratonu projesini?
Neden iptal edildiğini
*Bütün bunları 30 yıldır mevcut
yöneticilerden duydunuz mu,
*Ama bir koli diş macunu yardımına
kürsüden teşekkür edildi…
Ama altında Tekin Toklucu imzası olan
her çalışma ve proje yok sayıldı, hatta Salih beyin bu tavrı şunu gösteriyor
ki, Karagözsırtı Paşabahçe halkının Kemalettin Erkan vasıtası ile bana
getirdiği Başkanlık teklifini, oradaki
Mesudiyeli hemşehrilerimiz, Zülal Habil, Mustafa Sarıkaya, Muhittin
Şinel, Yüksel Akdemir, Rüknettin Akın ‘ın benden evvel kulübün federe olması
için yaptıklarından da bi haberler!!
Uyan Mesudiyeli hemşerim... Parçalar
halinde yok oluyoruz. Siyasi çıkar ve ihtiraslar uğruna ve Mesudiye etiketi ile
kapı aralamaya çalışanlar, hak edenlerin de yüzüne kapıların kapanmasına sebep
oluyorlar.
Mesudiyeliler Derneği Çatı dernek
olmalı, yöneyim kurulunda, diğer kurumların başına yöneticilik yapabilecek
nitelikte ve o icraatlarda ehil insanlarımızın yer alması gerekmektedir.
1994’lü yıllardaki projelerimizden
biri ve en önemlisi bu idi. O günkü konuşma beni bunları belirtmeye itti. Yoksa
Vatandaş olarak proje geliştirmek ve hizmet etmekten başka bir düşüncem yok..
Her üç kelimesinden biri olan
Mesudiyeliler Derneği Başkanlığına 35
yılda toplam 3 kişinin Adını yazınca ne kadar Anti Demokratik bir yapılanma
olduğunu belgelemiyor mu ??
Her toplantıda aynı yüzlerin olduğu ,gruplaşan
Sivil toplum Kuruluşları kimi mutlu eder, kime hizmet eder ve Hangi Evrensel
yapıya oturur ??
Onca yıl sonra başladığımız noktanın çok altında olmak ,1994
yılında koyduğumuz hiçbir hedefin gerçekleşmediğini görmek beni fazlası ile
üzüyor.
Dahası var, ama…
Onları da okuyacağınız kitap yolda.!!
Sevgi ve saygılarımla...