Son yıllarda,
sivil toplum kuruluşları ve özellikle spor kulüpleri ile onları yönetmek için
göreve gelen yönetim kurullarında yaşanan bir kavram kargaşası var. Ve sonunda
Türk futbolundaki kötü gidişata çare olması için yabancı hakem kararı ile
tartışmalar ayyuka çıktı. Temmuz 2024 seçimi ile göreve gelen Türkiye Futbol
Federasyonu Başkanı Sayın Hacıosmanoğlu ve yöneticileri ne denli zor bir görev
üstlendiklerinin yeni yeni farkındalar gibi. Hatta başkan bir toplantıda,
hakemlere yönelik şikayet ve eleştirilere yanıt verirken, 500 yıllık geçmişi
olan bir millet olarak maçları yönetebilecek insanlarımız elbette var demiş,
bunu demekle de kalmayıp daha da iddialı konuşarak, ben görevde olduğum zaman
zarfında asla futbol maçlarını yönetmek için yabancı hakem gelmeyecek demişti.
Ancak süper ligde haftalar ilerledikçe ve hakemler de maalesef gerekli
performans ve adaleti sağlayacak standartı ortaya koyamayınca, önce yabancı var
hakemi ile yola koyuldular, çok değil üç hafta sonra da ligin zirvesini
paylaşan ve Türk futbolunun lokomotiflerinden iki büyük takım Fenerbahçe ve
Galatasaray’ın oynayacakları maçta yabancı orta hakem ve triosuna karar
verildi. Elbette, daha evvel esip gürleyen biri için “tükürdüğünü yalamak” pek
kolay olmaz. Olmamalı da. Ama gelinen nokta da hiçbir düzelme emaresi
göstermeyen MHK elemanları, tam tersi her hafta başka bir olaya çanak tutar
hale geldiler. Ülke insanının tamamının ilgilendiği futbol, hakemlerin
verdikleri tartışmalı kararlar sonucunda toplumsal travmaya ve infiale yol açmaya
ramak kalmışken alınan, yabancı hakem kararı da bir başka tartışma konusu oldu.
Bütün bunlar olurken hakem camiasının, yani MHK’nin başı hiç ortalarda yok...!!
TFF Başkanı adeta “tek adam” Garip olan şu ki, son on yılda en çok şampiyon
olan ve düdükler hep onların lehine çalınıyor hissin de kendileri hariç herkes
hemfikir iken, onlar da hakemler den sık sık şikâyet ediyorlardı. Türkiye de
futbol, futbol olmaktan çıkmış, hakemlerin gündemi haline gelmişti. Zirveye
oynayan da düşmemeye oynayan da her 90 dakika sonunda hakemlerden şikâyet
ediyor, verip veriştiriyorlar. Bu durum, hakem dövme ye, sahadan çekilmeye, en
acısı da arkadaşını öldürmeye kadar gitmeye başladı. Ama, hakemler de en ufak bir düzelme,
toparlanma emaresi yok. Hatta, Federasyon Başkanı ve başkan vekillerinin gönül
verip yöneticisi oldukları takımların maçlarında verdikleri kararların, VAR
kayıtlarında kulağa gelen konuşmalar, kan donduracak cinsten olup, adeta; Siz
başkan olsanız ne yazar, düdük bizde der gibiler...! Daha düne kadar, yabancı hakem
gelsin diyenler, geliyor kararından sonra bile UEFA finalini yönetmiş hakem
ismi üzerinden malüpinasyon yapmaktan ve türlü yakıştırmalar yapmaktan çekinmez
oldular. Ancak TFF Başkanı bu defa bütün bu çirkinlik ve baskılara pabuç
bırakmayacak gibi ...hatta bu kararlara karşı çıkanlara, insanlar arasına nifak
tohumları ekenlere, hakemleri dizayn edenlere net mesajlar vermekte ve
demektedir ki, Türk futbolunun patronu Türkiye Futbol Federasyonudur. Belki bu
kararlı duruş, Korkak, menfaatçi ve adalet duygusundan yoksun pek çok insanın
aklını başına getirir de, #heralandaahlak
Motto’muz amaca hizmet eder.