STK’LAR ve SORUNLARI (2)

25-05-2022 1080 Yorum yok. Yorum Ekle

Geçtiğimiz sayıda ele aldığım yazı dizimin ikincisinde,

Kimler ..?

Dediğim noktadan devam edeceğim, sivil toplum kuruluşların ve sorunlarını, ardından çözüm önerilerim ile bitireceğim. İyi niyetli insanların öncelikle istediği, dayanışma ve yardımlaşma amacı ile bir araya gelme, güç olma isteklerini kendi çıkarları ve menfaatlerine kurban edenler genelde, herhangi bir alanda başarılı olamamış, insanlar ile iletişimleri eksik, girişimci yanı hiç olmayan A-Sosyal insanlar oluyor.

Yine bu özellikteki insanlar, öncelikle herhangi bir siyasi parti çatısı altına girip, vatandaşın umutla sarıldığı birlik beraberlik için bir araya geldiği Dernek faaliyetlerine kendi çıkarları doğrultusunda yön vermeye, tıpkı siyasi parti kulislerinde oynanan ayak oyunları ile halkın safiyane birlikteliğine büyük zararlar verdikleri bir yana, kendilerinin de kullanıldığının farkında olamayacak derecede zayıf karakterlerdir.

Bunun en net örneği ,hatta örnekleri  mevcutlarda var..!!

Bir dönem, içinde bulunduğum geniş katılımlı Dernek çatısında, önemli bir fikir ortaya atılmıştı. O da şu idi..

*Halka yön verecek kurumların yönetim kurulu üyeleri ve özellikle Başkanın kriterleri belirlenmeli, en az Lise mezunu olması, mümkünse Üniversite mezunu veya Akademisyen olmalı diye bir öneri ortaya atılmıştı.

Ama işin en acı yanı, o gün bu öneriyi oturuma sunan kişi ve kişiler, yıllar yılı bu kriterlere genelde uygun olmayan Dernek Başkanlarına destek verdiler..!

Çıkarları ne idi!!?

Bunu toplum vicdanı ve kararına bırakıyorum. Buradan şu sonuç çıkıyor..? Karar vericilerin veya etki yaratanlarında kriterleri sorgulanmalı. Kimdir? Ne iş yapar? Tahsili,  Yaşam biçimi, Dünya Görüşü, Sosyal kültürel ve sanatsal ve sportif alanlara ilgisi nedir? Evrensel yanı ne kadar..? gibi gibi…

Tüm bunlar irdelenerek yol alınırsa, çok şey değişir. Gelecek güvende emin ellerde, geriden gelen gençlerin örnek alacağı yetişkin yöneticiler iş başında olur. Şeffaf bir düzen oluşması sağlanıp, gizli saklı, önceden hesaplı ortamlar yaratılmaz. Bu sistemli gelişme Ülke yönetimine talip olan siyasi parti ve kuruluşlarına da yansıdığında, halk evrenselleşir, eğitim kalitesi ve gelişimi artar ülke gelişir…

Muasır Medeniyet seviyesine ulaşır.

İşte bu yüzden sivil toplum kuruluşlarının oluşumu çok önemlidir.

Saygılarımla…