BERABERE !?

25-05-2010 2998 Yorum yok. Yorum Ekle
Ülke gündemini bir an da değiştirmeye yeten, kitleleri peşinden sürükleyen, kendi içindeki sirkülasyon ile toplumu tetikleyen, kah ağlatan kah güldüren futboldan bahsetmek istiyorum.

Türkiye’de spor denildiğinde akla futbolun gelmesinin nedeni küreselleşmedir. Dünya’da en popüler spor dalı futboldur. Düşünüldüğünde Türklerin ata sporu olarak geçen güreşe artık ilgi yok denecek kadar azdır. Bunun sebebi ise dünya klasmanında güreş sporunun pek fazla ilgi görmüyor olmamasıdır. İnsanların ortak bir payda da buluşması noktasında futbolun birleştirici etkisinden söz edilirken, bir yanda da doğurduğu fanatik yaklaşımları da göz ardı etmemek gerekir. Dünya çapında düzenlenen organizasyonlar ile futbolu ele alacak olursak, bütünleştirici etkisi daha iyi ortaya çıkar. Futbol; din, dil, ırk, ayrımı yapmadan her ülke takımının grup, etnik köken gözetmeksizin yer alabildiği sadece yetisi dâhilinde insanların önemsendiği bir spor dalıdır. Aslına bakılırsa “bunda şaşılacak ne var ki” diyebilirsiniz çünkü spor başlı başına yetenek işidir. Fakat bir spor dalı bu kadar popüler olup kitleleri peşinden sürükler hale geliyorsa, o zaman işin içine centilmenlik dışı durumlar da dâhil olabiliyor.

Türkiye’de futbol algısı tamamıyla üç büyüklerin ekseninde kalmıştır. Anadolu takımlarının son bir iki senedir göstermiş olduğu başarı ile ligin üst sıralarını zorluyor olmaları, hatta Bursaspor’un şampiyon olması yine de bu ekseni kırmaya yetmemiştir.
Tabloya bakıldığında zor şartlarda ayakta kalmaya çalışarak mücadele eden Anadolu Kulüpleri, bir yanda da üç büyükler bulunmaktadır. Türkiye’de futbolun benimsenmiş, sindirilmiş olduğunun ve çok önemli bir ayraç olarak kullanılmasının en büyük kanıtı taraftarlardır. Bir araştırma yapsak ve insanlara sorsak,

- Hangi takımlısınız? Hepsinin bu soruya vereceği bir cevap muhakkak vardır.
İstisnai durumlar dâhilinde bulunan,
-Takım tutmuyorum diyenlerle bile sohbete devam edildiğinde aslında bir takıma daha fazla sempatisi olduğunu anlarsınız. Sporun bir başka dalı olan basketbol ya da voleybol takımlarından en az üçünü sayamayan taraftar ordusu, iş futbola gelince neredeyse ligdeki puan sırasına göre takım saymaktadırlar. Futbolun peşi sıra gelen fanatik yaklaşımlar sonucu TFF’nin yaptığı anket şöyledir,

Futbol denince aklınıza ilk gelen şey nedir?
Sorusuna büyük çoğunluk, şiddet, şike, şaibe derken azınlık bir grup ise takım isimleri vermişlerdir.
Fanatikliğe bağlı olarak şekillendiğine inandığım bu şiddet sahneleri için uzamanlar, taraftar gruplarındaki değişimin alkol tedavisi gibi tedavi edilmesi gerektiğini söylemişlerdir.
Futbolla çok küçük yaşlarda mahalle arasındaki sahalarda tanışan insanlar için futbol, vazgeçilmez olmuş bu nedenle maç kaybedildiğinde sinirler gerilererek ortalık toz duman edilmeye başlanmıştır.

Türkiye’de sporcu kavramı kadın erkek eşitliği ile kabullenilirken, futbol denildiğinde erkeğin egemen olduğu bir spor dalı akıllara gelmektedir. Bunun sebebi ise fanatizimdir. Fanatikliğin bir adım sonrası olarak görülen holiganlık, yani kendini kaybeden taraftar profilinde genellikle erkekler başroldedir. Kahvelerde kurulan kablolu televizyonlarda maç izleyip, argo kelimeler arasında kendini kaybeden kalabalık, kadını futbolla ilgilenme noktasında bu tablonun dışına itmiştir. Yine yapılan araştırmalara göre, eğitimli taraftar profili bu bahsettiğim durumlardan kaçmak için, tuttukları takımlarının maçlarını evde sakin sakin izlemeyi seçmişlerdir.

Takım tutan herkesin, takımının maçını izlerken galibiyet beklemesi kadar doğal hiç bir şey yoktur. Fakat erkekler bu tepkilerini kendilerini kaybedercesine argo sözcüklerle doldurdukları için, kadınlar ister istemez bu spordan kendilerini soyutlamışlardır.
Bu nedenle erkekler için çok önemli olan takım tutma ve destekleme merakı, kadınlar da sadece erkek arkadaşlarının ya da eşlerinin takımlarını tutma ve desteklemesi şeklinde gelişmiştir.

Erkekler takımları maçlarını kaybettiğinde dünyanın sonu gelmişçesine üzülürken ya da takımları galibiyet aldığında çok mutlu olurken, kadınlar bu hisleri genellikle onlar kadar uçlarda yaşamamaktadırlar.

Son olarak, Futbol nasıl bir spor dalıysa, nasıl takımlar, oyuncular ya da taraftarlar din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın bu profilde kendine yer bulabiliyorsa, futbol cinsi tekelde de olmamalıdır. Kadınlar da gerek oyuncu gerekse taraftar olarak bu profilde kendilerine yer bulabilmelidir.

Neyir Erkan.
Adem Öztürk "Beykoz Sevdalısı"

El Sanatkârlarına Sahip Çıkalım

09-10-2020 Yorum yok. 1405
Ozan Derviş

Benimki Sadece Deli Bir Sevda

27-09-2020 Yorum yok. 3092
Neyir Erkan Şişman

KORONA GAMSIZLIKLARI

27-09-2020 Yorum yok. 2600
Osman Topuz

AZ KALDI ALZHEİMER OLMAMA

27-09-2020 Yorum yok. 2499
Makbule İnaç

Gerçek dediğimiz şeyler aslında nedir?

27-09-2020 Yorum yok. 2665
Tekin Toklucu "Ters Köşe"

UYAN MESUDİYEM…

27-09-2020 Yorum yok. 2564
Hacı Arıcı

DÖRT İSİM DÖRT KAVRAM

27-09-2020 Yorum yok. 3550
Cüneyt Pulant

Sağlığın Önemi

27-09-2020 Yorum yok. 2766
Yaprak Akın

Boğaz Hattında Yaşam

27-09-2020 Yorum yok. 2583
Asiye Çakır

ALLAH RIZASI GÖZETİLMELİ KUL DEĞİL…

27-08-2020 Yorum yok. 5950
Tuncay Ünde

HOŞ GELDİNİZ

27-08-2020 Yorum yok. 4559
Bilal Karabacak

Özledim

01-05-2020 Yorum yok. 1163